|
| Türk dilinin doğru ve güzel kullanımı
amacıyla sürekli yasa çıkıyor. Her türlü sözleşme, yazışma,
toplantı ve gösterilerde Türkçe zorunlu olacak. Taslağa göre
ticari unvan, işyeri, mal, ürün, hizmet adları ile ilan ve tanımlar
Türkçe olacak. Internet de dahil, aksine davrananlara ağır para
cezaları verilecek.
"Türkçeyi düzelteceğim" gerekçesiyle yola çıkan birine itiraz etmek zor. Ancak Türkçe'yi kim belirleyecek? Yasa koyucu, bunu da düşünmüş: Türk Dil Kurumu. 25 yıl önce de Öztürkçe - Yaşayan Türkçe kavgası vardı. O dönemde Tercüman'da, vergi uzmanımız Münir Bellek'in adını Münir Hafıza'ya çevirmiş, rahmetli Egemen Bostancı'nın adını Hakimiyet Bostancı yapmıştık. Türk Dil Kurumu, karşı cephedeydi ve şu anda çok azı dilimizde kalmış, kelime üretiyordu. Şimdi de aynı kaosa sürüklenme tehlikemiz var. Türk Dil Kurumu'ndaki birkaç uzmanın, güzel Türkçe adına, "yasa ve ceza" kalkanıyla, topluma, kendi Türkçe'sini dayatmasına şiddetle karşıyım. Zira buradakilerin toplumun dilini ne derece bildiğinden emin değilim. Türkçe'yi yabancı sözcüklerden arındırma, sanıldığı kadar kolay değil. Dile pelesenk olmuş sözcükleri bu inatla atarsanız, kendinizi ifade edemeyebilirsiniz. 40 yıl önce bir başbakanımızın Meclis kürsüsünden şöyle sesleniyordu: "Lisanımızdan Arabi kelimeleri ihraç edeceğiz." Bu cümleden Arapçaları attığımızda geriye, "edeceğiz" kalıyordu. Biraz da kendi uzmanlık alanım olan ekonomi-bilişim sektöründen söz edelim. Taslak yasalaşırsa ne yapacağımı kara kara düşünüyorum. Örneğin, bir çırpıda aklıma gelen sözcükleri aktarıyor, TDK'dan, okurun anlayacağı karşılıkları bekliyorum: Ambargo, Amortisman, Arbitraj, Bono, Borsa, Çek, Devalüasyon, Dinamik, Disk, Disponibilite, Ekonomi, Endeks, Enflasyon, Eşel Mobil, Faiz, Fon, Internet, İstihdam, Kampanya, Klavye, Konsolidasyon, Konvertibl, Kopya, Kredi, Kriz, Modem, Monetizasyon, Rafineri, Rantiye, Repo, Sendika, Sistem, Stagflasyon, Stopaj, Tahvil, Telekom, Terminal, Turizm, web sitesi.. Köylüsü 200, kentlisi 500, aydını 2 bin kelimeyle konuşan bu toplumu, TDK'nın yasa ve ceza baskısı yüzünden yeni kavramlara kapalı tutarsak, yaşayan, güzel Türkçe’yi, kuşdiline çeviririz. Böylesi bir dille de ancak kuşbeyinliler yaratırız, haberimiz olsun. |
||||||||
|