Geçen hafta yazdığımız yazımızla ilgili çok olumlu yansımlar oldu. Okurlarımıza katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Bu hafta da hepimizi yakından ilgilendiren bir konuyu ele almak ve Şanlıurfalıları uyarmak istiyorum.

Benim inandığım ve sonuçlarını her vesile ile gördüğüm önemli bir olay var: İnsanlar tepkilerini olumlu ve medeni bir biçimde doğru adreslere ulaştırabilirlerse haklı oldukları konularda mutlaka sonuç alabiliyorlar. Yani hepimiz haklı olduğumuza inandığımız konularla ilgili doğru adreslere doğru tepkiler vermeli ve medenice davranarak kırıp dökmeden kimseye hakaret etmeden hakkımızı aramasını bilmeliyiz.

Önce sporla başlayalım isterseniz. Spor öncelikle bir centilmenlik oyunudur. Spor insanları buluşturan birleştiren, memleketler arasında çeşitli ilişkilerin gelişmesine zemin hazırlayan, turizm ve ekonomik boyutları da olan önemli bir etkinliktir.

Bizim spordaki tek ve önemli markamız futbol alanındaki Şanlıurfaspor’dur. Şanlıurfaspor binbir güçlük içersinde yıllardır liglerde yer almakta ve kendi yağında kavrularak ayakta durmaya çalışmaktadır. Şanlıurfa arena stadı ile memleketimiz çok önemli bir futbol eserine kavuşmuştur. Şanlıurfa ve Şanlıurfalı buna layıktır. Şanlıurfaspor’umuzu daha yukarılarda görmek bizim de hakkımızdır. Ancak bu zorla olacak bir şey değildir.

Düşünün koskoca sanayi şehirlerinin takımları bile bizden gerilerdedir. Bugün eski 1. Lig takımlarından Kocaelispor neredeyse 3. Lige düşmek üzeredir. Yılların efsane takımı Göztepe bizim grubumuzda bizden daha gerilerdedir. Bu örnekleri çoğaltabilirsiniz.

Şanlıurfaspor’u seven taraftarlarımızın sevgilerini ortaya koyarken gerçekleştirdikleri güzellikler ne yazık ki tepkilerini ortaya koyarken aynı dozda tutulamamakta ve yanlış tepkiler bize yakışmayan davranışlar olarak adımızı lekelemektedir.

Futbol Federasyonu Ziraat Türkiye Kupası finalini Şanlıurfa’da oynatmaya çalışırken bizim verilmeyen bir penaltıyı bahane ederek ortalığı savaş alanına çevirmemizin anlaşılabilir tarafı yoktur. Bu tepki biçimi bize hiçbir şey kazandırmaz. Kaybettirir.

Tepkilerimizi ortaya koyarken koskoca Şanlıurfa’ya zarar vermeye hakkımız yoktur. Önemli olan hakkımızı hukuki yollardan, demokratik bir biçimde ve medenice aramaktır. Şanlıurfalı böyle bir hak aramayı 2009 yılı mahalli seçimlerinde ortaya koymuş ve istediği sonucu almıştır.Bu örnek hepimiz için ders niteliğindedir.

Siyasi alanda da Şanlıurfalı yanlış gördüğünü kimi ilgilendiriyorsa bizzat o makamın doğru adresine aktarmalı, bunu yaparken kendisine yakışan bir biçimde davranmalıdır. Bir milletvekili bir yanlış mı yaptı; bunun bildirileceği yer o partinin genel merkezi ve genel başkanıdır. Bu adreslere telefonla, faksla, e mailler yolu ile yanlışa tepkisini ortaya koymalıdır bütün Şanlıurfalılar.

Hak aramak çok önemlidir. Hakkı savunmak çok önemlidir. Hele bu kişisel olmaktan öte bütün bir memleketi ilgilendiren önemli bir konu ise ortaya konulacak tepkiler memlekete zarar vermemeli ve sonuç alabilmek için doğru adreslere doğru biçimlerde ulaştırılmalıdır.

Şanlıurfa’nın en önemli eksiklerinden birisi budur. Biz tepkilerimizi kendi aramızda konuşuyoruz daha çok. Sıra gecelerinde, kahvelerde, evlerde, işyerlerinde kendimiz çalıp kendimiz oynuyoruz. Tarihimizde böyle yapmadan tepkilerimizi asıl adreslerine ulaştırarak sonuç aldığımız çok önemli örnekler de vardır.

Daha önce de belirttiğim gibi 2009 seçimleri tepkinin biçimi ve ulaştığı sonuç olarak çok önemlidir. Şanlıurfalı haklı olduğunu Sayın Başbakana bile kabul ettirmiştir. Sayın Başbakan bu tepkiler dolayısıyla Şanlıurfa seçimlerini kaybetmiş ama Şanlıurfalılara küsmemiştir. Önemli olan budur.

Şimdi her konuda böyle tepkiler geliştirmeli ve hedeflerine ulaştırmalıyız. Bunu yaparken haklı olmamız çok önemlidir.Haklıysak ve hakkımızı medenice arıyorsak, tepkilerimizi doğru adreslere iletebiliyor, ulaştırabiliyor ve üzerinde duruyorsak mutlaka sonuç alırız.

Yeterki kimseye hakaret etmeyelim, kurumları karalamayalım, tepkilerimizde şahsi olmayalım. Şanlıurfa hakkını ve geleceğini ortaya koyacağı tepkilerin doğru olmasında bulacaktır.