|
|
| Yeni ekonomi krallığı
Liderliğini Mehmet Emin Karamehmet’in yaptığı Çukurova Grubu yeni ekonominin krallık tahtına oturdu. Geçtiğimiz hafta Dinç Bilgin’in sahip olduğu Sabah Grubu’nun tüm medya organlarını satın alarak medyanın da en büyükleri arasına giren Çukurova, böylece yeni ekonominin bütün alanlarında liderliği ele geçirdi. Yeni ekonominin üç temel ayağı olan teknoloji, finans ve medya alanlarında artık Çukurova’nın hakimiyeti kabul ediliyor. Bu temel yapılardan birinin eksikliği ya da gücünün zayıflığı yeni ekonomide şirketin başarı çizgisini de belirliyor. Güneş Kazdağlı Çukurova Holding’in temelleri Çukurova Sanayi İşletmeleri olarak 1888 yılında atıldı. Geleneksel ekonominin devleri Koç ve Sabancı’nın kral olduğu dönemlerde ise Çukurova, Adana ile Mersin arasında sıkışmış bir halde çalışmalarını sürdürüyordu. Daha sonra Caterpillar iş makinelerinin dağıtılıcılığını alan Çukurova İstanbul’a yerleşti. Uzun süre Şişli’deki mütevazi Holding Merkezi’nde çalışmalarını yürüten Çukurova Grubu 1980’den sonra finans sektörünün önünün açılması ile parlamaya başladı. Çukurova Yapı Kredi ve Pamukbank ile kısa sürede bankacılık sektöründe kendinden söz ettirmeye başladı. Finansla birlikte ithalat ve ihracat işlerini de yürüten Çukurova için sıçrama Turkcell ile gerçekleşti. 1994 yılında daha hiç kimseler mobil telefona inanmazken kendisine getirilen projeye “evet” diyerek riski göze alan Çukurova, belki de ilk kez yeni ekonominin en önemli kuralı olan “risk alma” kuralını işletti ve kazandı. Aldığı risk büyüktü kazancı da çok büyük oldu. Oysa aynı riski alması için geleneksel ekonominin krallarına da fırsat tanınmıştı. Ama onlar yeni ekonominin kurallarıyla henüz tanışmamışlardı. Ve risk almayı reddettiler. GSM operatörüyle 1994’de aldığı risk, Çukurova için hızla şansa dönüştü. Daha aradan 4 yıl geçmeden “krallığa doğru giden büyük yürüyüşün ayak sesleri” duyulmaya başladı. Çukurova GSM’deki üstünlüğünü iletişimin diğer alanlarına kaydırmaya başladı. Herkesden önce özel sektörde Internet işine girdi. ISS oldu. Ve Superonline’ı kurdu. Gerçekte Çukurova ilk medya denemesini ağ üzerinde gerçekleştirdi. İlk kez online yayıncılığa başladı. Kendi içeriğini kendi oluşturan ilk sitelerden biri oldu. Ama Çukurova’nın asıl önderliği bankacılık alanında gerçekleşti. Internet’i finans dünyasına taşıdı ve “Bankacılık Üssü”nü ilk kuran grup oldu. Onu başkaları takip etti. Finans dünyasının veri aktarımı altyapısını kurdu. Böylece sadece kendi bünyesinde değil aynı zamanda diğerlerine de hizmet verebilecek bir yapılanmayı başardı. GSM’in yaygınlaşması ve tahminler ötesi gelişmesinden sonra Turkcell, içe kapanık kalmadı. Bir bilişim şirketini, Turkcell’i ilk kez yurtdışı piyasaya açarak da bir ilke daha imza attı. Ayrıca yeni ekonominin dışa açılma ve evrensel düşünme kuralını daha önce harekete geçirdi ve hızla Orta Asya’ya, Balkanlara ve Kıbrıs’a açıldı. Azercell ve Kazakcell’i kurdu. Bu çabaları onu Türkiye’nin dışına taşıdı. Yeni ekonominin bir diğer kuralı olan yeni teknolojilere yönelme ve kullanma kuralını şirketlerinin hayat tarzı haline getirdi. Türkiye’nin, cep telefonunu, Internet aboneliğini, bankacılık üssünü, yüksek hızda veri aktarımını, mobil Internet’i tanımasında ve sevmesinde oldukça etkili oldu. Çukurova Grubu kendisiyle birlikte yeni ekonomiyi de güçlendirdi. Bir çok yeni şirkete destek oldu, ortak oldu ve onların ilerlemesi için çaba harcadı. Çok sayıda yeni iş alanı açılmasına yol açtı. Bunlardan biri DigiTürk’tü. DigiTürk ile Çukurova, yeni ve farklı bir medya alanına da girmiş oldu. Televizyon ve radyo yayınlarını halka tek uydu ile ulaştırmayı amaçlayan Çukurova bu alanda yeni iş imkanları yarattı. Ayrıca uzaktan etkileşimli eğitime adım attı. Artık Çukurova’nın Türkiye’nin yeni devi olduğu tartışılmaz bir hale gelirken son atak da daha önce belirttiğimiz gibi geçtiğimiz hafta gerçekleşti. Çukurova oluşturduğu üçlü ortaklık ile Dinç Bilgin’in tüm yayın organlarına bir gecede sahip oldu. Çukurova, Show TV’den sonra şimdi de ATV, Kanal 6 gibi televizyonlar ile çok sayıda radyo ve onlarca gazete ve derginin sahibi oldu. Bu atak ile Türkiye’nin medya devi Aydın Doğan’la yarışır hale geldi. Ama Aydın Doğan’dan asıl farkı ise Çukurova’nın yeni ekonominin kurallarını uygulamasından kaynaklanıyor. Teknolojinin, finansın ve medyanın sahibi olarak. Anımsanacağı gibi BThaber’in 17-23 Ocak 2000 tarihli sayısında “Geleceğin beş yıldızı” başlığı altında dünyanın yeni bir düzene hazırlandığı ve yeni düzenin en güçlü oyuncularının da bugünden geleceğin trendlerine yatırım yapan şirketler olacağı belirtilmişti. Haberde ayrıca işte bu trendlere yatırım yapan ve dolayısıyla Türkiye’de gelecekte parlayacak beş yıldız olduğu da kaydediliyor ve daha sonra da şöyle deniyordu; “Çukurova Holding, Doğan Holding, Doğuş Holding, Rumeli Holding ve Koç Holding. Geleceğin yıldızları yeni dünyaya hazır olmak için birer birer eksik yönlerini tamamlıyorlar. Çukurova Holding’in Show TV’nin yüzde 80’nini satın alması gibi.” Şimdi Çukurova yeni gelişmelerle yeni dünyada yıldızını biraz daha parlatıyor. |
|