Lutfen Tiklayin

Merhaba,

Yine havalardan haber vererek mektubuma başlayayım, bugünlerde kışın soğuk günlerini yaşıyoruz. Böyle soğuk ve yağmurlu günlerde keyifsiz hissediyor insan kendini. Ama bu hafta seni neşelendireceğini düşündüğüm bir fıkram var, fıkrayı aynen yazıyorum: Geçtiğimiz günlerde yeri 100 metre derinliğe kadar kazan Rus bilim adamları 1000 yıllık bakır tel artıkları bulduklarında, atalarının bin yıl önce bir telefon ağına sahip olduğu sonucuna vardılar. Bunun altında kalmak istemeyen Amerikalı bilim adamları sonraki haftalarda 200 metre derinliğe kadar kazdılar yeri. Bir süre sonra gazetelerde manşet şöyleydi: "Amerikalı bilim adamları 2000 yıllık optik kablo artıkları buldular ve atalarının, Ruslarınkinden bin yıl önce yüksek teknoloji ürünü sayısal telefonları olduğu sonucuna vardılar." Bu gelişmelerden sadece bir hafta sonra Türk ajanslarından dünyaya çarpıcı bir haber ulaştı: "500 metreye kadar yapılan kazılarda Türk bilim adamları kesinlikle hiç bir şey bulamadılar. Bunun üzerine atalarının 5000 yıl önce cep telefonu kullandıkları sonucuna vardılar."

Bu arada sektörde etkinlikler de tüm hızıyla devam ediyor. Geçen hafta Sebit ikinci Vitamin Odası’nı da açtı. Bu açılış için Kültür Koleji’ne gittiğimde birden okul günlerimi nasıl özlediğimi fark ettim. Öğrencilerin açılıştaki heyecanını görmeliydin. Bilgisayarların başına oturabilmek için kurdelanın kesilmesini zor bekledi hepsi.

Geçen haftanın bir diğer açılışı da Leman Kültür Merkezi’nde yapıldı. Leman çizerlerinden Fatoş Yaşaroğlu 3. Grafi Sergisi’ni açtı. Kokteylde Yaşaroğlu’nun neşesine diyecek yoktu. Grafilerini bilgisayar üzerinde çizen Yaşaroğlu, kendisini geliştirmek için bilgisayar ve Internet’ten çok fazla yararlandığını söylüyor. Internet’e o kadar düşkünmüş ki günde 18 saat hiç sıkılmadan bilgisayar başında oturup oradan oraya dolaşıyormuş.

Şu yılın buluşu olarak görülen yeni ulaşım aracıyla ilgili haberleri duymuşsundur belki. Uçan Süpürge ve Uçan Scooter diye tanımlanan Ginger adlı ulaşım aracı hakkında aylardır spekülasyonlar yapılıyormuş ama ben bundan yeni haberdar oldum. Yaratıcısı Dean Kamen, aracın bir tür giyilebilen araba olacağını söylüyormuş. Kamuoyundan gizli geliştirilen projenin ciddiyetini anlatabilmek için Apple’ı bilgisayar dünyasına sunan Steve Jobs, Jeff Bozes ve Steve Doerr’in projeye finansör olduğunu söylemeliyim sana. Yüksek teknoloji destekli Ginger, saatte 100 kilometre hız yapabiliyormuş. “Kent trafiğinde devrim yaratacak” denen bu araç umarım İstanbul’un trafik sorununa da bir çözüm olur.

Bir de sektörden dedikodu sana: Burhan Karaçam, Partnership’in danışmanı Burak Gorbon, yılbaşı tatilini Kuzey Amerika’nın en büyük kayak merkezi olan Kanada’nın Vancouver kenti yakınındaki Whistler-Blackcomb’da geçirmişler. Teleskiden çıkarken yanında bulunan bir Türk’ün Amerikalı bir şirket için Sofya’da çalıştığını ve 200 programcının başında bulunduğunu söylemesi Burak Bey’i oldukça düşündürmüş. Burak Bey, bu durum karşısında, neden biz bu insanları kendi ülkemize çekemiyoruz diye kendi kendine sorduğunu söylüyormuş her yerde.

Neyse benden bu haftalık da bu kadar.

Haftaya görüşmek üzere.

Hoşçakal.