Lutfen Tiklayin

Ayda ilk adım kadar büyük bir atılım: 3G

WAP’ı bir fiyasko olarak tanımlayan Sean Faughnan, mobil dünyadaki belirsizlikten dolayı yatırımcıların çok gergin oldğunu söyledi. Bir geçiş dönemi içerisinde olduğumuzu belirten Faughman, operatörleri finansal tahminlerin çok gerçekçi yapmaları konsunda uyardı.

Haber Merkezi

Ericsson tarafından düzenlenen 3G (Üçüncü Nesil Mobil Teknolojileri) Zirvesi’nde, 3G teknolojisinin tüketicilere, kurumlara ve operatörlere sağlayacağı olanaklar, Türkiye’nin önündeki fırsatlar ve Ericsson’ın 3G vizyonu ayrıntılarıyla anlatıldı. Telekomünikasyon sektörünün uzmanlarının ve üst düzey şirket yöneticilerinin biraraya geldiği zirvenin açılış konuşmasını “Aya ilk ayak basan insan” Neil Armstrong yaptı. Armstrong, 3G’nin ayda ilk adım kadar büyük bir atılım olduğuna dikkat çekerek, 3G’nin bir çeşit teknolojik devrim olacağını söyledi. Günümüzde artık başarının ölçüsünün ekonomik güç olmadığını belirten Armstrong, “Bugün başarılı olmak için, bilgi ve iletişim teknolojilerini çok iyi bilmek ve yaratıcılığı kullanabilmek gerekiyor” dedi. Armstrong, çok büyük bir değişim içinde olduğumuzu ifade ederek sözlerine şöyle devam etti: “İş hayatının yanı sıra hükümetler de, yeni teknolojilerin öneminin farkına vardılar. Bütün süreçleri ve servisleri kolaylaştırmak için yeni geliştirilen teknolojileri kullanmaktan hiç kaçınmıyorlar ve bu konuda hızlı karar veriyorlar”.

2000 sonunda 3G lisans sayısı 70’i bulacak

Armstrong’un ardından Ericsson’ın 3G vizyonunu anlatan Ericsson Başkan Yardımcısı Göran Berntson, Ericsson’ın yıllardır 3G teknolojisinin geliştirilmesinde aktif rol oynadığını söyledi. 3G’ye yönelik olarak şebeke teknolojilerini geliştirmek için radyo, devre ve paket anahtarlama, iletim yönetim ve terminal teknolojileri konusunda birçok bilgiye gereksinim duyulacağını anlatan Berntson, Ericsson’ın bu alanların hepsinde son derece kuvvetli olduğunu kaydetti.

Berntson, “Yeni radyo frekans bantlarında 3G için operatörlere yönelik lisans işlemleri başladı. Avrupa’da yedi ülkeye 3G lisansı verildi. Bu yılın sonuna kadar lisans sayısının 70’i bulması bekleniyor. Türkiye’nin de lisans alan ülkeler arasında olmasını istiyoruz” dedi.

Berntson, Japonya’nın mobil Internet’te en fazla kullanıcıya sahip ülkelerden biri olduğunu, imode’un Japonya’da 70 milyon kullanıcısı olduğunu söyledi. Ayrıca, Japonya’nın WCDMA teknolojisine dayanan geniş bantlı radyo şebekelerini kurmak konusunda ayrıntılı planlarını duyuran ilk pazar olduğunu ve bu nedenle 3G servislerinin ilk olarak Japonya’da başlayacağını belirten Berntson, Japonya’da WCDMA şebekelerinin 2001 yılında işletmeye açılmasının planladığını kaydetti.

Berntson ayrıca, 3G teknolojisine girmek isteyen kurumların çok büyük yatırımlar yapmaları gerekeceğine, bu alanda müthiş bir rekabet olacağına dikkat çekti. 3G için, optimizasyonun adaptasyondan daha önemli olacağını söyleyen Bertson, sözlerine şöyle devam etti: “Pazara birçok yeni oyuncular girecek. Ama 3G sınırı ve sonu olmayan bir dünya. Bu nedenle bu oyunu kimin kazanacağı hiç belli değil”.

Cevaplanmayan çok soru var

Goldman Sacks Telekom Bölüm Başkanı Sean Faughnan, mobil veri alanındaki fırsatların her geçen gün daha da büyüdüğünden fakat henüz cevaplanmamış birçok soru olduğundan bahsetti. Faughnan’nın bu konudaki ilginç yorumu şöyle oldu: “Mobil veri 1999 yılında müthiş bir kavram olarak görülüyordu. Ama 2000’de gerçekler su yüzüne çıkmaya başladı. Önümüzdeki yıl ise, cevaplanamayacak çok fazla soru olacak. Çünkü WAP bir fiyaskoydu. GPRS ise şimdilik ertelenmiş gözüküyor”.

Bu belirsizlikten dolayı yatırımcıların çok gergin ve sinirli olduğunu anlatan Faughnan, bu alanda operatörlerin iş modellerinin henüz net olmadığını, içeriğin çok sınırlı olduğunu kaydetti. Faughnan, “Bir geçiş dönemi içerisindeyiz. Bu süreçte finansal tahminlerin çok gerçekçi yapılması gerekiyor. Operatörler için önemli olan ise, doğru işbirlikleri gerçekleştirmeleri. Çünkü herşeyi yapmaları zor olacak” dedi.

Türkiye’de 3G çalışmaları başlıyor

3G Zirvesi sonunda düzenlenen panelde, Üçüncü Nesil Teknolojiler’in Türkiye’deki gelişimi tartışıldı. Panelde konuşan Telekomünikasyon Üst Kurulu Başkanı Fatih M. Yurdal, Türkiye’de UMTS lisansı çalışmalarına 2001 yılının ortalarında başlanacağını açıkladı. Yurdal, diğer ülkelerde lisans verme konusunda bağımsız regülasyon operatörlerinin görevli olduğun, Türkiye’de bu konuda bir boşluk olduğunu söyledi. Yurdal, “Bu görevin Telekomünikasyon Üst Kurulu’na verilmesini talep edeceğiz” dedi.

Ulaştırma Bakanlığı Haberleşme Genel Müdür Yardımcısı Atilla Çelik, Türkiye’deki cep telefonu abone sayısının 12 milyona ulaştığını belirterek, 2003 yılında telekomünikasyon sektöründe tam olarak bir liberalleşmenin sağlanacağını söyledi. “Internet hizmetlerinin geliştirilmesi artık bir ülke politikası haline geldi” diyen Çelik, Internet ve mobil veri dahil olmak üzere her türlü teknolojinin uygun zamanda ve ortamda servise sunulacağını kaydetti. Çelik, bu hizmetlerin en az 5 operatör tarafından verilmesinin planladığını da açıklayarak sözlerine şöyle devam etti: “Operatörler arasında haksız rekabet ortamından kaçınmak gerekiyor. Çok yakında, telekomünikasyon kuruluşlarının nasıl yetkilendirileceğine yönelik bir yönetmelik oluşturulacak”.

WAP’ın gelişememesinin sebebi içerik

Dünyada bir dijital bölünme olduğundan bahseden Cüneyt Türktan ise, ekonomide dijitalleşmenin zorunlu hale geldiğini 3-5 yıl sonra Türkiye nüfusunun yüzde 50’sinin mobil kullanıcı olacağını söyledi. Türktan WAP teknolojisinin gelişememesinin sebebini içeriğe bağlayarak, “İçerik herşey demek. Ama operatörler de herşeyi yapamaz. Bu anlamda içerik sağlayıcıları ve uygulama sağlayıcıları operatörler için büyük önem kazanacak” dedi.

Ericsson Genel Müdürü Ersin Pamuksüzer, bu altyapı kurulduğunda bir hizmet sinsilesi ortaya çıkacağını ve burada toplumun her yerinden kurumlar için iş olanaklarının doğacağını söyledi.

3G nedir?

3G teknolojisi sayesinde, tek bir mobil cihazdan her türlü servise, her zaman ve her yerden erişim sağlandığında; iletişim, bilgi, medya ve eğlence arasında bugün mevcut olan sınırlar kalkacak. Servisler gerçek anlamda birleşecek. Bugün sabit olan birçok servis mobil hale gelecek ve birçok iletişim servisi için mobil olmak standart sayılacak. Nerede olursak olalım, ofisle görüntülü telefon görüşmesi yaparken aynı anda Internet’te dolaşabilecek veya evlerindeki arkadaşlarımızla etkileşimli oyunlar oynayabileceğiz.

3G ayrıca, erişim kolaylığı ve hız da sağlayacak. Gelecekte servislerin temelini oluşturacak paket tabanlı IP (Internet Protocol) teknolojisi, sürekli bağlantıda olabilmemiz anlamına gelecek: Dosya eklenmiş elektronik postaları cep telefonlarımıza anında indirileceğiz ya da bir tuşa basarak şirketimizin bilgisayar ağına bağlanabileceğiz. Bu sürekli bağlantı için, veri göndererek veya alarak şebeke kaynaklarını kullanmadığımız sürece herhangi bir ücret ödemeyeceğiz.

Geleceğin mobil şebeke teknolojisi ile makineler arası iletişim de daha yaygın olacak. Ev aletlerine entegre edilecek radyo modemlerle uzaktan kumanda ve arıza teşhisi mümkün olacak. Buzdolabımız otomatik olarak markete sipariş verebilecek, son kullanma tarihleri geçmiş ve tükenmiş ürünleri takip edebilecek.