|
|
|
|
Hesabımızın olduğu bankanın hangisi
olduğuna bakılmaksızın, yurtiçi ve yurtdışındaki ATM
makinelerinden gece/gündüz para çekmek, almaya karar verdiğimiz malın
bedelini ödemek, hizmetler almak gibi işlemler tek bir banka kartı
ile yapılabilmektedir. Bunlar alıştığımız günlük işlerimiz
arasına girmiştir. Hepimizin cebinde en az bir banka kartı vardır.
Yukarıda bahsettiğimiz işlemler, teknik olarak karışık olmasının
yanı sıra, rekabet içinde olan ticari kurumların anlaşmaları ile mümkün
olabilmektedir.
Internet’in ortaya çıkması ile ekonomi ve bankacılık dünyasında büyük değişikler olmaktadır. Her banka Internet şubesini açmakta, mudilerinin banka şubelerine gelmeden işlemlerini evlerinden yapmalarına olanak sağlamaktadır. Bu arada akıllı torunlar bu işten ilave harçlık kazanmakta, dedeler ise kahve sohbetlerine imkan bulmakta. Bu durumda güvenlik önem kazanmaktadır. 2000-2005 yılları arasında banka sektöründe akıllı kartların yayılmasındaki itici güç güvenlik yerine iş (business) olacaktır. Bunlardan biri olmadan diğeri gelişemeyeceği halde, ilk yıllarda güvenlik çok fazla düşünülmeyecektir. Şimdilik bu gereksinim sayısal sertifikalar ile giderilecektir. Böylece cebimizde taşıdığımız banka kartından daha fazla işlevler bekler olduk. Standart olarak kullanılan manyetik bantlı kartlar bu kadar işlevi yerine getiremiyorlar ve sahneyi çipli kartlara, akıllı kartlara bırakıyorlar. Bu konuda Avrupa ülkeleri başı çekmekte. Bankalar tarafından verilecek çok işlevli kartlar üzerinde çalışacak uygulamalar bankalar tarafından mı sağlanmalı; yoksa kart sahiplerinin kendi gereksinimlerine göre uygulamaları kartlarına kendileri mi yüklemeliler? Başlangıçta birinci seçenek uygulanacak, bankalar kart üzerindeki uygulamaları kendileri belirleyecek, ancak bundan 10 yıl sonra kartlarımız üzerinde çalışan uygulamaları kendimiz seçerek kendi kartlarımızı oluşturacağız. Bir sonraki yazıda Fransa’daki “CB” kat uygulaması ile ilgili bazı rakamlar vereceğim. |
||||||||
|