 |
|
|
| Küçük
kurnazlıklar...
Özelleştirmenin vadesi
yaklaştıkça TT yöneticilerinin tutumları da sertleşiyor.
Kraldan fazla kralcılık göstererek “kurum menfaatleri
üzerine aşırı titreme” gösterilerini sürdürüyorlar. (yazının devamı...) |
|
 |
|
|
| Yaşamak
bir rüyaydı...
Veda mektubu "Artık
Ölebilir miyim" sorusuyla bitiyor. Son satırlarında
bile düşsel gerçekçiliğin duygu yüklü yakıcılığı
var. Sonra evine çekiliyor. Dünyaya, insanlara kapatıyor
pencerelerini. Lenf kanseri tüketiyor her saniye
bedenini. Oysa, oysa bir dakika bile gözlerini yummak
istemiyor. Tanrı bir an için yeniden can verse "Az
uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her
dakikada, 60 saniye boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm"
diyor. (yazının
devamı...) |
|
 |
|
|
| Stelios
Haji-Ioannou
Kıbrıs Rum asıllı
Yunanlı bir işadamının 7,785 PC’si var. Bunlar
Avrupa ve Amerika’da açtığı 18 Internet cafe’de çalışıyor.
(yazının devamı...
) |
|
 |
|
|
| Post-modernizm
Eski Genelkurmay Genel
Sekreteri Erol Özkasnak 28 Şubat kararlarını
post-modern bir darbeye benzeterek Türkiye’deki
post-modernizm tartışmalarına ivme kazandırdı. (yazının devamı...) |
|
 |
| akurgal@netas.com.tr |
| Teknolojik sınır
Küresel rekabette bir yer
edinmenin yolu olarak, hedef kitlenin yaşam tarzını
incelemek, bu yaşam tarzının 2-3 yıl sonra gerektireceği
hizmetleri belirlemek ve bu hizmetleri kolayca verebilecek
teknolojilere yatırım yapmak düşüncesine bu köşenin
okuyucuları yabancı değildirler. Bir ulusal uzgörümüzün
olmaması, uzun erimli bir teknoloji politikamızın
bulunmayışı da bu alandaki en büyük
eksikliklerimizden olmuştur ve son zamanlarda sıkça
dile getirilmektedir. Neyse ki, ilk “Ulusal Uzgörü Çalıştayı”
geçen hafta yapılmıştır, en azından eksik yanlarımız
irdelenmektedir. Bu konuya izleyen haftalarda değineceğim.
(yazının
devamı...) |
|
 |
|
|
| Kariyer travmaları
İş yaşamında artık
zihnimizle, düşüncemizle çalışıyoruz. Fiziksel
olarak varlığımız dışında kol kuvveti yerine beyin
gücü ile iş yaşamındayız. İş kazası fiziksel
olarak karşımıza çıkmıyor. Aşırı boyutlara ulaşmış
trafik kazalarını saymadık, görmek de istemiyoruz...
Satış gibi hareketli işler dışında oturduğumuz
yerde kafamızla, gözümüzle iş ve değer üretiyoruz. (yazının devamı...) |
|