Lutfen Tiklayin

Akın Evren akine@interpro.com.tr

Yadeller aldı beni...

Biz krizin her türlüsüne çok uzun yıllardır alışkınız. Kalorifer yakıtından katı ve sıvı yağlara kadar tüm hidrokarbonların piyasadan ansızın yok olup nasıl karaborsaya düştüğünü, apartman balkonlarında benzin depolandığını, benzin kuyruğuna girebilmek için eşten dosttan ödünç benzin alındığını anımsayabilenler en az kırklı yaşlarda olmalılar.

Temel sorunlarımızdan birisi, birçok konuda sadece tek bir planımız olmasından kaynaklanıyor diye düşünüyorum. B planı, C planı, felaket planı diye birtakım başka planlar yapmak kaygımız neden yok? Sorunun düşünce sistematiğimizden gelen yanı, tek bir doğru olduğundan çok emin oluşumuz.

Ulusal kurtuluştan sonra benimsenen “demir ağlarla örmek anayurdu dört baştan” politikası, çok partili dönemle birlikte beton yollara dönüşmüştü. Tüm yerleşim birimlerini pazara açan ve toplumsal iletişime olumlu katkı yapan bu süreç çok uzun yılar boyu alternatifsiz olarak uygulandı durdu. Büyük kentlerde bile tek ulaşım seçeneği olarak benimsendi. Oysa bize cici arabalarını satan ülkelerin çalışanları işlerine demir tekerleklerin üzerinde gitmekteler. Hızlarına göre fiyatlanan ve hemen hepsi orta sınıf keselere uygun onlarca seçenekle, trenler tüm Avrupayı kuzeyden güneye katetmekte. Çoğu zaman uçakla da rekabet ederek.

Bu zararlı düşünceler nereden doğuyor diye sual ederseniz, son birkaç gündür İstanbul trafiğinin stresinden uzak birkaç işgünü yaşamamdan kaynaklanıyor. Otelden çıkıp birkaç adım ötede yeraltına dalıverip onbeş dakikada elli-altmış kilometre uzaktaki toplantınıza yetişince garip fikirlerle doluveriyorsunuz.

Şu anda yakaladığı büyüme temposu ve yüksek yaşam standartları ile öykündüğümüz Avrupa Birleşik Devletleri yaklaşan noel ve yeni yıl coşkusu içinde bile yapmaları gerekeni unutmuyorlar ve geleceği planlamaya çalışıyorlar. Bilgi toplumuna ne denli hazır olduklarını, eksiklerinin ne olduğunu görmeye çalışıyorlar. Gerekli yeni iş gücünü yaratamazlarsa 2003 yılında ulusal gelirlerinin yüzde üç daha az olacağının kaygısını bugünden çekip önlem almaya çalışıyorlar.

Radyasyonlu çayı hüp diye içen sayın politikacımız bugünlerde deli danalı sucuk mu yiyor acaba? Üç beş milyar dolar daha bulsak bir altı ay daha idare edebilir miyiz?

Bunlar yadellerin efkarı. Bakmayın siz. Birkaç günde kendime gelirim.