Lutfen Tiklayin

Kemal Balcı
kbalci@tr-net.net.tr
Gazeteci-Yazar

Güneş giren devlete…

Hatırlarmısınız, bir ara duvarları camdan karakol yapılmıştı. Şeffaflık modası başlamıştı ve herkesi şaşırtan bir denemeydi. Fantastik ama umut veren bir deneme. Çabuk vazgeçildi. Denemenin toplumu şaşırtmasının nedeni, yüzlerce yıldır "Gözleri sımsıkı kapalı" devlete duyulan toplumsal tepkiydi.

Nasıl olmasın ki? Devletle toplum arasına örülen kalın kale duvarları, ortaçağ şatolarında yaşayan yönetici bir elit ve açık arazide yaşayan köylülere benzer ikili bir yapı oluşturmuştu. Kale duvarları içinde olup bitenden, geniş köylü yığınlarının haberi bile olmaz, kaledeki senyörler, canlarının istediği gibi köylünün ürününe vergi koyar ve istedikleri gibi de bu gelirleri harcardı.

Modern çağda bu ikili yapı az gelişmiş toplumların alameti farikası olmaya devam etti. Geniş yığınların karar süreçlerine katkısı 4-5 yılda bir yapılan seçimlerle sınırlıydı. Ne vergilerin oranına ne de harcamaların yönüne karışamazlardı. Toplumun hesap sorması bir yana, devlet adına yapılan hiç bir etkinlikten bilgi alması bile mümkün değildi.

Sayıştay'ın 1971 ile 1999 yıllarını kapsayan araştırmasına göre, devletin "kayıt dışı" harcamaları tam 116 milyar dolara ulaşmış durumda. Devletin yıllık bütçelerinde görülmeyen "saklı gelir" kalemlerinden yapılan harcamalar bunlar. Adeta devlet bir çeşit "gri ekonomi" yaratmış durumda. Kayıtlara geçmeyen devlet maliyesi olur mu?

Toplumun şeffaf devlete yönelik talebinde her geçen gün daha büyük bir artış olması ise bambaşka bir nedenden kaynaklanıyor. Günümüz dünyasında artık kalın kale duvarları arkasında saklanan devlet olarak kalmak mümkün değil. İletişim teknolojisinin sağladığı geniş olanaklar ve dünya ekonomisinin birbirine bağımlı kılınması, devletlerin gelir-gider hesapları başta olmak üzere hukuk dışı hiçbir eyleminin gizli kalmasına olanak tanımıyor. Bilgisayar, devlet ve toplumda yaygınlık

kazandıkça şeffaf karakollar gibi fantastik deneylere girişmeye de gerek kalmayacak. Devletler şeffaflaştıkça hastalıklı yanlarına daha kolay tanı konacak ve sağaltımı mümkün olacak.

Bilgisayar yaygınlaştıkça devletler perdelerini açmak zorunda kalacaklar. Toplum bilgilendikçe devleti yönetenler arasındaki hastalıklı ruhlar tedavi edilebilecek. Devletin geliri de harcaması da toplumun bilgisi ve denetimine açık hale gelecek.

Bilgisayar, güneş gibidir. Girdiği devletlere doktor girmez.