|
|
| TT ihalesine ISS’lerden tepki
Türk Telekom’un açacağını duyurduğu 300 bin RAS (Remote Access Server) ihalesi ISS’ler arasında huzursuzluk yarattı. Bu uygulamayla TT’nin ISS’lere büyük bir darbe vuracağını savunan Türk Internet Servis Sağlayıcıları Derneği, konuyu Rekabet Kurulu’na taşımaya hazırlanıyor. Meltem Demiryonar Türk Telekom’un geçtiğimiz günlerde ISS’lerin TT’den satın aldığı virtual pop’lara erişim olanağı sağlayacak olan 300 bin RAS (Remote Access Server) ihalesine gireceğini duyurması, ISS’ler arasında huzursuzluğa yol açtı. İhalenin ISS’lere büyük bir darbe vuracağını öne süren ISS yetkilileri, karara tepki gösterdi. Türkiye Internet Servis Sağlayıcıları Derneği (TISSAD) konuyu Rekabet Kurulu hakemliğinde çözme yolunda çalışmalarına başladı. Dernek içinde bir ekip oluşturulduğu ve ekibin Rekabet Kurulu’na iletilecek bir metnin üzerinde çalıştığı öğrenildi. TISSAD, bir çözüm sağlanamazsa Rekabet Kurulu’na başvuruda bulunmayı düşünüyor. TT’nin satış ve pazarlama bayileri olmak istemediklerini kesin bir dille ifade eden ISS yetkilileri, TT’nin asıl görevinin omurgayı kurmak ve ayakta tutmak olduğunu iddia ederek böyle bir ihaleye girmesini yersiz buluyorlar. ISS’lerin kendi altyapılarını kendilerinin oluşturabilmesi gerektiğini belirten yetkililer, TT’nin bu uygulamayla port satışını durdurarak ISS’lere kendi oluşturduğu altyapı üzerinden port kiralayacağını kaydediyorlar. Konuyla ilgili görüştüğümüz yetkililer, TT’nin bu uygulamasının ISS’lerin beklentilerine yanıt vermenin aksine, önlerini kestiği görüşünü savunuyorlar. ISS’lerin TT’yle yaşanan tartışmaları Rekabet Kurulu’na götürme sebepleri sadece RAS ihalesinden kaynaklanmıyor. ISS’ler ayrıca TT’nin dampinge giderek ve Kablo TV şebekesi üzerinden sınırsız hizmet vererek de haksız rekabet yarattığı görüşündeler. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Türkiye Internet Servis Sağlayıcılar Derneği (TISSAD), ISS’lerin TT’yi asli görevi olan taşıyıcılık faaliyetleri içinde görmek istediklerini belirterek, kurumun öncelikle gereksinim duyulan PRI ve veri hat başvurularını yanıtlaması ve sağlıklı çalışan bir omurgayı hayata geçirmesi gerektiğini belirtti. Tek bir işletmeden Virtual POP hizmetleri alınmasının ISS’ler için uygun olmadığını kaydeden TISSAD, kesintisiz hizmet vermek ve kalitelerini kontrol etmek için söz konusu hizmetlerin ISS’lerin kendi bünyelerinde yapılması gerektiğini savundu. “Bu tür hizmetleri verirken bize hizmet veren kurumun haksız rekabeti ile karşılaşmak doğru değildir” sözlerinin yer aldığı açıklamada, burada görevlerin ayrılmasında büyük fayda olacağı kaydedildi. Açıklama şöyle sona erdi: “Tüm batı ülkelerinde telekom sektörünün gelişmesinde görev paylaşımı dinamizmi arttırmış ve hizmet kalitesi ile ulaşılan kitleyi üst seviyeye taşımıştır. Internet hizmetlerinin bir tekel tarafından verilmeye çalışılması ülkemize zaman kaybettirecek bir gelişmedir.” Gediknet Teknik Müdürü Hakan Aşkar: “TT’nin bu uygulaması, çevirmeli Internet bağlantısından başka Internet hizmeti vermeyen yani leaseline, web tasarımı, kurumsal çözümler, e-ticaret, ağ çözümleri vermeyen ISS’leri batırır. Bu insanlar yalnızca çevirmeli bağlantı için yatırım yapıyorlar, portlar alıyorlar, PRI’lar çektiriyorlar. Hal böyleyken TT PRI’ları durdurup numara 7 sinyale geçeceğiz derse bu ISS’lerin tüm yatırımlarını değiştirmeleri gerekir.” Ada-Net Genel Müdürü Engin Karakaya: “Asıl zararı tüketici görecek” “Ortada başarılı olduğu söylenemeyecek bir Virtual POP işletimi varken ve bu konuda tepkiler yoğun bir şekilde ortaya koyulmuşken TT’nin neden böyle bir ihale açtığını anlamak olanaksız. Uzun zamandır bekleyen binlerce PRI ve kiralık hat başvurusu var. TT temel hizmetlerini sağlıklı biçimde veremiyor. Türk Telekom’un ISS olması katma değerli hizmetler vermesi ancak bu konularda haksız rekabet yaratmaması koşulu ile kabul edilebilir. Bu ihale ile kurulacak sistemle ISS’lerin uzun zamandır parasını da ödeyerek bekledikleri PRI hizmetinden TT’nin öncelikli olarak yararlanması anlamına geliyor. Aynı şekilde teknik sorunları da tamamen aşılmış olan SS7 olanağı da yine yalnızca TT’ye sunuluyor. Yatırımcıların önünün tıkanması, sektörün gelişmesinin engellenmesi anlamına gelen bu davranışlarla rekabet ortamı yaratılmasının önüne geçilerek aslında en büyük zarar yine tüketiciye verilecek.” Superonline Genel Müdürü Savaş Ünsal: “TTNet ayrı şirket olsun” “GSM bölümü TT’nin içinden doğru dürüst rekabet olsun diye ayrıldı. Biz gelecekte aynısının Internet’te de olmasını bekliyoruz. Dolayısıyla TT’nin kendi başına rekabet edebilecek bir şirketi olması lazım. Onların bahsettiği Virtual POP, TTnet’in bir POP’udur. Bu POP’u ondan alıp almamak bize verilmiş bir özgürlüktür. Zaten 4502 sayılı kanun da bunu gerektiriyor. Ben veri altyapımı yapabilirim. Bizim kabul etmediğimiz böyle bir zorlama. TT’nin burada hem bir sağlayıcı hem rakibimiz olması olmuyor. Biz TT’nin satış ve pazarlama şirketleri olmayacağız. Zaten kanun da bize hakkımızı vermiş 4502 ile. Biz şu an ISS derneği ile birlikte bu konu üzerinde çalışıyoruz. Bu iş artık yasal olarak ilerleyecek. Bizim dayanacak gücümüz kalmadı. Başka çaresi yok. TTNet’i ayrı bir şirket gibi ayırmalılar. Hodri meydan. O zaman Superonline da onların rakibi olur.” İş-Net Genel Müdürü Gökhan Sungur: “TT tek ISS olma çabasında” “TT’nin RAS ihalesine çıkışı bizi olumsuz etkiliyor, ayrıca doğru bulmuyorum. Çünkü ISS’lerin bu konuda özgür olması, kendi istedikleri teknolojik altyapıyı kullanabilmesi lazım. TT şu anda tek ISS olma gayreti içinde diye düşünüyorum. TT henüz resmi bir açıklama yapmadı. Sorduğumuz zaman yanıt alamıyoruz. RAS ihalesi ile ISS’ler yokolma noktasına gelmez, belirli bir yatırım var. Ama TT’nin bu ihaleye çıkması onları kullanacağı anlamına da gelmez. TT bu yatırımı yaparken ISS’lerle görüşüp onların taleplerini öğrenip, bu işi benimle yapar mısınız sorusunun cevabını alıp gitmiyor. Kendisi böyle bir yöntem belirlemiş, ben ISS’lere PRI vermem, herhangi bir olanak da tanımam, ancak kendi oluşturacağım altyapı üzerinden port kiralayarak ISS’lik yaptırırım düşüncesindeymiş gibi bir izlenim veriyor. Eğer böyle düşünüyorsa bu doğru bir düşünce değil. Numara 7 uygulamasına da başlayıp başlamayacakları belli değil. “ Başlarsak da kendimiz için başlayacağız” diyorlar. Yani net olan hiçbir açıklamaları yok.” Bnet Genel Müdürü Hakan Akan: “Tartışmayı Rekabet Kurulu’nun hakemliğinde çözelim” “Bizim TT’den şikayetimizi sadece RAS ihalesine bağlamamak lazım. TT istediği gibi teçhizat alımı yapabilir. Bizim buna karşı diyeceğimiz bir şey yok. Burada esas olay, TT’nin bir dampinge gitmiş olması. Yıllık 15 milyon liraya hizmet veriyor. Yarın özelleştirmeyle yabancı ortağın gelip reklama çıkması, daha agresif pazarlama yapmasıyla tam bir haksız rekabet gelebilir. Öbür taraftan bakıyorsunuz Türk insanının en ucuz Internet’i kullanmasını isteyen kurum Türk insanına dünyadaki en pahalı telefon ve veri hizmetlerini veriyor. Ve bunları da kendisi yatırım yapmadan, bütün herşeyi servis sağlayıcılardan ya da müşterilerden alarak gerçekleştiriyor. Şu anda dernek 5-6 kişilik bir ekiple Rekabet Kurulu’na iletilecek bir metni oluşturmaya çalışıyor. Niyetimiz bu aşamada Rekabet Kurulu’na gitmek değil. Biz sadece savlarımızı anlatıp bu tartışmanın Rekabet Kurulu’nun danışmanlığında çözülmesini istiyoruz. Gerekirse Rekabet Kurulu’na da başvurumuzu yapacağız. Keşke TT bizi dinlese ve bizim bakış açımızla baksa. Ya da Rekabet Kurulu hakemlik yapsa ve bu konu TT’ye ya da Türkiye’ye zarar vermeden çözülse. İkinci itirazımız TT’nin RAS ihalesiyle ISS’leri birer dağıtıcısı haline (reseller) getirmek istemesi. Elbette TT’den servisler alıp bunu son kullanıcıya satıyorsunuz ama burada bir katma değeriniz var. Bu servislerin bir kısmını kendi yatırımınızla kendi teknik gücünüzle kendi iş ve pazarlama gücünüzle yapıyorsunuz. Bunun anlamına bakmak lazım. ISS’ler birer dağıtıcı mı, yoksa bir endüstri mi olmalı? Biz dağıtıcı olmaktan memnunuz diyenlere hiç bir itirazımız yok. Onlar için seçenekler artırılsın. Telekom dışında da seçenekler olmalı. Ama ben altyapımı kendim oluşturacağım, kendim işleteceğim ve servis kalitemi kendim belirleyeceğim diyenlerin de önü tıkanmamalı. Kimse TT’nin yapacağını söylediği yatırıma göre geleceğini çizmek istemiyor. Siz bütün geleceğinizi TT’nin projeleri üzerine kuruyorsunuz. Çalışırsa tamam, çalışmazsa çalışmıyor. Bunun yanında rekabet kurulu başvurusunun çıkış konularından biri de kablo TV konusu. Kablo TV konusunda da haksız rekabet çok yüksek boyutlara gelmiş durumda. Bir kaç örnek gerekirse, bir kere ISS’ler makul bir modelle kablo TV şebekesinden servis veremiyorlar. Bu tamamen TT’ye bırakılmış durumda. TT kablo TV şebekesindeki servisini limitsiz hale getirmiş durumda. Yani siz bir veri hattı alıyorsunuz. 64 K. 65 K alamıyorsunuz. Ama kablo TV’de bütün modemler maksimum kapasiteye çıkarılmış durumda. Bunun iki sonucu var. Tabi ki herkes hızlı kullansın ama bir rekabet varsa alınanla satılanın ne olduğunu bilmek gerek. Bu rekabet açısından baktığınızda sağlıklı değil. İkincisi burada satılan bant TTnet şebekesinden alınıyor. TTnet şebekesinden alınırken de hiç bir ISS TTnet şebekesini yüzde 20’nin üzerinde kullanamazken TT herşeyi açmış saçmış ve çok ucuz bir rakamla servis satıyor. Bir de burada sizin parasını ödediğiniz bir servisi kullanamazken TT doğrudan son kullanıcıya maksimum servis vermeye çalışıyor.” TR-Net Genel Müdürü Coşkun Zümrütkaya: “TT’nin nasıl bir politika izleyeceğine ilişkin bize yansıyan resmi bir bilgi yok. TT Virtual POP kapasitesini artırmayı planlıyorsa bize de PRI yerine artık Virtual POP verir diye düşünüyorum.” |
|