Lutfen Tiklayin

Kemal Balcı
kbalci@tr-net.net.tr
Gazeteci-Yazar

Mr. Doktor

Yaşı hayli ilerledi. İhtiyar diyemiyoruz ama, biraz geckince. İki kez açık kalp, bir kez göz ameliyatı geçirdi. Safra kesesinin alınması gibi küçük çapta olanları saymasak bile, hastane deneyimleri tıp bilgisini beklenenin çok üzerine çıkarmış durumda. Şimdi de Aort damarı birkaç yerinden tıkalı ve bacaklarına kan güçlükle ulaşabiliyor. Ameliyat olması gerek ama söz dinlemiyor. Doktorlara güvenini yitirmiş durumda.

Sebebi ise tıpta uygulanan yüksek teknoloji.

Doktorların artık eskisi gibi kendisiyle ilgilenmediklerinden yakınıyor. En küçük bir sağlık sorununda bile doktorların elle muayene, konuşarak bilgilendirme yerine hemen tahlil için bir başka birime göndermelerinden bıkıp usanmış durumda. Kan sayımı için beş tüp, idrar tahlili için bir şişe doldurması gerekiyor. Ardından bir şişe

renklendirici ilaç içip röntgende ışınlanmak, hele hele durumu daha ciddiyse Manyetik Rezonans'a gitmek gerekiyor. MR cihazına "yeni doktorum" diyor. Manyetik Rezonans'ı İngilizce "Mister"in kısaltılmışı gibi söyleyerek " Mister Doktor" diyor.

Eskiden doktorların kendisini uzun süre muayene ettiklerini, bu sürede doktoruyla kurduğu iletişim sayesinde hastalığının teşhis aşamasında bile iyileşmeye başladığını anlatıyor. Şimdilerde doktorların hastanın yüzüne bile bakmadan, tahlil sonuçlarını okuyup karar vermesi ağrına gidiyor. Tıpta teknoloji ilerledikçe doktor-hasta ilişkisinin tümüyle koptuğunu söylüyor.

Söyledikleri yabana atılır gibi değil. İnsanca ilişkileri körelten yüksek teknoloji teşhis ve tedavide çok başarılı sonuçlar getirse bile hastanın mutluluğunu artıramıyor. Oysa tedavinin ilk ve son amacı insanın mutluluğu. Yüksek teknolojinin sağladığı kolaylıklarla, araba tamir eder gibi hasta iyileştirme yönteminde sanırım bir sakatlık demiyeceğim ama bir eksiklik var gibi.

Hastalığının ciddi olmasına rağmen, doktor yerine Mister MR ile muhatap olma korkusu, hastaneye gitmesini önlüyorsa, bu yakınmalara kulak vermek lazım. Huysuz ve inatçı bir ihtiyarın kaprislerini aşan, insanca bir sıcaklık var yakınmalarında.

Siz olsanız ne düşünürdünüz bu konuda ?

Kalın sağlıcakla.