Lutfen Tiklayin

Edip Öymen
eeoymen@hotmail.com

Yeni bir siber sıkıntı

Bütün büyük uygar kentlerin merkezinde otomobil park sorunu var. Bizdekinin aksine, istediğiniz yerde duramazsınız. Aklınıza gelen yerde park edemezsiniz. Kaldırıma çıkamazsınız. Yaya yolunu ve garaj çıkışlarını kapatamazsınız. Ve kentte, park izni olmayan cadde ve sokaklarda asla park edemezsiniz. İzinli yerlerde de sadece belli bir süre için ve yüksek bir ücret ödeyerek durabilirsiniz. Bazı yerlerde bu, dakikalarla ölçülür. Kent merkezine ille otomobilinizle gidecekseniz, otoparka bırakacaksınız. Yüklü bir parayla birlikte tabii!

İzinli park sistemini aksaksız yürütmek için, birçok uygar kentte olduğu gibi Londra’da da traffic warden denilen özel otopark gözetmenleri vardır. Bunların bütün işi, kendilerine ayrılan birkaç sokakta sürekli dolaşıp, park süresini geçiren otomobil olup olmadığını kontrol etmektir. Ve herkes, bu görevlilerden nefret eder! Çünkü, park süresini 30 saniye dahi geçirene derhal cezayı orada yazıp cam sileceğinin altına yerleştirirler. Eğer cezayı kısa sürede ödemezseniz, mahkemeye celp yazısı gelir adresinize. Cezayı neden ödemediğinizi yargıca anlatırsınız o zaman.

Gözetmenler ile sürücüler arasında sık sık anlaşmazlık olur. Arabayı oraya park etmişti, hayır etmemiştim, süresini geçmişti, yok geçmemiştim diye...

Anlaşmazlıklar artık daha kolay çözülecek. Çünkü Londra’daki park gözetmenlerinin elinde artık defter kalem yok. Dijital bir kamera ile otomobilin park ettiği yerin resmini çekiyorlar. Böylece, sürücünün bazı itirazları işe yaramıyor. Örneğin, “Yangın çıkışını kapatıyordunuz” diyen gözetmene, sürücünün itirazı mümkün değil. Çünkü ihlalin fotoğrafı çekilmiş.

Dijital kamera, gözetmenin belindeki bilgisayara ve yazıcıya bağlı. Yazıcı, cezayı anında yazıyor. Bilgisayarda biriken resim ve bilgiler ise, merkeze aktarılıyor. Böylece, dört başı mamur bir “trafik ihlalleri veri bankası” oluşuyor.

Londra’nın göbeğine kadar özel otomobiliyle gitmeyi göze alanlar için bu yeni gözetmenler, durup dururken yeni bir “siber sıkıntı.”