Lutfen Tiklayin

Merhaba,

Nereden başlasam bilemiyorum. Bu hafta sana çok anlatacaklarım var. Hani geçenlerde bahsetmiştim sana; ayak ilk ayak basan insan olarak tanınan Neil Armstrong’un bir toplantı için Türkiye’ye geleceğinden. Evet işte o toplantı bu hafta yapıldı. Ericsson tarafından düzenlenen 3G Zirvesi’nin açılış ve kapanış konuşmalarını yapan Armstrong mütevazi ve sempatik tavırlarıyla herkesin ilgi odağı oldu. Armstrong, uzaya gitmelerinin sıvı yakıtlı roket ve elektronik bilgisayarlar sayesinde gerçekleştiğini belirterek, 3G teknolojilerinin hayatımızda bir devrim yaratabilecek kadar önemli olduğunu anlattı. Armstrong’un sunumunda en çok ilgi çeken nokta ise ayda çekilen fotoğrafları oldu. Aslında Armstrong ile tanışmak ve sohbet edebilmek çok isterdim ama ne yazık ki fotoğraf bile çekilmesine izin vermedi. Yine de insanlık adına bu kadar büyük bir görevi yerine getirmiş birini yakından görebilmek ve konuşmasını dinleyebilmek çok güzel bir duyguydu. Öte yandan bir arkadaşımdan duyduğuma göre Neil Armstrong, dünyada hep 3G teknolojilerinin anlatıldı toplantılara katılıyormuş.

Ericsson’ın 3G Zirvesi çok kalabalıktı. İş dünyasının profesyonellerinden, kamu sektörünün üst düzey yetkililerine kadar herkes oradaydı. En eğlenceli kısmı da sokak röportajlarının gösterildiği bölümdü. İnsanlara sormuşlar; “Buzdolabınızın markete sipariş vermesini istermisiniz?” diye.. Verilen en komik cevap şöyleydi: “Olur mu canım! Ben o kadar acizmiyim markete gidip alışveriş yapamayacağım!” Bunun yanı sıra “3G teknolojileri hayatımızı nasıl etkileyecek sizce?” sorusuna ise verilen cevapların çoğu şöyleydi: “Tabii mutlaka edinmek gerek, çok faydalı birşey”…

Son bölümde gösterilen filmde ise 2007 yılında bir baba ile oğlu arasında geçen konuşmalar vardı. Babayla oğul bir ayçiçek tarlasının ortasında duruyorlardı. Bu da şu anlama geliyor ki; 2007 yılında cep telefonumuzdan trafik durumunu öğrenerek trafiğin olmadığı tarlalarda vakit geçirebileceğiz!!! Neyse şaka bir yana babayla oğul arasında geçen sohbet görülmeye değerdi doğrusu. Örneğin çocuk babasına şöyle bir soru sordu: “Baba’cığım eskiden niye insanlar ofis denilen yerlerde çalışıyorlardı?” Bakalım mobil teknolojiler hayatımıza bu denli girip, yeni nesilleri 4 duvar arasından kurtaracak mı?

Ericsson toplantıya katılan herkese çok şık bir dürbün hediye etti. Son dönemlerde yeni teknolojiler tanıtılan toplantılarda hep dürbün hediye ediliyor. Geçenlerde Canon’un Paris’te düzenlediği toplantıda da güzel bir dürbün hediye etmişlerdi. Acaba bize göremediğimiz birşeyler olduğunu mu söylemeye çalışıyorlar anlayamıyorum.

Öte yandan, geçen hafta Hewlett Packard’ın Berlin’de gerçekleştirdiği toplantısında çok genç olduğu halde oldukça yükselmiş bir bayanla tanıştığım. Toplantı sonrasında sohbet etme olanağı bulduğum bu bayan HP OpenView Yazılım Çözümleri Organizasyonu Başkan Yardımcısı Patty Azzarello idi. Azzarello sadece 38 yaşında. HP, kadın yöneticilerin ağırlıkta olduğu, şirketlerden biri. HP Türkiye’de Aysel Özal’dan bahsetmeme gerek yok sanırım. Üstelik şirketin başkanı da bir kadın: Carly Fiorina.Geçenlerde bir gazete de okuduğuma göre, HP Başkanı Carly Fiorina’nın eşi çalışmıyor! Çünkü Fiorina o kadar yoğun ki evine hiç vakit ayıramıyor. Tabiki böylece ev işlerini de eşi üstleniyor.

Bu haftalık da bu kadar.

Hoşçakal…