Adına ne derseniz deyin. Vizyon da diyebilirsiniz, ilkokul andınızda her sabah tekerlediğiniz gibi Ülkü'm de… Önümüze uzatılmış bir havuç oldu mu yürüyüşümüz bile değişmez mi? Yaşamımızı güzelleştiren şeylerin arasında elde ettiklerimiz kadar elde edeceklerimiz, ya da en azından öyle umduklarımız da yok mu? Bireysel yaşamımıza anlam kazandıran beklenti ve umutlar, gerçekleşme yüzdelerine, gerçekleşme sürelerinin kısalığına göre sıralanırlar. Hafta sonunun gelmesi, maaş günleri olasılığı yüksek beklentilerdir. Satış primleri ve ikramiyeler daha çok kişisel çaba ve daha fazla risk içerir. Sarışın güzel kızın davetinize evet deyip demeyeceği daha da çok risk taşır. Bir yanda keyif ve mutluluk diğer yanda kalp kırıklığı vardır. Beyin ve bedenimiz tüm yaşayan organizmalarda olduğu gibi acıdan kaçan ve hazzı arayan bir yaşam algoritmasının türevlerini tüm karar ve seçim süreçlerine uygular ve beklentiler zincirini optimize eder. Bu doğal süreç iş diline çevrildiğinde, personel memnuniyeti, motivasyon, müşteri memnuniyeti, kollektif başarı, kazancın ve başarının paylaşımı, bireysel tatmin gibi sayısız kavramı besler. Siyasal programlar, ulusal vizyonlar da hep bu nedenlerle, geleceğin bu günden daha iyi olacağı hayalini canlı tutarlar. Sıkıntılar bir gün sona erecektir. Ulusal gelir beşe ona katlanacaktır. Vergiler düşürülecektir, sosyal hizmetler ücretsiz olacaktır. Ütopyalarla olabilir gibi görünen kısa vadeli hedefler ustaca paketlenerek umutlar sıcak tutulmaya çalışılır. Dikkat buyurulsun, insanlar bilinçlendiği ölçüde bu vaatler de daha gerçekçi ve kısa dönemli olmaya başlar. Bin yıllık bir gelecekten değil, yarından söz edilmeye başlanır. Manevi müşevviklerin yerini daha çok sayıyla ya da parayla ölçülebilenler almaya başlar. Kişisel mutluluğun temellerinden birisinin beklentilerle yetenekleri veya olanakları dengeleyebilmek olduğu söylenir. Bunu yapabilmek bir öz denetim ve öz değerlendirme yetisine bağlıdır. Toplumsal ölçekte de halkına doğruları söyleme cesareti olan yönetimlere gereksinir. Bunun tersi kısa dönemde belki daha fazla mutluluk sağlayabilir. Düşler aleminde geçen günlerden sonra bir sabah gerçeklerin dünyasında uyanılır. Düşlerin gerçekleşmesi ve gerçekleşebilir yeni düşlerle yola devam etmek hiç kuşkusuz seçeneklerin en güzelidir.
|