İspanya krallığı Avrupa’nın Güneybatısında İber yarımadasında yer alan bir Akdeniz ülkesi. 1976 yılına kadar Krallığın etkili olduğu İspanya 1986 yılında Avrupa Birliğine girmesiyle kalkınmaya başlamış. 1976 yılına kadar Kral’ın tanıdıkları ve akrabaları ancak konut ve araç sahibi olabiliyor İşyeri açanların hepsi Kral’ın ortaklarıyken, Kadınların da seçme ve seçilme hakkı bulunmuyordu. İspanyollar 800 yıl hüküm sürmüş Endülüs Araplarından çok şey öğrenmiş. Bir çok gelenek ve görenek halen Araplardan kalma. Emeviler, Kahire, Harran ve Endülüs’te kurdukları üniversitelerle bilimin ve sanatın merkezi haline getirmiş Avrupa’ya da bilim bu şehirden yayılmış.

Bugün bile İspanya’dan yayılan Flamenko dansı Arap kültüründen gelmekte. 4 büyük bölgeden oluşan İspanya’da Bask bölgesi sorunlu bir bölge olmasına rağmen içten içe Barselona’nın da bulunduğu Katalonya bölgesinde yaşayanlar kendilerini İspanyol olarak kabul etmiyor. Katalanca konuşan Barselona halkı maçlarda kesinlikle İspanyol bayrağını tanımazlar. 7 milyonluk Barselona 1992 yılındaki Avrupa Olimpiyatları öncesi tamamen yenilenmiş ve her gün 20 milyon turistin uğrak mekanı haline gelmiş. Ülke her şeyden önce ekonomiyi turizmden kazanarak ivme kazandırıyor.

Ünlü İspanyol Mimar Gaudi’nin Eseri Olan Sagrada Familia Kilisesi Arap kültüründen gelen bir işçilikle 100 yıldır yapımı devam ediyor. Kilisenin üstündeki ince işlemelerini görenler bu kadar büyük yapıda ince işlemeleri kim görecek sorusuna Gaudi “Siz görmeseniz de Allah görür” sözü İspanyollar arasında halen konuşuluyor.

Avrupa Birliği İspanya’yı değiştirdi

1986 yılında Avrupa Birliğine giren İspanya halen en kötü ekonomisi olan 3. ülke. Ülke’de işsizlik oranı %25’in üstünde. En  büyük geliri Turizm’den. Yılda 80 milyon turistin gittiği İspanya 1986 yılından itibaren gelişmeye başlamış. Avrupa Birliği’nin Hibe destekleriyle güçlenen İspanya ekonomisi turizm konusunda Türkiye’ye karşı bir tavır içersinde. Yıllık 5 milyon Turist sayımızı kıskanan İspanyollar Türkiye’de turistlere yönelik olumsuz haberleri kullanırken, kendileri ise turiste gereken ilgiyi göstermiyor. Avrupa’da görülen tek fiyat uygulaması İspanya için geçerli değil. 100 Euro satılan bir ürünü rahatlıkla %50 ucuza alabiliyorsunuz. Ülke’deki yollar, İş merkezleri hep Avrupa Birliği Hibe programlarıyla yapılmış. Buna rağmen İspanya Avrupa Birliğinin benimsediği bir çok kuralı kabul etmiyor.

Başta Boğa Güreşlerinin kaldırılmasını isteyen Avrupa’ya meydan okuyan İspanya, “Ata Sporumuz” dediği Boğa güreşlerini yasaklamak yerine bu konuda arena kurmaya devam ediyor. Kapalı mekanlarda sigara yasağı getirmeyen İspanya, Sigara yasağını işletmecilerin keyfine bırakmış.

Avrupa’da en fazla trafik kazasının yaşandığı bu ülkede trafik kazalarını önleyici tedbirler için Avrupa Birliği ile işbirliği yapıyor. Otoban yolları attıran İspanyollar, bu yollara gün içinde kaç kaza olduğunu ve bu kazalarda kaç kişinin hayatını kaybettiği konusunda bilgi veriyor.

Türkiye’den çok geri bir devlet anlayışına sahip olan İspanya’da toplumun katı kurallarına yönetim adeta boyun eğiyor. Resmi kurumlarda dost ve ahbap ilişkilerinin devam ettiği ülkede para her şeyin kapısını açabiliyor.

Binlerce Turistin Pasaportunu 1 Polis kontrol ediyor

Havaalanlarındaki yoğunluktan dolayı uçakları çevre illerdeki havaalanlarına yönlendiren İspanyollar, Barselona havaalanı yerine 4 saat uzaklıktaki Zaragoza şehrine küçük bir havaalanı yapmış. Buraya inen binlerce turistin pasaportunu 1 Polis memurunun kontrol etmesi başta Türkler olmak üzere herkesi çileden çıkarıyor. Sırada saatlerce beklemek zorunda kalan turistler, Türkiye’nin kıymetini bir kez daha anladı. Katalanya meydanında rahatsızlanan bir turist yaklaşık 20 dakika ambulans beklemesi İspanya’nın sağlık sistemini de gözler önüne seriyor.  

Akdeniz İkliminin hüküm sürdüğü Barselona sokakları İstanbul’dan farksız. Katalanya meydanı İstanbul İstiklal Caddesini andırıyor. Uzun ve düz bir cadde ve caddede farklı işyerleri turistlerin gezdiği bölge olarak biliniyor.

Kristof Kolomb’un heykelinin bulunduğu alana kadar yaya yürüyüş yolu turistlere farklı seçenekler sunuyor.  Olimpiyatlardan sonra turist sayısını 10 kat arttıran Barselona’daki Olimpiyat şehri halen yoğun turist akınına uğruyor.

Şanlıurfa kadar tarihi eseri bile olmayan Barselona’yı her gün 20 milyon turist geziyor. Türkiye’nin turizm faaliyetlerinin ne kadar yetersiz olduğu bu şehirle bir kez daha gözler önüne serildi. Şehir adeta turizm platformu. Turistleri gezdiren üstü açık otobüsler güzergahlardan geçerken, sistemli bir şekilde tanıtımı yapılıyor. Daha eski ve daha köklü tarihi eserlere sahip Türkiye turizme gereken ilgili göstermiyor.

Katalanya sokakları turistlerin ilgisini çeken dükkanlar ve figürlerle dolu. Kolomb meydanına kadar olan 600 metrelik kaldırımlarda farklı kostümler giymiş figüranlar ilginç görüntü sergiliyor. Özellikle Güney Amerika’dan gelen ve bahşişlerle geçinen bu figüranlara Avrupa’nın değişik şehirlerinde de rastlamak mümkün. 7 milyonluk Barselona bölgesinde yaklaşık 250 Türk yaşıyor. 10 yıllık geçmişe sahip Türkler birbiri ile dayanışma içinde. Zaman zaman toplanan ve internette grupları bulunan Türkler birbirine yardımcı olmak için ellerinde gelen gayreti gösteriyorlar.

Acemi Şoförlerin Ülkesi

İspanya’da 1976 yılından sonra hızlı bir tüketim başlamış. Diktatörlüğün ardından rahata kavuşan İspanyollar, otomobil almak için yarışa girmiş adeta. Ülke’de otomobil sayısı 10 yılda %500 artmış.  Önüne gelen herkes otomobil alınca acemi şoförler sık sık ölümlü kazalara neden oluyor. Bu nedenle geniş otoyolları bulunan İspanya’da şehir içinde de 50 metrede bir ışıklı kavşaklar sürücüleri adeta çıldırtıyor.  Uzun süre yanan kırmızı ışık şehiriçi trafiğini adeta kilitliyor. İspanya hükümeti çeşitli önlemlerle trafik kazalarının önüne geçmeye çalışıyor. Toplu taşıma araçlarının teşvik edildiği İspanya’da Metrolara bisikletle, köpekle girmek serbest. Toplu taşıma araçlarında çalgıcıların 5 dakikalık konserlerine rastlamak mümkün.

İngilizce Bilmiyorlar

İspanyollar İspanyolca’yı tüm Dünya’ya kabul ettirmişler. Bir çok elektronik cihazlarda İspanyolca seçeneği 2. dil olarak kullanılırken, İspanya’da kimse İngilizce bilmiyor.

Katalanya’da yabancı dil olarak İspanyolca öğretilirken, İngilizce dil dersi bulunmuyor. Alışverişlerde kimse İngilizce konuşmuyor. Tek kelime İngilizce bilmiyorlar. Çoğu yerel dil Katalanca’yı kullanırken, bir kısmı da İspanyolca konuşuyor. Katalanlar kendilerine İspanyol denilmesinden çok sinirleniyor. İspanyol bayrağını Katalan bölgesinin herhangi bir yerinde görmek mümkün değil. Barselona bayrağı Eyaletin her yerinde dalgalanırken, saygı duyulan İspanya kralının katıldığı maçlarda dahi İspanyol bayrağının olmaması Ülkede fanatizmin boyutunu gösteriyor. Birbirinde yüzyıllardır nefret eden ve çok zıt bir topluluk olan Katalanlar ve İspanyollar birlikte yaşayan toplulukların güzel örneği. Hiçbir ortak değerleri olmamasına rağmen birlikte yaşayan İspanyollar ve Katalanlar bir çok kez savaşın eşiğinden dönmüş.