Lutfen Tiklayin

Ali Akurgal
akurgal@netas.com.tr

Yeni “çevre birimleri”

Yeni bir yıla başladık. Teknolojinin sınırlarını zorlayarak bir uçalım istedim: Kullandığımız çevre birimleri yetersiz kalmaya başladı. Yenileri gerek.

Çevre birimleri derken yazıcı gibi çevre birimlerinden söz etmiyorum. Biz insanların beş duyu olarak adlandırılan algılama işlevleriyle, her türlü el ve beden hareketleri ve konuşma gibi kendini anlatma ya da iş yapmaya yarayan çevre birimlerinden söz ediyorum.

Bu yazıyı okurken bir düşüncemi sizlere aktarmaktayım. Bunu yapabilmek için parmaklarımla bir klavyenin tuşlarına dokundum (yazdım), bilgisayarım bunlara karşı düşen şekilleri göstergesinde sıraladı. Bunları görme çevre birimimle (göz) gördüm (okudum), istediğim sırada dizilmeleri için yeniden yeniden okudum, yazdım. Sonra bu dizeyi aktardım, başkaları da okudu, başka dizelerle bir araya getirdi, makineler kullanarak mürekkebi kağıt üzerine, yazıların şekillerini oluşturacak biçimde bulaştırdılar. (Buna matbaa diyorlar ve bir devrim yarattığından söz ediyorlar.) Sonra başkaları bunları aldı, tek tek sizlere ulaştırdı. (Biri oturup kilobit x kilometre hesabı yapsın, deli çıkar). Sonra sizler de bu basılı kağıtları okuyup, Latin alfabesi dediğimiz şekiller dizesini çözerek ve Türkçe dilinin yorumlamasına uyarak, ne demek istediğimi anladınız.

Bir düşünceyi başkalarına aktarmak için bundan daha çetrefil bir yol olabilir mi acaba?

Telefon bulunduğunda düşünce iletme yolu kısaldı. Telefonu eline alan kişi ses çıkış birimi’ne (ağız+ses telleri) düşüncelerini aktardığında, karşı taraftaki kişi bunu ses giriş birimi (kulak) yoluyla algılama olanağı buldu. Müjde, insandan insana modem bağlantısı kurduk. Bu “çevirmeli bağlantı yolu”nun telsiz olanları da (GSM) çıktı, artık her dört kişiden birinde var.

İnsandan insana düşünce iletişimi için kullandığımız modem ve yazıcı/okuyucu türü bağlantıların giderek yetersiz kalacağını düşünüyorum. Teknolojinin de insan yapısının sırlarını çözdükçe, bu yetersizliğe daha aracısız bir çare bulmasını bekliyorum.

Gidip kafama bir USB port’u mu taktırsam acaba?

Sürecek…