Lutfen Tiklayin

Merhaba,

Geçen hafta inanılmaz yoğun geçti. Sanırım yıl sonu yaklaştığı için, sektörümüzün şirketleri hareketli günler geçiriyorlar. O toplantı senin bu toplantı benim koşturup durdum anlayacağın. Ama sana anlatacağım bir sürü hoş hikayem oldu.

Haftanın en ilgi çeken etkinliklerinden biri hiç kuşkusuz 9. Ulusal Kalite Kongresi’ydi. Herkes, heyecanla iki gün süren kongrenin ardından düzenlenen TÜSİAD - KalDer Kalite Ödülleri törenini bekledi. İtiraf etmem gerekir ki bu ödül töreni şimdiye kadar gördüklerimin en renklisi ve en heyecanlısıydı. Ödüle aday şirketlerin çalışanları salonu hınca hınç doldurmuştu. Neredeyse hepsi birer fanatik futbol taraftarını andırıyordu. Küçük ve Orta Ölçekli Kuruluşlar kategorisinde Başarı Ödülü alan Ata Yatırım’ın çalışanları, ödülü alınca sahneye öyle bir fırladılar ki görmeliydin. Hatta üzerinde ‘Ata Yatırım’ yazan bir de pankart açtılar. Tabi bunun üzerine Büyük Ölçekli Kuruluşlar kategorisinde Başarı Ödülü alan Artema Armatür Grubu çalışanları da boş durmadılar. Onlar da kendi şirketleri için tezahürat yapmaya başladılar. Kısacası ödül salonu bir panayır yerini andırıyordu. Kazananların coşkularını görmeliydin…

Ama ödül törenindeki hareketlilik bu kadarla bitmedi… Sıra Büyük Ödüller’in verilmesine geldiğinde bütün salon bir şok yaşadı. Neden mi? Çünkü Büyük Ödüller, kimseye verilmedi. Bu yıl aday şirketleri inceleyen seçici kurul, anlaşılan kimseyi bu ödülleri almak için yeterli bulmamış. Yani hem sevinç, hem de hüzün birlikte yaşandı bu yılki ödül töreninde…

Geçtiğimiz haftanın diğer önemli toplantılarından biri de Telekomünikasyon Arenası’ydı. Tabiki Ankara’dan gelen konuklar ağırlıklıydı. Kamu sektörü ve özel sektörün üst düzey yetkililerinin yanısıra siyasiler de yer aldılar bu kongrede. Fakat yine her zamanki konular tartışıldı. Somut sonuca ulaşılamadı. Ama yine de Türkiye telekomünikasyon sektörünün bütün boyutlarıyla ele alındığı bir kongre oldu.

Sektörün renkli haftasında bir diğer renkli toplantıyı da IBM düzenledi. IBM’in toplantısının ardından son günlerin sektör toplantılarında sıkça rastladığımız bir isim yer aldı. Kim mi? Tabii ki Candan Erçetin. I-BIMSA’nın 25. Yıl dönümünde de izlediğimiz sanatçı bu sefer de IBM’in toplantısında sektör yetkililerinin karşısına çıktı Toplantının adı “UNIX bakırla yeniden doğuyor” idi. Duyduğuma göre Candan Erçetin kulisteyken IBM’deki arkadaşlara “Niye bakır?” diye sormuş. Tabii sanatçının bu sorusuna uzun uzun cevap verme imkanı bulamadı IBM çalışanları. Ama yine de sahne alacak bir sanatçının, toplantı ile de ilgileniyor olması oldukça hoş. İnan öyle duygu dolu bir konserdi ki, salondaki herkes ayakta alkışladı.

Toplantı hikayelerimi daha da uzatmadan sana hemen kulağıma gelen bir haberi vermek istiyorum. Vuslat Doğan Sabancı, Ocak ayında doğum yapacakmış. Bir erkek çocuk bekleyen Vuslat Hanım, doğumu ABD’de gerçekleştirmeyi düşünüyormuş. Anlayacağın ufaklık hem Amerikan hem de Türk vatandaşı olacak.

Geçen akşam yorgun bir şekilde eve gitmiş ayaklarımı uzatıp televizyonun karşısına geçmiştim ki bir de ne göreyim; PCWeek’ten arkadaşımız Kazım Oğuz televizyonda. Show TV’deki “Kim 500 milyar ister?” yarışmasına katılan Kazım’ı izlerken sanki ben yarışıyormuşum gibi heyecanlandım. Neyse ki 16 milyarı aldı…

Bu arada umarım ilkokul öğretmeninin “Öğretmenler Günü”nü kutlamayı unutmamışsındır. Ben Cuma günü ilkokul öğretmenimi arayarak, hem gününü kutladım hem de eski günleri tekrar andık.

Bu haftalık benden bu kadar. Bakalım önümüzdeki hafta neler olacak?

Hoşçakal.