|
|
Öyle anlar olur ki, nesnel doğrular, öznel
çıkarlarla çelişir. Birey ve toplum ilişkisinde bu çelişkinin sıkça
yaşandığı da bir gerçektir. İnsan bir an için eşitlik ve adalet
arasında çelişki olduğunu bile düşünür. İşin içinden çıkamaz.
Başbakan Bülent Ecevit bile "eşitlik her zaman adaletli değildir"
dedikten sonra, biz sıradan ölümlüler için bu ne yaman bir
bilmecedir.
Doktor Erol'u sanırım çoğunuz tanıyorsunuz. Yüzlerce yazısını mutlaka bir yerlerde okumuş, konferanslarından birini dinlemiş veya onlarca kitabından biri elinize geçmiştir. Kendisi değer verdiğim, ülkenin aydınlık yüzlerinden biridir. Felsefi derinliği olan yapıtları hep ilgimi çekmiştir. Bir süredir bilgisayar ve Internet’e merak sardı. Kendi adına bir web sayfası açarak benim gibi meraklıların eserlerine daha kolay ulaşmasını da sağladı. Psikiyatr kliniği şefi, Doçent Erol Göka'nın bunca yoğun çalışma arasında nasıl zaman bulup bunca işi başardığına hem şaşırır hem de gıptayla izlerim. Erol Göka'yı ve kendisi gibi doktor olan zarif eşini ailece tanırız. Şimdi Internet safyası sayesinde eserlerini kendisinden daha sık görebiliyorum. Keşke diyorum, keşke daha çok vakti olsa da, eserlerinin tümünü Internet’e yerleştirebilse, mektuplara yanıt verebilse, dahası, belli saatlerde kendisiyle çat kapı chat'leşebilsek. Erol, Radikal'de yayınlanan son yazısında bütün haftayı kapsayan tatil birleştirmelerine karşı çıkınca hem kızdım hem şaşırdım. Sonra birden farkettim ki, birleştirilen tatillerden sağlık elemanları gibi bazı kamu çalışanları asla yararlanamıyor. İlahi Erol! Bu ülkede yaşayanların yarısı zaten kırsal alanda. Onlar için bir haftayı aşan tatiller değil mevsimlerin birleşmesi söz konusu. Geri kalanların neredeyse yarısı zaten işsiz. Geriye kalanlar arasından çocuk ve yaşlıları düşersek, sefalet ücretine razı kamu görevlilerini ilgilendiren tatil birleştirmelerini bir sosyal felaket gibi görmek mümkün mü? Erol, kendi öznel koşullarını dikkate alarak tatilin adaletsizliğe yol açtığını, bu nedenle eşitlikle çeliştiğini düşünebilir. Ama Akdeniz kuşağındaki Siesta tembelliğine ne demeli? Üstelik hergün. AB kriterleri bile bu tembelliği yok edemiyor. İyisi mi, Erol kendisini de kapsayacak bir tatil için tüm tembelleri birleşmeye çağırmalı. Tembellik hakkı için mücadele, Erol gibi dinlenmeyi hiç öğrenememiş işkoliklerin Internet başında daha fazla kalmalarını sağlayacaktır. Haydi Erol yazılarını bulmak için bizi sahaf sahaf dolaştırma. Tembellerle birleş ve tatillerini Internet başında geçirme özgürlüğüne kavuş! Hoşçakal bol sıfırlı yıl. Hoşgeldin birinci yıl. |
||||||||
|