Lutfen Tiklayin
Akın Evren
akine@interpro.com.tr
Küçük kurnazlıklar...

Özelleştirmenin vadesi yaklaştıkça TT yöneticilerinin tutumları da sertleşiyor. Kraldan fazla kralcılık göstererek “kurum menfaatleri üzerine aşırı titreme” gösterilerini sürdürüyorlar. (yazının devamı...)

Kemal Balcı
kbalci@tr-net.net.tr
Gazeteci-Yazar
Yaşamak bir rüyaydı...

Veda mektubu "Artık Ölebilir miyim" sorusuyla bitiyor. Son satırlarında bile düşsel gerçekçiliğin duygu yüklü yakıcılığı var. Sonra evine çekiliyor. Dünyaya, insanlara kapatıyor pencerelerini. Lenf kanseri tüketiyor her saniye bedenini. Oysa, oysa bir dakika bile gözlerini yummak istemiyor. Tanrı bir an için yeniden can verse "Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, 60 saniye boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm" diyor. (yazının devamı...)

Edip Öymen
eeoymen@hotmail.com
Gazeteci-Yazar
Stelios Haji-Ioannou

Kıbrıs Rum asıllı Yunanlı bir işadamının 7,785 PC’si var. Bunlar Avrupa ve Amerika’da açtığı 18 Internet cafe’de çalışıyor. (yazının devamı... )

Hakkı Sevand
hsevand@tepum.com.tr
Tepum
Post-modernizm

Eski Genelkurmay Genel Sekreteri Erol Özkasnak 28 Şubat kararlarını post-modern bir darbeye benzeterek Türkiye’deki post-modernizm tartışmalarına ivme kazandırdı. (yazının devamı...)

Ali Akurgal
akurgal@netas.com.tr
Teknolojik sınır

Küresel rekabette bir yer edinmenin yolu olarak, hedef kitlenin yaşam tarzını incelemek, bu yaşam tarzının 2-3 yıl sonra gerektireceği hizmetleri belirlemek ve bu hizmetleri kolayca verebilecek teknolojilere yatırım yapmak düşüncesine bu köşenin okuyucuları yabancı değildirler. Bir ulusal uzgörümüzün olmaması, uzun erimli bir teknoloji politikamızın bulunmayışı da bu alandaki en büyük eksikliklerimizden olmuştur ve son zamanlarda sıkça dile getirilmektedir. Neyse ki, ilk “Ulusal Uzgörü Çalıştayı” geçen hafta yapılmıştır, en azından eksik yanlarımız irdelenmektedir. Bu konuya izleyen haftalarda değineceğim. (yazının devamı...)

Meltem Yaman
meltemy@altavista.com
Pozitif Danışmanlık
Kariyer travmaları

İş yaşamında artık zihnimizle, düşüncemizle çalışıyoruz. Fiziksel olarak varlığımız dışında kol kuvveti yerine beyin gücü ile iş yaşamındayız. İş kazası fiziksel olarak karşımıza çıkmıyor. Aşırı boyutlara ulaşmış trafik kazalarını saymadık, görmek de istemiyoruz... Satış gibi hareketli işler dışında oturduğumuz yerde kafamızla, gözümüzle iş ve değer üretiyoruz. (yazının devamı...)