Liderler İstanbul’da buluştu

Süleyman Demirel Liderlik 2000 Konferansı’nda liderliği ömür boyu sürecek bir sınava benzetti: ‘‘Lider olarak mücadeleye giren kişi, kendisinde dağları devirecek gücü görmelidir. Görmüyorsa yola çıkmasın’’

Haber Merkezi

Yürekli Eğitim & Danışmanlık tarafından düzenlenen Liderlik 2000 Konferansı uluslararası liderlerin katılımıyla 14-15 Kasım tarihleri arasında İstanbul Swiss Otel’de gerçekleşti. İş hayatından siyasete, psikolojiden spora, tiyatrodan akademik dünyaya kadar hayatın farklı alanındaki liderler bu konferansta buluşma fırsatı yakaladılar.

Liderlik 2000 Konferansı’nın iş dünyası ve toplumdaki liderlik norm ve kalıplarını zorlayacağına dikkat çeken Yürekli Eğitim ve Danışmanlık Genel Müdürü Ayşegül Yürekli Şengör “Yaşamın her alanındaki liderlik kavramını ön plana çıkarmayı hedefledik. Bir diğer hedefimiz ise yaşamın tüm boyutlarında liderlik konusunu incelemek, farklı alanlarda liderlik uygulamalarına tanıklık ederken katılımcıların kendi dünyalarında fark yaratmalarını sağlayacak bilgi, beceri ve motivasyonu kazandırmak” dedi.

‘‘Liderlik 2000 Konferansı’’nın açılışında konuşan 9.Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, bin kadar izleyicinin bulunduğu konferansta, 40 yılı aşkın süren siyasi yaşamında 7 hükümet kurduğunu, başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı yaptığını belirterek ‘‘Liderlik, yaşam boyunca süren bir sınavdır. Bu sınavların ne şekilde olacağı da önceden kestirilemez. Lider olarak mücadeleye giren kişi, kendisinde dağları devirecek gücü görmelidir. Görmüyorsa yola çıkmasın’’ dedi.

Konferansın diğer açılış konuşmacısı Bülent Eczacıbaşı, yeni ekonomi anlayışının getirdiği değişikliklerle yönetim anlayışının tamamen değişikliğe uğradığını ve eski ekonomideki klasik komuta kontrol sisteminin çöktüğünü söyledi. Eczacıbaşı, yeni ekonomi sisteminde emir vermek, iş yaptırmak, kontrol etmek gibi kavramların değiştiğini, bunlara bağlı olarak yetki ve sorumluluk kavramlarının da değiştiğini, eski sisteme göre çalışana daha fazla insiyatif tanıyan, yaratıcılığa çok daha fazla önem veren bir sistemin geldiğini söyledi.

Konferans’ta bir konuşma yapan Peter Senge ise değişik bir yaklaşım sergileyerek, bilgi değil sanayi çağında olduğumuzu iddia etti. Yazar, yaptığı konuşmada ‘‘sanayi çağı devam ediyor’’ diyerek, ancak bilgi çağının yaklaşmakta olduğunu ve bu nedenle liderliğin önümüzdeki dönemde çok önemli hale geleceğini belirtti.

Toplumdaki herşeyin sanayi çağının ihtiyaçlarına göre düzenlendiğini iddia eden Senge, “Bugünkü sistem içinde mal üretilir gibi öğrenci yetiştiriliyor, ancak bu durum bu şekilde devam edemez. İçinde bulunduğumuz çağda kaynaklar yağmalanıyor. İnsanlık doğal kaynakların kullanılması konusunda başarılı olamadı’’ dedi. Senge geleceğin liderleriyle ilgili görüşlerini de şöyle özetledi:

‘‘Oysa yakın gelecekte liderin özellikleri olması istenecek. Yeni bir şey yaratan insanlar önem kazanacaklar. Geleceği şekillendirecek insanlar yani vizyonu olan insanlar önem kazanacak.’’

Tiyatrocu ve yönetim danışmanı Michael Maynard ise yaptığı konuşmada, işdünyasının spor dünyasından ve ordudan ilham almaya çalıştığına işaret ederek, tiyatronun da lider adaylarına ilham verebileceğini belirtti. Liderliğin bir kabiliyet meselesi olduğunu vurgulayan Maynard, bunun içgörü, insiyatif, ilham, katılım, doğaçlama gibi bazı unsurları olduğunu da dile getirdi.

Konferansın diğer bir konuşmacısı Yönetim Danışmanı Dave Taylor ise konuşmasında Antartika'yı 28 kişilik bir ekiple geçmeye çalışan ve bu deneyiminde başarısız olarak geri dönmek zorunda kalan Mr. Schkleton'ın yaşam sınırında verdiği kararları anlattı. Taylor, lider ve lider adaylarına “Umutsuzluğa düştüğünüz dönemde Antartika'nın ortasında 160 kilometre hızla esen rüzgar ve eksi 89 derecede 18 ay yaşam savaşı veren Schkleton ve ekibini hatırlayın’’ tavsiyesinde bulundu.