Lutfen Tiklayin

Bilişime Uzanan Yol - II

Geçtiğimiz hafta, 1980’li yıllarda bilgiişlem alanında yaşanan gelişmeleri ele aldık. Bu süreç boyunca bilgiişlem ve iletişimin bir arada anılmadığını görüyoruz. Bilgisayarlar arasında iletişim tabii ki vardı ancak bugünkü anlamda değil. Ağların gerçek yerini, bilgisayar-telefon entegrasyonu, veri taşıyan ses ağlarının, ses de taşıyabilen veri ağlarına dönüşümü 1990’ların dünyasına ait olgular.

Mahir B. Aşut

Internet Devrimi

Internet, 1960’larda askeri amaçlı bir ağ olarak tasarlandı (ARPANET) ve kısa sürede eğitim dünyasına yayıldı. Internet’in, yazımıza konu olan ticari kullanımı 1990’larda başlıyor. Bu döneme dek bugün bildiğimiz anlamda neredeyse tüm Internet protokolleri, TCP/IP yapısı ve Internet’in teknolojik öncülleri hazırlanmıştı. NSFNET çerçevesi içinde ülkeler de birbirine bağlanmaya başladı.

İlk servis sağlayıcı şirketin 1990 yılında kurulması ile birlikte Internet devrimi başladı denebilir. Bunun hemen ardından 1991 yılı, Internet tarihinde önemli bir adımdır. İlk kıtalararası omurga, ABD ve Güney Amerika arasında kuruldu. Dünya ülkeleri hızla Internet’e bağlanmaya başladılar. Dünyayı değiştiren World Wide Web, 1991 yılında CERN araştırmacısı Tim-Berners Lee tarafından geliştirildi. 1993 yılında Türkiye NSFNET’e katılan ülkeler arasında yer aldı.

1993 ve 1994 yılları Internet’in bugünkü çapına ulaşacağına dair ilk sinyalleri verdi. Ticari (ve bireysel) kullanımın başlaması ile birlikte NSF tarafından InterNIC adı verilen kuruluş tesis edildi ve Internet üzerindeki alan adlarını yönetmeye başladı.

1995 yılında Internet’in giderek gelişmesi ve NSFNET’in kontrolü dışına çıkması ile NSFNET tamamıyla araştırma amacına yönelik çalışan bir ağ olmak üzere ayrıldı. Bugüne dek modemler yardımıyla BBS hizmetleri veren erişim sağlayıcılar (CompuServe, AOL vs.) Internet servis sağlayıcı şirketlere dönüşmeye başladı. WWW trafiği, diğerlerinin çok önüne geçti.

1996 yılı hızlı gelişmenin sürdüğü bir yıl olmakla birlikte Internet üzerindeki sansürün de başlangıç yılı oldu. Çin, ISS’lere ve kullanıcılara, polise kayıt olmaları zorunluluğu getirdi. Almanya, CompuServe üzerindeki bazı haber öbeklerine erişimi engelledi. Arabistan, Internet erişimini üniversiteler ve hastaneler ile sınırladı (1999 yılında bu sınırlama kaldırıldı). Singapur, politik ve dini içerik sağlayıcılara denetim uyguladı. Yeni Zellanda, bilgisayar disklerini birer “yayın” olarak niteleyerek sansür ve denetime tabi tuttu!

Bu süreç boyunca çevrimiçi servis siteleri (arama siteleri, dizinler vs.) hızla büyüdü ve yaygınlaştı. 1998 yılında Compaq’ın AltaVista’yı 3.3 milyon dolara satın almasıyla risk sermayesinin gözü Internet dünyasına odaklandı. Bu sayede 1998 ve 1999 yılları boyunca sayısız Internet şirketi ve bol miktarda Internet milyarderi doğdu.

2000 yılı Internet’in tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de zirveye eriştiği yıl oldu. Ağın gücü, iş kullanıcıları, eğitim kurumları ve bireysel kullanıcıları cezbetti. Gelişme, mobil iletişim cihazlarının da yalnızca haberleşme değil, veri aktarımı ve Internet erişimi için kullanılması noktasına erişti.

Bilgisayarlarda işler kızıştı

1990’ların hemen başında IBM’in çok uygun fiyatlı, superskalar RISC işlemcili RS/6000 makinasını duyurması iş istasyonları dünyasında yeni bir rüzgar yarattı. Microsoft’un PC kullanıcılarının dünyasını değiştirecek Windows 3’ü pazara sürmesi de 1990 yılına rastlıyor. Apple’ın, Microsoft aleyhinde giderek şiddetlenen davası, 1991 yılında kızıştı ancak kendileri için olumlu bir sonuca ulaşılamadı.

AMD’nin, Intel ile fiyat savaşını başlattığı 1990’lar, donanım fiyatlarının hızla düşmesine yol açacak gelişimi başlattı. 1992 yılında DEC’in 64 bit Alpha işlemcisini duyurması ile savaş yeni cephelere taşındı.

1993 yılı bilgisayarlar açısından oldukça ilginçti. IBM’in RS/6000 ile başlattığı Power mimarisi PowerPC’yi doğurdu. 68000 mimarisinin yaşlanmaya başladığını farkeden Apple, PC pazarını kopyalara ve Microsoft’a kaptıran IBM ve Apple’ın 68000 mimarisini terk etmek üzere olduğunu sezen Motorola bir araya gelerek PowerPC mimarisini oluşturdular. 1993 yılında bu ittifak ilk küçük, portatif ve uygun fiyatlı işlemcisini üretti.

1993 yılı, Apple’ın ilk PDA’yı Newton’u da kucakladı. Eldetutulan’ların atası sayılabilecek bu cihaz büyük başarı kazandı. Aynı yıl, Intel’in Pentium işlemcisi pazara çıktı.

Apple, PowerPC işlemcisi ile donattığı ilk Macintosh’unu 1994 yılında satışa sundu. Bunun hemen ardından Macintosh uyumluları piyasayı sardı. 1995 yılı, Windows 95’in PC pazarına çıkışıyla anılırken, BThaber aynı yıl yayın hayatına başladı.

1995 ve 1997 yılları arasında bilgisayarlar cephesinde yaşanan yenilikler, yazılımların gereksinimleri doğrultusunda şekillendi. Eski yaklaşımlar (bilgisayara göre yazılım) yerini “Yazılıma göre bilgisayar” kavramına bıraktı. Bilgisayarların işlem gücü sürekli olarak arttı ve fiyatları sürekli olarak azaldı.

Yazılım standartların gelişti

Bilgisayarları kullanılabilir kılan uygulama yazılımları geçen yıllar içinde hem mimari hem de şekil değiştirdi. Bir dönemin cazip uygulamaları, bir sonraki dönemde yerini daha gelişmişlerine bırakırken, bilgisayarların daha önce hiç kullanılmadığı alanlarda faaliyet göstermelerini sağlayacak uygulamalar pazara sürüldü.

Uygulamalardan söz ederken bu uygulamaları çalıştıracak işletim platformlarını da birlikte ele almak gerekiyor. Farklı uygulamalar, farklı donanım ve işletim sistemlerine gereksinim duyuyor veya bir işletim sistemi, bir uygulama için kendiliğinden ön plana çıkıyor.

İşletim sistemleri tarihinde 1980’li ve 90’lı yıllar, dar bir perspektiften bakıldığında Microsoft ve Apple savaşımı şeklinde geçmiş görünse de daha çok kurumsal ve akademik dünyaya seslenen Unix cephesinde de kıyasıya bir rekabet var. Bu rekabetin sonucunda Sun, HP, IBM, Digital, BellLabs, Novell ve SCO; Common Operating Software Environment (COSE - Sıradan İşletim Sistemi Ortamı) ve Common Desktop Environment (CDE - Sıradan Masaüstü Ortamı) standartları üzerinde anlaşmaya vardılar. 1995 yılında dünyadaki tüm Unix sistemleri COSE/CDE standartlarında birleştiler.

Bu birleşme, Microsoft’un Windows NT işletim sistemi ile kazandığı başarıyı engelleyemedi. Ciddi biçimde modifiye edilmiş bir Unix çekirdeğine dayalı olarak hazırlanan NT, kurumsal alanda (özellikle küçük işletmelerde) kurulum kolaylığı ve kolay yönetilebilirliği ile ön plana çıktı. Yetersiz güvenlik ve güvenilirlik özellikleri sergilemesine karşın diğer avantajları Unix karşısında güçlenmesini sağladı.

Her yılın popüler uygulamaları:

1990

· Sanal gerçeklik

· 3D uygulamaları

· Eğitim yazılımları

1991

· Windows 3.0 çerçevesinde geliştirilen ofis uygulamaları

· Türkiye’de finansal analiz yazılımlarının yaygınlaşmaya başlaması (İMKB’nin gelişimine paralel olarak)

1992

· Üç katmanlı (kullanıcı arabirimi, iş mantığı ve veritabanı) istemci sunucu mimarisi çerçevesindeki iş uygulamaları

· Yerel alan ağlarının hızla yaygınlaşması

1993

· Dağıtık veritabanı uygulamaları

1994

· Türkiye’de, küçük işletmelerde ticari yazılım uygulamalarının hızla yaygınlaşması

· Yine Türkiye’de ilişkisel veritabanı uygulamalarının çoğalması (RDB)

1995

· Internet tabanlı mesajlaşma ve IRC

· CTI uygulamaları (bilgisayar-telefon integrasyonu)

· Türkiye’de, bankacılık sektörü ve kurumsal devlerin dışındaki şirketlerin de geniş alan ağlarını kullanan uygulamalara yönelmesi

1996

· MRP uygulamalarından ERP’ye geçişin hızlanması

1997

· Klasik iş uygulamalarının web üzerinde taşınması

· Sun’ın Java programlama dilinin platform bağımsız uygulamalar için standartlaşması

1998

· İstemci, sunucu mimariden kısmi uzaklaşma

· Internet temelli uygulama platformlarının giderek daha fazla ilgi görmesi

· Uygulama servis sağlayıcılığı

1999

· Tamamıyla Internet tabanlı ERP uygulamaları

2000

· Mobil uygulamalar

Not: Bu yazı dizisinin hazırlanmasında farklı üniversitelerin bilgisayar konusundaki tarihçelerinin yanı sıra, BThaber, Byte ve Wired dergilerinin eski sayılarından da yararlanılmıştır.

mahir@trmail.net