Özelleştirmenin vadesi yaklaştıkça TT yöneticilerinin tutumları da sertleşiyor. Kraldan fazla kralcılık göstererek “kurum menfaatleri üzerine aşırı titreme” gösterilerini sürdürüyorlar. Özelleştirilme sürecine girildiği günden beri TT’nin mülklerinden soyundurulma operasyonu sürdürüldü. TRT ve diğer kamu kuruluşları ile ilgili altyapı özelleştirilmeden ayrı tutuldu. Şimdi tam özelleştirme öncesi çıkılan KabloTV altyapı ihalesinin sakıncalarına BThaber’in 301.sayısında Yalçın Gerek dostumuz tüm ayrıntılarıyla değinmiş. Biz de ayrıcalıkları ile bir özel sektör tekeline dönüşebilecek bir TT konusunda kaygılarımızı sürekli ifade etmekteyiz. Özelleştirmeden en temel beklentimiz rekabetin artması ile hizmet kalitesinin ve çeşitlenmesinin sağlanmasıdır. Yeni teknoloji yatırımlarının rekabetin itici gücü ile birbiri ardına gelmesidir. Bu süreç içinde en önemli görevin Telekom Üst Kurulu’na düştüğünü de sürekli vurgulamaktayız. Telekom Üst Kurulu, TT’nin amcaoğlu gibi davranmaktan vazgeçmelidir. Bu kurulun temel görevi rekabeti geliştirmek ve standartları koymak ve korumaktır. Bu kurum, partilerüstü olmalıdır. TT’nin pazar değeri konusunda iyileştirme ve veya muhtemel alıcıya ekstra avantaj sağlamak gibi bir kaygısı hiç olmamalıdır. Bu konudaki siyasal dolduruşlara da gelmemelidir. Hiç unutulmamalıdır ki, yeni yaratılmış bir kurum kendi itibarını ve ağırlığını aklıselim ve adaletle hükmederek sağlar. TT, bugün, şimdiye dek milyonlarca dolar yatırım yapmış ve hala bir yığın operasyon zararını gelecekteki hayali kazançların aşkına sineye çeken ISS’lerin tümünü batıracak güce sahiptir. Özelleştirildikten sonra da bu gücü sürecektir. Güvence, Üst Kurul’un aktif ve kararlı bir tutum ve herkesçe kabul edilmiş standartları olacaktır. Bu kurallar ise henüz yoktur. Günü kurtaracak küçük kurnazlıklarla birkaç sırt sıvazlattırılıp birkaç aferin alınabilir ama büyük adam olunamaz. Ülkenin geleceğine kıymayın efendiler.
|