|
| Yılın ilk yazısında
“Bilgi Toplumu olur muyuz?” diye sormuştum. Aynı olguya değişik
bir açıdan bakarak yılı bir hikaye ile kapatıyorum.
Adamın biri bir kazada sağ kolunu kaybetmiş. İçine kapanmış. Yakınları müzik dinlemeye, kitap okumaya, çiçek yetiştirmeye yönlendirmişler, olmamış, olmamış. Sonunda, bir “uzakdoğu yakın savaş teknikleri” hocasının içine kapananlara yardımcı olduğunu duymuşlar, ona gitmişler.Hoca adama bakmış, ... Sonra, "Olur" demiş, "Çalıştırırım". Adam hergün salona gitmiş. Hoca ne dediyse yapmış. Birgün hoca: "Tamam" demiş, "Artık seni yarışmaya sokabiliriz." Adamda bir telaş, "Aman hocam demiş, ben sağ kolu olmayan bir adamım üstelik daha yeni öğrenmeye başladım, temel kuralların dışında da topu topu bir numara biliyorum. Nasıl olur?". Hoca, "Olur" demiş. "Yarışacaksın ve kazanacaksın!". Yarışma başlamış. Karşısına her kim gelirse beş saniyede yerde, adam şampiyon! Adam hocaya koşmuş, "Nasıl oldu bu ?" demiş. Hoca ketum. Yalnızca "Çalışmaya devam!" demiş. Bir süre çalışmış adam, Hoca, "Tamam" demiş, "Şimdi seni ülke şampiyonasına sokacağız." Adamda gene bir telaş, ama hoca kararlı, "Ülke şampiyonu olursun!" Yarışma, ... ve adam ülke şampiyonu. Adam karışık duygular içinde, ama, hoca "Çalışmaya devam!" demiş. Bir süre daha çalışmış adam, Hoca, "Tamam" demiş, "Şimdi seni dünya şampiyonasına sokacağız." Adamda bu sefer de bir telaş, "Hocam" diyormuş, "Bir tek numara ile mindere çıkamam, rezil olurum!". Hoca kesin kararlı: "Dünya şampiyonu olursun!" Dünya şampiyonu olmuş adam. Hemen hocaya koşmuş, "Hocam anlat bana ben nasıl dünya şampiyonu oldum?" Hoca kısa konuşmuş: "Sana öyle bir numara öğrettim ki, rakibinin bundan kurtulması için bir tek yolu var: Seni, sağ kolundan tutmak!" Büyük eksiklikleri olanların, sağ kolu olmayanların bile dünyada lider olabilecekleri bir alan mutlaka vardır. Sorun bunu belirleyip, o konuda çalışmayı ve mindere çıkmayı bilebilmektedir. Ne dersiniz, Türkiye’nin küresel boyutta varlık gösterebileceği bir alan yok mudur? İyi bayramlar, iyi seneler. |
||||||||
|