Lutfen Tiklayin

Türk Telekom A.Ş’nin 4502 Sayılı Telekom ve 4054 Sayılı Rekabet Kanunları’na göre durumu

Öncelikle yazımıza Türk Telekom A.Ş. (TT)’nin Genel Müdür’ü Sn. İbrahim Hakkı Alptürk’ün Internet Servis Sağlayıcı’larla (ISS) yaşadığı yoğun rekabet nedeniyle aldığı kararları açıkladığı cümlelerle başlayalım:

Yalçın Gerek

 “TT son dönemde kıran kırana bir rekabetin yaşandığı ISS sektöründeki gücünü koruyabilmek için TTnet sabit ücretlerinde yüzde 70'lere varan bir indirime gitti. TT daha önce 2 milyon olan tesis ücretini ise tamamen kaldırdı. Daha önce 7 milyon lira olan TTnet aylık sabit ücreti 2 milyon 500 bin liraya indirildi.” Rekabetin bu kadar yoğun olduğu bir ortamda TT'nin tesis ücreti almasının ve sabit ücreti yüksek tutmasının mümkün olmadığını vurgulayan Türk Telekom Genel Müdürü İbrahim Hakkı Alptürk "Tabii ki maliyetler bu fiyatların üzerinde. Biz bunu sübvanse edeceğiz" dedi ve ekledi: "Eğitime katkımız olsun istedik"

29 Ocak 2000 tarihinde yürürlüğe giren 4502 sayılı Telekom Yasası’na göre;

“Türk Telekom, bu Kanun çerçevesinde her türlü telekomünikasyon hizmetlerini yürütmeye ve telekomünikasyon altyapısı işletmeye yetkilidir. Türk Telekom’un sözkonusu yetkiye ilişkin hak ve yükümlülükleri Bakanlık ile imzalanacak görev sözleşmesi ve/veya görev sözleşmeleri ile belirlenir. Türk Telekom, görev sözleşmelerinde belirlenen asgari hizmetleri sunmakla yükümlüdür.”

Bu görev sözleşmeleri bugüne kadar kamuoyuna açıklanmadı. Kısaca bu konuda bir şeffaflık yok. Nedir bu Görev Sözleşmesi? Dilerseniz yine kanun maddelerine bakalım;

“Görev sözleşmesi Türk Telekom ile Bakanlık arasında, katma değerli hizmetler dahil, her türlü telekomünikasyon hizmetinin yürütülmesi ve telekomünikasyon altyapısının işletilmesi ile ilgili hak, yetki ve yükümlülükleri düzenlemek üzere, şartlar muvacehesinde Bakanlık’ın takdir edeceği bir süre için akdedilen sözleşmeyi ifade eder.”

Burada ISS’lerin bulunduğu Internet sektörünü ilgilendiren Katma Değerli Hizmetler’in tanımı bakın 4502’de nasıl tanımlanmış;

“Katma değerli telekomünikasyon hizmetleri” aboneler arasında iletilen ses ve veri dahil her türlü mesajın formu, muhtevası, kodu, protokolü veya benzer hususları üzerinde bilgisayar işlemleri ile veya başka surette işlem yapıp, aboneye veya kullanıcıya ilave, farklı veya yeniden yapılandırılmış bir mesaj ileten veya yüklenilmiş, kaydedilmiş mesaj ve veriler ile aboneler arası interaktiviteyi sağlayan telekomünikasyon hizmetlerin ifade eder.

Ayrıca kanunun 2. maddesi’nde bulunan;

Türk Telekom’un; ana telekomünikasyon şebekesi üzerinde sahip olduğu mülkiyet hakkı görev sözleşmesi süresinin bitiminden sonra da devam eder. Türk Telekom’un, hangi telekomünikasyon hizmetlerini, kuracağı ya da iştirak edeceği şirketler eliyle ve hangi şartlarda yürüteceği görev sözleşmelerinde düzenlenir.

İfadelerine istinaden PSTN yani ses altyapısının mülkiyetinin Görev Sözleşmesi’nin sonrasında da TT’de kalması gayet doğal. Ancak burada Kasım 2000 sonunda TT’nin 60 ilde daha Kablo TV altyapısı için ihaleye çıkacağını anons etmesine dikkat çekmek istiyoruz. PSTN’e en büyük alternatif olacak olan KabloTV altyapısının da özelleştirme arifesinde yangından mal kaçırır gibi anons edilen bir ihaleyle bütün yurt sathında TT tarafından ipotek altına alınmasının nedeninin açıkçası pek anlayamadık. Elinde bakır altyapısı olan bir tekelin Görev Sözleşmesi’nde ne yazarsa yazsın, bir de Kablo TV altyapısına sahip bir hale getirilmesine bu yasayla oluşmuş olan Telekom Kurumu’nun ve hatta Rekabet Kurumu’nun nasıl seyirci kaldıklarını anlayamıyoruz.

Kanun TT’nin tekel yetkilerini bakın nasıl tanımlamış;

Türk Telekom; telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31 Aralık 2003 tarihine kadar bu Kanun ve görev sözleşmesi çerçevesinde tekel olarak yürütür. Kişisel telekomünikasyon tesisleri ile telekomünikasyon hizmetlerine ilişkin imtiyaz sözleşmeleri veya telekomünikasyon ruhsatları veya genel izinlerinde ilgili işletmeci tarafından kurulması öngörülen telekomünikasyon altyapısı hariç olmak üzere, tüm telekomünikasyon altyapısının kurulması ve işletilmesi de tekel kapsamına dahildir.

İşte bu made de belirtilen “tüm telekomünikasyon altyapısının kurulması ve işletilmesi” cümlesine istinaden eğer 60 ilde Kablo TV altyapısı kuruluyorsa veya yine bu cümleye istinaden TTNet’e 330 bin çevirmeli port ihalesine çıkılıyorsa (ilginçtir her ikiside Kasım 2000’de anons edildi) biz bu cümlenin yanlış yorumlandığını Tekel yetkilerine dahil olmayan iki altyapının göz göre ve büyük bir haksız rekabet içererek yaratıldığını gözlemlemekteyiz.

Şimdi ISS’lere veya yatırımcılara bir çağrıda bulunmak istiyoruz. Aslında çağrıda biz bulunmuyoruz 4502 sayılı kanun kendisi bulunuyor. ISS’lere PRI vermeyen, birçok ilde Kablo TV, Fiber Optik veya kiralık data bağlantı hizmeti veremeyen TT’ye karşı kanun, çok açık bir çağrı da bulunuyor;

Diğer işletmecilerin ve kişisel telekomünikasyon tesislerini kullanan şahısların ana telekomünikasyon şebekesine ara bağlantı talepleri ve telekomünikasyon altyapı tesislerinden yararlanma ihtiyaçları, yukarıda belirtilen tekel süresi boyunca öncelikle Türk Telekom tarafından karşılanır. Türk Telekom’un, bir işletmeci veya bir kişisel telekomünikasyon tesisi sahibinin altyapıdan yararlanma talebini karşılayamaması halinde, ilgili işletmeci veya kişisel telekomünikasyon tesisi sahibi gerekli altyapı tesisini ilgili imtiyaz sözleşmesi ya da telekomünikayon ruhsatı hükümleri dairesinde kendi imkanları ile kurabilir veya Bakanlık bu altyapının kurulması hususunda imtiyaz veya telekomünikasyon ruhsatı verebilir.

Haydi buyurun İmtiyaz Sözleşmesi veya Telekomünikasyon Ruhsatı için Ulaştırma Bakanlığı’na başvurmaya. Süre belirtilmemiş ancak herhalde hiçbir kurum yasaya karşı duramaz diye düşünüyoruz.

Sürekli çağrıda bulunduğumuz Telekom Kurumu’nun görevleri de kanun tarafından aşağıdaki şekilde belirlenmiş;

Kurum; Bakanlık’ın Türk Telekom dahil işletmecilerle imzaladığı sözleşmelerin ve verdiği telekomünikasyon ruhsatlarının şartlarına uyulmasının sağlanması için gereken tedbirleri almaya, faaliyetlerin mevzuata ve imtiyaz sözleşmesi, telekomünikasyon ruhsatı veya genel izin şartlarına uygun yürütülmesini izleme ve denetlemeye, aykırılık halinde ilgili işletmecinin bir önceki takvim yılındaki cirosunun yüzde 5’ine kadar mali yaptırım uygulamaya yetkilidir. Bakanlık da, milli güvenlik, kamu düzeni veya kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi amaçlarıyla gerekli tedbirleri almaya, gerektiğinde tesisleri tazminat karşılığında devralmaya ya da ağır kusur halinde imtiyaz sözleşmesi ya da telekomünikasyon ruhsatını iptal etmeye yetkilidir.

Ancak Aralık 2000 başında yaşanılan ekonomik kriz ve bu krizin nedenlerinden bir tanesi olarak TT’nin özelleştirilmesinin geciktirilmesi olarak gösterilmesi, belki de meydanın boş kalmasına ve TT yöneticilerinin alel acele birçok yeni karar alma cesareti göstermelerine yol açtı.

Şimdi gelelim 3. maddeye. Öncelikle bizce bu maddeye istinaden TT tekel yetkisine gitmeyen Kablo TV ve TTNet için Ulaştırma Bakanlığı ile İmtiyaz Sözleşmesi imzalamak zorunda. Yazımızın başında TT Genel Müdürü Sn. Alptürk’ün bile kendi ağzıyla itiraf ettiği; “TT, TTNet ile ISS’lerle rekabet ediyor” gerçeği de önümüzde duruyor. Peki ortada tekel yetkisine girmeyen hizmetleri sanki tekel yetkisindeymiş gibi vermeye çalışan ve hatta bunu daha da ileri boyutlara götürüp rekabet edilemeyecek altyapı ihalelerine giren TT için kanunu bu maddesini mutlaka iyi okumak gerekiyor;

Madde 3 - a) Katma değerli telekomünikasyon hizmetleri, Ek Madde 18 kapsamında sayılan hizmetler ve Madde 2’nin c) bendinde belirtilen tekel süresinin sonundan itibaren olmak üzere tekel kapsamındaki telekomünikasyon hizmetleri de dahil tüm telekomünikasyon hizmetleri, ilgili hizmetin türüne göre ancak bir görev sözleşmesi, imtiyaz sözleşmesi, telekomünikasyon ruhsatı veya genel izin kapsamında yürütülebilir. Ek Madde 18 kapsamında sayılan hizmetler, ancak bir imtiyaz sözleşmesi veya telekomünikasyon ruhsatı ile yürütülebilir.

İsterseniz şimde de 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanuna bir göz atalım. 4054 sayılı kanunun Telekom Sektörünü ilgilendiren en önemli maddesi bizce 6.Madde. İlginçtir ancak kanunu hazırlayanlar sanki bu maddeyi özellikle TT için hazırlamışlar gibi geliyor insana;

Madde 6- Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır.

Kötüye kullanma halleri özellikle şunlardır:

Ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler,

(ISS’lere PRI vermeyen, 330 bin PRI portunu ihaleye çıkan TT.)

Eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayırımcılık yapılması,

(Normal telefon müşterisine PRI veren ancek ISS’lere PRI vermeyen, diğer hiçbir ISS’e tek numara vermez iken kendisi Türkiye sathında 146 ile Internet hizmeti veren TT.)

Bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın alınmasını veya aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın veya hizmetin, diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da satın alınan bir malın belirli bir fiyatın altında satılmaması gibi tekrar satış halinde alım satım şartlarına ilişkin sınırlamalar getirilmesi,

Belirli bir piyasadaki hâkimiyetin yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler,

(Normal telefon müşterisine PRI veren ancek ISS’lere PRI vermeyen, diğer hiçbir ISS’e tek numara vermez iken kendisi Türkiye sathında 146 ile Internet hizmeti veren, 330 bin PRI portunu ihaleye çıkartan, hertürlü altyapıyı üceretisiz kullanması nedeniyle TTNet çevirmeli erişimini aylık 1,5 dolara indiren TT.)

Tüketicinin zararına olarak üretimin, pazarlamanın ya da teknik gelişmenin kısıtlanması.

(Hala daha dünya standartlarının çok altında Internet çıkışına sahip, bir türlü düzgün yönetilemeyen, birçok nokta da sıkıntıları olan ve sonuçta kambur olarak ülkemize hediye edilen Turnet ve TTnet gibi iki altyapıyı kuran TT.)

Rekabet Kanunu açık eğer bir ihbar veya şikayet varsa Rekabet Kurumu bunu incelemek durumunda. Her ne kadar yukarıda değindiğimiz gibi ülkenin bulunduğu konum nedeniyle bazı konularda çekimser kalınabilir. Ancak bizce sektörün ve dolayısıyla ülkenin geleceği açısında bazı adımlar bugünden atılmalı.

gereky@fit.com.tr