| Darboğazlar Internet'e engel
ÖZGÜR KARAGÖZ
Türkiye'de Internet uygulamalarının gelişimi, teknoloji üretimi ve bu süreçte devlete düşen
görevlerle ilgili olarak görüştüğümüz TÜSİAD Eski Başkanı Erkut Yücaoğlu, Internet ve e-ticaret uygulamaları konusunda Türkiye'nin bazı darboğazları olduğuna dikkat çekti. Yücaoğlu bu darboğazları, gelir seviyesinin düşük olması, altyapı sorunu, eğitim ve hukuki belirsizlikler olarak sıraladı. Internet uygulamalarının ve e-ticaretin gelişememesini Internet kullanıcı sayısının düşük olmasına bağlayan Yücaoğlu, gelir seviyesinin düşük olmasının, evlere giren bilgisayar ve Internet kullanıcı sayısının düşük olmasında en büyük etken olduğunu söyledi.
Türkiye'nin öncelikle altyapı olanaklarını artırması gerektiğini vurgulayan Yücaoğlu, "Devlet bunu bir tekel olarak yapmaktan vazgeçmeli. Olanağı yoksa ya da yetişemiyorsa o zaman bir lisans altında bunu özel sektöre yaptırmalı. Bunu yapmaya gönüllü çok şirket var. Altyapı yatırımlarının yanısıra da müthiş bir eğitim kampanyası gerekiyor. İnsanlar Internet kullanmayı öğrenmeli" şeklinde konuştu.
Yücaoğlu, e-ticaret'teki hukuki yapının netleşmesi gerektiğine de dikkat çekerek sözlerine
şöyle devam etti: "Burada çok fazla baştan keşfedecek birşey yok. Çünkü Avrupa e-Avrupa modeli geliştirdi. Toplum için birebir nelerin yapılacağı belli. Bunu da alıp süratle Türkiye'ye uygulamak gerekiyor. Bunu sadece devlet değil özel sektörün ilgili kurumları ve uzmanlarıyla yapmak mümkün. E-ticaretin içine giren ticaret dokümanlarının resmen tanınması için bir hukuki altyapı geliştirmek gerekiyor. E-ticaret'in şartlarının kayıt ve resmiyet kazanmasının hukuki olarak düzenlenmesi gerekiyor. Sadece birkaç kanuna gereksinim var. Birçoğunun da düzenleyici bir ekip tarafından yönetmeliklere bağlanması gerekiyor. Çünkü devletler e-ticaret'te öncelikle vergi konusunu takip etmek ve kayıt altında yapılan bir ticaret olmasını sağlamak isterler. Hukuki anlaşmazlıklarda ise belgelerin resmi belge olarak mahkemelerde sunulabilmesi gerekir. Hükümetin gündemine butün bunların getirilmesi için de özel sektörün büyük rolü var. Biz TÜSİAD olarak bunu tarif ettik. Türkiye'de yeni ekonomiyle uğraşan birçok dernek, vakıf ve kurumlarımız var. Ama bunların birlikte çalışamadığını görüyorum. Konuların bir koordinasyon içerisinde ele alınabilmesi, devlette de bunun daha hızlı yürümesini sağlayabilir".
Bir yönetim modeli: B2B
E-ticaret'te Türkiye'de B2C uygulamaların ağırlıklı olduğunu belirten Yücaoğlu, şirketler arasında yapılan (B2B) uygulamalarda Türkiye'nin henüz başlangıç noktasında olduğunu ifade etti. Yücaoğlu, "Burada en büyük sorun, şirketlerin e-ticaret'e geçmekle ne kazanacaklarını hesaplayamamaları. Bu bir yönetim modeli. Sadece göze hoş görünen şeylerle yürüyen bir iş değil" dedi. Şirketlerin bilgi teknolojileri bölümlerinin e-ticaret uygulamaları geliştirmek için zaman kaybına uğradıklarını ve gereksiz masraflara boğulduklarını söyleyen Yücaoğlu, "Ortada bir karışılıktır gidiyor. Önümüzdeki birkaç senede netleşecek. Bunun olması için şirketlerin üst yönetimi, kendi bulunduğu noktada dünyada ne olup bittiğini anlayıp, e-ticaret uygulamasına geçmeli. E-ticaret tam olarak bir teknoloji uygulaması değil; bir verimlilik çalışması, tamamen bir masraf azaltma ve ticaretin disiplinini sağlama stratejisi, insan ve zaman tasarrufu. Ayrıca bazı sektörlerde satışı artırıcı nitelikte faydaları da var. Bu konuda müthiş bir kararlılık gösterilmeli".
Şansımız genç nüfus
Sadece Internet ve bu teknolojilerle ilgili gelişmelere bakıldığında kullanıcı açısından, servis ve hizmet verici konumda teknolojinin öğrenilmesinde Türkiye'nin çok hızlı hareket edebildiğini ifade eden Yücaoğlu, "Türkiye'nin en büyük potansiyeli nüfusun genç olması. İnsanlar, bu uygulamaları süratle alıp bir hizmet birimi kurma konusunda da gerekli bilgi ve beceriye sahip. İçeriğin hazırlanmasında da çok aktif insanlarımız var. Ama
Türkiye temel teknolojileri geliştirmiş değil. Bu nedenle dışarıya bir bağımlılık var" dedi.
Yücaoğlu, yazılım ve ağ bilgiişlem konularında Türkiye'de katma değer olduğunu, her ne kadar temel teknolojik elemanlar batıdan elde edilse da içeriğin hazırlanmasında Türkiye'nin çok hızlı gidebileceğini söyledi. Çok büyük sermaye gerektiren ekipman dışına çıkıldığında, Türkiye'nin ciddi adımlar atma olanağı ve kabiliyeti olduğundan bahseden Yücaoğlu, şirketlerin henüz bunu değerlendirebilecek bir noktada olmadığını ama yavaş yavaş bu noktaya yaklaştıklarını kaydetti.
ozgurk@interpro.com.tr
|