|
|
| AB’ye teknolojik uyum
Geçtiğimiz hafta açıklanan ve Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği için bir yol haritası niteliği taşıyan Katılım Ortaklığı Belgesi (2000 Regular Report From Commision on Turkey’s Progress Towards Accesion) ülkenin gündemine oturdu. Tüm basın yayın organları raporda yer alan demokrasi, insan hakları, ekonomi, eğitim ve Kıbrıs sorunu gibi konulara değinerek Türkiye’nin AB’ye giriş sürecinde hangi aşamaları tamamlaması gerektiğini gündeme getirdiler. Haber Merkezi Raporun açıklandığı 8 Kasım 2000 tarihinden bu yana tüm Türkiye bu belgenin içeriğini ve neler yapılması gerektiğini tartışıyor. 82 sayfalık bu rapor, bilişim sektörünü de yakından ilgilendiren önemli maddeleri içeriyor. Raporda enerji sektörünün ve KOBİ’lerin daha verimli çalışabilmesi için bilişim yatırımlarına önem verilmesi gerektiği de belirtildi. Diğer taraftan AB’ye giriş sürecinde gerçekleştirilmesi gereken en önemli konuların başında gelen özelleştirmede stratejik alanlar telekomünikasyon ve enerji sektörleri olarak belirleniyor. Türkiye ekonomisindeki gelişimde Ar-Ge’nin önemine de değinen rapor, Türk şirketlerinin AB fonlarından yararlanması ve AB projelerinde yer alması gerektiğinin de altını çiziyor. Rapor, ayrıca AB’ye girişteki ekonomik kriterlerin tamamlanmasında özelleştirmeyle elde edilecek gelirlerin büyük rolü olduğunu da kaydediyor. Bir an önce özelleştirilmesi gereken alanlar ise telekomünikasyon ve enerji olarak ortaya konuyor. Raporda, Türkiye’nin özelleştirme alanında büyük aşamalar kaydettiği, ancak AB’ye vadedilen hedefleri tutturamadığı belirtiliyor. Türkiye, 2000’deki özelleştirme çalışmalarıyla Gayri Safi Milli Hasıla’nın yüzde 3,5’u oranında gelir elde etmeyi vadetmiş bulunuyor. 2000 yılının ilk 8 ayında Türkiye’nin ancak yüzde 3’lük bir orana ulaşarak 8,5 milyar Euro’luk gelir elde ettiğini hatırlatan rapor, Türk Telekom’un özelleştirilmesinin hedefleri tutturamamanın önemli nedenlerinden biri olduğu vurgulayarak, bu konudaki çalışmaların bir an önce tamamlanması gerektiğini ifade ediyor. Telekom Yasası’nın uygulanması için yeni yasa Katılım Ortaklığı Belgesi’nde yeni Telekom Yasası’nın tamamlanması, GSM ihalelerinin gerçekleştirilmesi ve Telekomünikasyon Üst Kurulu’nun oluşturulmasının olumlu gelişmeler olduğu belirtilirken, bu gelişmelerin yeterli olmadığına da dikkat çekilmekte. Rapor, konuyla ilgili olarak şu ifadelere yer veriyor: “Türkiye telekomünikasyon ağları ve hizmetleri alanında büyük ilerleme gerçekleştirdi. Ancak yeni Telekom Yasası TT’nin etkisi ve devlet elinin hala TT’nin üzerinde olması nedeniyle düzenleyici otoritenin (Telekomünikasyon Üst Kurulu) bağımsızlığını tam anlamıyla sağlayamıyor. Ayrıca, TT’nin tarifelerini dengeleyebilmesi için yeni bir tarif düzenlemesine gerek var. Öte yandan kiralık hatlar, ses ve diğer hizmetleri regüle edecek bir mekanizmaya da gereksinim olduğu görülüyor. Bu düzenleme Internet ve diğer liberalleşmiş hizmetlerin de gelişmesini sağlayacaktır. Her mobil telefon operatörünün lisans alırken adil rekabet koşullarına sahip olması gerekmektedir. Orta vadede Türkiye’nin yeni Telekom Yasası’nın gerçek anlamda hayata geçirilmesini sağlayacak başka bir yasaya gereksinimi vardır.” Ar-Ge’de özel sektör nerede? Raporda Türkiye’nin bilimsel ve teknoloji alandaki Ar-Ge çalışmalarına da değiniliyor. 1999 yılında yayınlanan Katılım Ortaklığı Belgesi’nden bu yana Ar-Ge alanında gelişmelerin kaydedildiğini ifade eden rapor, Türkiye’nin Ar-Ge çalışmalarında AB ile işbirliği içinde olmasının önemini belirtiyor. Türkiye’nin AB çalışmalarına proje bazında katıldığı kaydedilirken, AB fonlarından yararlanılması gerekliliği de gündeme getiriliyor. 1997 verilerine göre Türkiye Gayri Safi Milli Hasıla’sının yüzde 0,49’unu Ar-Ge’ye ayırıyor. Raporda, 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı’na göre Türkiye’nin en geç 2005 yılına kadar bu oranı yüzde 1,5’a çıkarması gerektiği ifade ediliyor. KOBİ’lerin Ar-Ge desteğine gereksinimlerinin olduğu belirtilirken, bu işin sadece devlet tarafından üstlenilmesinin yeterli olmadığı ortaya konuyor. Bu alanda TÜBİTAK’ın önemli bir rol üstlendiğini vurgulayan rapor, Ar-Ge çalışmalarında özel sektörün yer almasının gerektiğini ancak özel sektörün bu alandaki girişimlerinin yok denilecek kadar az olduğunun altını çiziyor. Teknoloji KOBİ’leri ayakta tutacak Rapora göre Türkiye ekonomisinin bel kemiğini oluşturan KOBİ’ler için yeni yasal düzenlemelere gereksinim var. Raporda, KOBİ’lerin büyük kuruluşlarla aynı yasal düzenleme çerçevesinde iş yapmak zorunda bırakıldıklarını vurgulanarak, adil bir rekabet ortamı sağlanması gerektiği ifade ediliyor. Yasal düzenlemenin yanı sıra, KOBİ’lerin yönetim, sermaye ve teknoloji desteğine de gereksinimleri olduğu belirtiliyor. KOBİ’lere teknoloji desteği ve eğitimi sağlayan KOSGEB gibi kuruluş ve yapıların desteklenmesi ve artırılması gerektiğine değiniliyor. Konuların oldukça geniş kapsamlı ele alındığı raporda eğitim de ayrı bir bölüm olarak yer alıyor. 8 yıllık eğitimden söz eden rapor Türkiye’nin gelişiminde eğitimin önemine de değiniyor. Hatırlanacağı gibi geçtiğimiz aylarda Lizbon’da yapılan ve Internet’le ilgili alınan önemli kararlar nedeniyle “dotcom zirvesi” olarak adlandırılan Avrupa Zirvesi’nde de eğitim ağırlıklı olarak ele alınmıştı. Toplantıda Avrupa Birliği’ne bağlı ülkelerden okullarını Internet’e bağlamaları istenmiş ayrıca Avrupa’daki bütün okulların sanal dünyada birbirine bağlanıp ortak öğretime geçme projelerinden söz edilmişti. Rapora göre mevcut durum Katılım Ortaklığı Belgesi’nde yeni Telekom Yasası’nın telekomünikasyon sektörünün liberalleşmesi için önemli olduğu belirtildi. Ancak yasanın Türk Telekom’un ses üzerindeki tekelinin 2003 yılına kadar devam etmesini içermesi AB tarafından hoş karşılanmıyor. Telekomünikasyon Üst Kurulu’nun oluşturulması ve üyelerinin atanması da sektörün geleceği için olumlu görülüyor. 1999 yılında mobil telefon kullanıcılarının sayısının 8 milyona ulaştığı belirtilirken, 1999 sonunda 100 kişiye 14 hat düştüğü kaydedildi. Ayrıca sabit telefon kullanıcılarının da 20 milyona çıktığı ifade edildi. Üçüncü GSM ihalesinden sonra GSM aboneleri sayısında artış yaşandığına dikkat çekilirken, omurga ağının sayısallaştırılması konusunda da gelişme gözlemlendiği açıklandı. Rapora göre 1998’de yüzde 82,9 olan omurga ağlarının sayısallaşma oranı 1999’da yüzde 84,02’ye ulaştı. Internet abonelerinin 1,1 milyona ulaştığı kaydedilen raporda, 100 kişiye 6,5 adet PC düştüğü, ancak bu PC’lerin yüzde 1’inin Internet erişimi olduğu vurgulandı. |
|