|
| Öykümüz iki binli yılların
başında, Türkiye Cumhuriyeti diye adlandırılan ülkede geçmektedir.
O yıllarda bu ülkede Internet Servis Sağlayıcılığı (ISS) denilen iş
pek revaçtaymış. Ülkenin büyük grupları rekabetten geride kalmamak
ve birbirleriyle aşık atmaya devam etmek için birer birer ISS şirketi
kurmaya başlamışlar. Önceden işe başlayanlar almış başını yürümüş.
Sonradan bu işe başlayanlar öndekileri yakalamaya çalışırlarmış. İçlerinden bir tanesi en önde giden Ultra’ya bir türlü yetişememenin kızgınlığı ve hırsı ile sürekli debelenip durmaktaymış. Ultra da sanki nispet edermişçesine her 3 ayda bir müşteri sayısının 2 katına çıktığını anons eder dururmuş. Sonunda Ultra’yı kafasına takan bu şirketin genel müdürü bir danışman tutmaya karar vermiş. Yardımcıları da satış ve pazarlama üstadı olan birisini bulmuşlar. Hemen bir toplantı organize edilmiş. Toplantıda genel müdür üstada derdini anlatmış; “Üstadım, inanın deli olacağım. Bu işe bu kadar para gömdük, bu kadar insan çalıştırıyoruz. Sürekli reklam veriyoruz. Ama şu Ultra’nın başarısını bir türlü yakalayamadık”. Üstat sormuş; “Nedir Ultra’nın yaptığı ve sizin yapamadığınız?”. Genel müdür cevap vermiş: “Efendim, tam biz Ultra’ya abone sayısı bakımından yetiştik diyoruz, bir bakıyorsunuz Ultra müşteri sayısının 2 katına çıktığını anons ediyor. Biz çalışıyoruz çabalıyoruz, tam abone sayılarına yetiştik diyoruz. O da ne Ultra yine bir açıklama yapmış ve abone sayıları farkı yine açılmış. Yakalayamadık gitti şu Ultra’yı. Üstat: “Efendim bana bir 15 gün müsade edin, olayı inceleyeyim ve bir raporla size geri döneyim demiş.” Aradan 15 gün geçmiş ve üstat raporuyla geri gelmiş. Yapılan toplantıya katılan herkes raporu aldıkları zaman şok geçirmişler. Çünkü, rapor içinde bir fıkra içeren bir sayfadan ibaretmiş. Fıkraya gelince: 75 yaşında bir ihtiyar psikiyatristine dert yanıyormuş: “Doktor Bey, arkadaşım Halil beni deli edecek. Kahvede bana hergün, ormanda nasıl 5 km. koştuğunu, çeyrek kuzuyu nasıl yediğini, havuzda 15 dakika nasıl yüzdüğünü, 1 saat Latin dansı yaptığını ve hanımıyla mutlu bir cinsel hayatının olduğunu söylemekte. Yahu, bu iş bir gün olsa anlayacağım, adam her gün gelip bıkmadan usanmadan bana bu yaptıklarını söylüyor. Komplekse kapıldım Doktor Bey, bir kendime bir ona bakıyorum. İnanın tüm yaşamım allak bullak oldu. Hayatım karardı, bana iyileşmem için bir çözüm yolu gösterin” Doktor hastasına şöyle bir bakmış ve “Ali Bey, sizin ilacınız belli, o size ne söylüyorsa siz de aynılarını ona söyleyin, böylece siz de rahatlarsınız” Hikayemiz devam edecek… |
||||||||
|