Lutfen Tiklayin

300 sayıda STK sayısı 2’ye katlandı

BThaber’in yayına başladığı 1995 yılının Ocak ayında TBD, Tübisad, YASAD, TESİD ve TÜTED bilişim sektöründe çalışmalar yürüten sivil toplum örgütleri arasındaydı. Ancak geçen süre içinde gelişen teknolojiler ve yeni alanlar kendi örgütlerini kurdu ve geliştirdi. 1995 yılında 5 sivil toplum örgütüne sahip olan bilişim sektörü kurullar, komisyonlar hariç bugün yaklaşık 10 sivil toplum örgütüne kavuştu.

Güneş Kazdağlı

Bilişim sektörünün ilk sivil toplum örgütü Türkiye Bilişim Derneği (TBD). Ankara’da 1971 yılında kuruldu.1994 tarihinden bugüne Kamu Yararına Çalışan Dernekler arasında yeralan TBD bugün 5 bini bulan üye sayısını kısa bir süre içinde on binlere çıkarmak niyetinde.

Tübisad ise 1979 yılında Türkiye Bilgiişlem Hizmetleri Derneği olarak kuruldu. Tübisad daha sonra Türkiye Bilgiişlem Sanayicileri Derneği olarak çalışmalarına devam etti.

1995 yılının Nisan ayında kurulan Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) ise sektörün en önemli sivil toplum örgütü haline geldi. Vizyonunu, “Bilgi toplumuna dönüşmüş bir Türkiye”olarak ortaya koyan TBV, yayınladığı raporlar ile sektöre yön verirken aynı zamanda sektörün etik kurallarının oluşmasına da katkıda bulunuyor. Hedeflerinin arasında ise bilişim yatırımlarının genel ekonomi içindeki payının Avrupa Birliği ülkelerinin ortalama düzeyine çıkılması, toplumun bütün kesimlerine bilişim kültürünü yayılması, Türkiye'de bilginin serbestçe dolaşım ve paylaşımı için gerekli altyapının oluşturulması gibi oldukça önemli konular yer alıyor.

Sektör bu süre içinde gelişen teknolojiler ve değişen trendlerle birlikte yeni sivil toplum örgütlerine de sahip oldu. Bunlardan biri Türkiye Internet Servis Sağlacılar Derneği (TİSSAD) oldu. Internet konusunda çalışmalar yapacak bir başka oluşum da kuruluş çalışmaları yürütülen Internet Vakfı. Kablo İletişimcileri Derneği (KAİDER) ise 1998 yılında kuruldu. Türkiye Bilişim Satıcıları Derneği (TÜBİDER) de 1999 yılında faaliyetlerine başlattı. Dernek bilişim şirketlerinin daha güçlenmesi ve etkinliğinin artması yönünde çalışmalar yürütüyor.

Öte yandan sektör içerisinde yazılımın önem kazanması 1992 yılında kuruluş çalışmalarını tamamlayan YASAD’ın da önemini artırdı. Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) özellikle Telif Hakları Yasası’nın çıkış sürecinde önemli bir rol oynadı. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin birleşmesiyle birlikte büyüyen pazar yeni sivil toplum örgütlerini de bünyesinde kattı. Bunlar arasında TESİD, TÜTED özellikle telekomünikasyon konusunda sektöre ışık tuttu. Bütün bu sivil toplum örgütlerinin yanısıra sektör bir de Bilişim Muhabirleri Derneği’ne kavuştu. Bilişim alanında faaliyet yürüten yayın organlarında çalışan gazetecilerin kurduğu dernek bu süre içerisinde kuruluşunu tamamladı ve çalışmalarına başladı.

Bilişim sektörü için BThaber’in son 300 sayıda gözlediği en önemli gelişme işadamları örgütleri içinde Bilişim sektörünün kendi birimlerini kurmaya başlamaları oldu. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği içinde bilişim sektörünün komiteleri oluşturuldu. Böylece sektör ekonominin en yaygın temsil organlarında kendine yer edindi.

TÜSİAD da bilişim sektörüne, yeni ekonomiye ayrıcalıklı yer veren örgütler arasında yer aldı. TÜSİAD, kendi bünyesinde sektörü izlemek ve sonuçlarına uygun tedbirler almak için komiteler oluşturdu. Benzer yapılanma Mühendis Odaları bünyesinde gerçekleşti. Henüz sayıları sınırlı da olsa bilgisayar şirketleri için ticaret odalarında kırtasiye ve rulmancılar bölümlerinden ayrılıp ayrı komiteler oluşturuldu. Yine bu süreç içerisinde TBMM’de Bilgi ve Bilgi Teknolojileri Grubu kuruldu. Böylelikle bilişim teknolojileri konusu Meclis çatısı altında da tartışılmaya başlandı.

Aslında bu süre içerisinde sivil toplum örgütleri sadece ülke içinde faaliyet göstermekle kalmadı. Küreselleşme eğilimine ve sektörün küresel tavrına uygun bir yapılanma içine girdi. Örneğin TBV Bilişim’99 etkinlikleri kapsamında Türk-Yunan Bilgi Toplumu Forumu düzenledi. Toplantının amacı iki ülkenin bilgi toplumuna giden yolda katkı sağlamaktı. Daha sonra aynı içerikli toplantı Yunanistan’da tekrarlandı. (27 Aralık 1999, Sayı: 249) Böylece iki ülke Bilişim sektörünün yakınlaşması ve bölgeye yönelik politikalar belirlemeleri konusunda ileri bir adım atılmış oldu

Bu çalışmaların yanısıra sivil toplum örgütleri Türkiye açısından büyük önem taşıyan konularda alternatif çözümler de sundular. TBV’nin çalışmalarını tamamladığı Yeni Öğrenme Modeli ve Ulusal Birey Bilgi Sistemi projeleri söz konusu çözümler için iki güzel örneği oluşturuyor. Ayrıca sivil toplum örgütleri geçtiğimiz dönemde kamuda yürütülen ve Türkiye’nin geleceği konusunda anahtar rol oynayan bazı projelerin takipçisi olduklarını da yayınladıkları ortak deklarasyonlarla kamuoyuna duyurdular. İşte bunlardan bir tanesi TBD’nin öncülüğünde çeşitli kesimlerden 34 sivil toplum örgütünün ortak imzasıyla yayınlanan Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen teknoloji destekli eğitim çalışmalarına yönelik bir deklarasyondu. (17 Ağustos 1998, Sayı: 180) "Bilgi toplumuna dönüşmenin temel koşulu, evrensel bilgiyi bir kaynak olarak değerlendirmek, bilgi üretmek, bilgiye erişmek ve bilgiyi günlük yaşantıda etkin biçimde kullanmaktır" denilen deklarasyonda Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilk adımda gerçekleştirmeyi planladığı 3 bin okula, 50 bine yakın sayıda bilgisayar alımının da ciddi kaygılar uyandırdığı ifade edildi.

Sonuç olarak sektör son 5 yılda sivil toplum örgütü sayısını 2’ye katladı. Çeşitli gruplarda bilişim teknolojileri tartışılmaya başlandı. Ayrıca sivil toplum örgütleri Türkiye açısından önemli konularda çözüm önerileri niteliğini taşıyan projeler geliştirildi. Şimdi sektörün umudu sivil toplum örgütlerinin artan sayılarından öte ağırlığının artması, daha fazla sayıda çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve bu önerilerin sorunların çözümlerinde hayata geçmesi.

gunesk@interpro.com.tr