|
|
|
|
| Fon var proje yok
Günümüzde bilişim sektörü sermaye arayışında. Ama sektör Avrupa Birliği’nin araştırma ve teknolojik gelişme alanına yönelik fon programlarından habersiz gibi görünüyor. Avrupa Komisyonu’nun Avrupa Birliği’ne üye olmayan Akdeniz ülkeleri için başlattığı Eumedis (Euro-Meditarrenian Information Society) programı için halen Türkiye’den bir proje başvurusu yapılmadı. Özgür Karagöz Avrupa Komisyonu’nun Akdeniz ülkeleriyle ekonomik ve ticari ilişkilerini geliştirmek ve bu ülkelerin gelişmesine katkıda bulunma düşüncesinden yola çıkarak başlattığı Eumedis Programı, AB’ye üye olmayan Akdeniz ülkelerini kapsıyor. Eumedis, bilgi toplumu pilot projelerini desteklemek üzere sağlık, kültürel miras ve turizm, endüstri için teknolojiler, eğitim ve elektronik ticaret başlıklarını içeriyor. Son başvuru tarihi 22 Ocak 2001 olan Eumedis Programı kapsamında, her konu başlığı için 7 milyon Euro olmak üzere toplam 35 milyon Euro bütçe ayrıldı. Onaylanan her projeye ise en az 1 milyon Euro verilmesi öngörülüyor. Eumedis programı, Avrupa Komisyonu’nun 1998-2002 yılları arasında geçerli olan ve bugünlerde 5. si gerçekleştirilen Çerçeve Programları’nın sadece ufak bir bölümü. 5. Çerçeve Programı (Fifth Framework Programme FP5) kapsamında daha birçok fon programı bulunuyor. Türkiye, 5. Çerçeve Programı’nın alt programı olan Conforming the International Role of Community Research - INCO2 (Topluluk Araştırmalarının Uluslararası Rolünün Teyidi) isimli alt programına katılıyor. Öte yandan, 5.Çerçeve Programı kapsamındaki Bilgi Toplumu Teknolojileri (IST - Information Society Technologies) adlı fon programının tanıtım konferansına Türkiye’den 15 kişilik bir ekip katılacak. Bu konferans, AB fonlarından yararlanabilmek adına Türkiye için çok önemli bir girişim olarak görülüyor. Fon olanakları artıyor Sabancı Üniversitesi Rektör Danışmanı Cemil Arıkan, Sabancı Üniversitesi olarak Eumedis programına 2 proje sunacaklarını açıkladı. Arıkan, bugün Türkiye’nin önceki yıllara göre çok daha fazla fona ulaşma olanağına sahip olduğunu vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: “Daha önce Türkiye’ye özgü fonlarda birtakım kısıtlamalar vardı. Yunan vetosuna tabi olan fonlar vardı. Ama artık bu veto kuralı ortadan kalktığı için, Türkiye bu fonlara ulaşabilir duruma geldi. Bu fırsatların çok iyi değerlendirilmesi gerekiyor”. Eumedis Programı’na Türkiye’den çok az başvuru olduğuna dikkat çeken Arıkan, Türkiye’de bu mekanizmayı bilen kurum ve insan sayısının az olduğunu söyledi. Eumedis Programı’yla ilgili her ülkede “Focal Point” adlı koordinatörler bulunuyor. Türkiye’de koordinatörlük görevini üstlenen Selahattin Kuru, bugüne kadar henüz proje başvurusu olmadığını söyledi. Kuru “Eumedis projeleri çok ufak projeler olmayacak. Zaten çok fazla proje desteklenmeyecek. Avrupa Birliği Komisyonu’nun da ölçüsü olan 5 proje sunulacak. Bu 5 projeden biri seçilecek” dedi. Katılım şartları Eumedis programından yararlanmak isteyen ülkelerin, ürettikleri projeler için ikisi Avrupa Birliği üyesi olmak üzere mümkün olduğunca çok ortakla konsorsiyum oluşturmaları gerekiyor. Hazırlanan projenin en fazla 3 yıl süreli olması da koşullar arasında yer alıyor. Proje dokümanları ise Avrupa Komisyonu’nun bu programla ilgilenen birimine gönderiliyor. Programla ilgili ayrıntılı bilgiye www.ispo.cec.be/eumedis adresinden ulaşılabiliyor. Türkiye sadece alt programa katılıyor 5. Çerçeve Programı’na katılmak için ülkelerin belli bir miktar ödeme yapması gerekiyor. Tübitak Uluslararası İşbirliği Daire Başkanlığı’ndan aldığımız bilgilere göre, bu ödeme oranları ülkelerin gayri safi milli hasılaları gözönünde bulundurularak hesaplanıyor. Ödeme yapıldığı takdirde ne kadar çok proje sunulursa, AB bunların hepsini destekliyor ve böylece yapılan ödemeler ülkeye geri kazandırılmış oluyor. Türkiye, mevcut altyapısıyla istenen yaklaşık 300 milyon Euro’luk ödemeyi yapamadığı için bu programa tam olarak katılamıyor. 5. Çerçeve Programı’nın 1998-2001 bütçesi yaklaşık olarak 15 milyar Euro. Bu noktada Türkiye sadece, 5. Çerçeve Programı’nın Conforming the International Role of Community Research - INCO2 (Topluluk Araştırmalarının Uluslararası Rolünün Teyidi) isimli alt programına katılıyor. INCO2 dışındaki diğer Çerçeve Programları’nda Avrupa Komisyonu’ndan bir fon alamıyor; sadece proje sunabiliyor. INCO Programı’nın bütçesi ise 475 milyon Euro. Bugün için fırsat kaçırılmış olsa da önümüzdeki dönemde 6. Çerçeve Programı’na katılınması planlanıyor. 6. Çerçeve Programı’na tam katılım için istenen rakam ise, 400-500 milyon Euro civarında. Fakat bu rakamın, programın gerçekleştirileceği dönemde Türkiye'’in koşullarına göre değişebileceği söyleniyor. Türkiye, önceki programlara da yalnızca proje bazında katılmıştı. 4. Çerçeve Programı’na 19 projeyle katıldı. Ancak o dönemde AB’ye giriş bu kadar gündemde değildi. Bu programlara katılımın, AB’ye giriş sürecini kolaylaştıran faktörlerden biri olduğu bir gerçek. Avrupa Komisyonu’nun bu programları kiritik faktör ve politik araç olarak kullandığı biliniyor. Ar-Ge altyapısı AB’ye girişte oldukça kritik bir nokta olarak görülüyor. Bilgi toplumu teknolojilerine 3.6 milyar Euro 5.Çerçeve Programı için ayrılan 15 milyar Euro’nun yaklaşık dörtte biri (3.6 milyar Euro) Bilgi Toplumu Teknolojileri (IST - Information Society Technologies) alanına tahsis edildi. Program Avrupa Komisyonu DG XIII tarafından yürütülüyor. IST, Avrupa Komisyonu 4.Çerçeve Programı (FP4) altında yürütülmüş olan Acts, Espirit ve Telematics Applications programlarını bir araya getiren ve bu programların kapsamını genişleten bir program. Böylelikle tek ve bütünleştirilmiş program yapısı ile bilgi işleyişi, haberleşme ve medya teknolojilerinin bir noktada birleştirilmesi sağlanıyor. Küresel bilgi toplumuna geçiş sürecinde, dış rekabete girebilecek yeni teknolojilerin ve şirketlerin yaratılması için tüm kaynakların tek bir havuzda toplanması gereksinimi ortaya çıkıyor. Bu program ile sadece bilgisayar ve iletişim endüstrilerinde yeni işlerin yaratılması söz konusu değil; eşya üretim ve satış yöntemleri, toplumsal yönetimlerin işleyişi, yeni çalışma ortamları ve insanların yaşam şartları gibi birçok farklı konuda (telekomünikasyondan kişisel haklara, teknolojik gelişmeden girişimci sermayeye kadar) önemli etkileri olabilecek ürün ve hizmetlerin oluşturulması sağlanacak. IST Programı’nın teknoloji geliştirmekten çok daha fazlasını yerine getirerek, Avrupa insanına ve girişimcilere bilgi toplumunun sunacağı tüm fırsatlardan yaralanmasında yardımcı olması amaçlanıyor. IST programı dört Anahtar Aksiyon (Key Action) etrafında yapılanıyor:
Ayrıca, yeni doğan teknolojiler ve geleceğin teknolojilerine (Future and emerging technologies) 319 milyon Euro ve araştırma sistemlerine (Research networking) 161 milyon Euro’luk fon ayrıldı. Bu fon programı, 6-8 Kasım 2000 tarihinde Fransa’nın Nice kentinde düzenlenecek bir konferansta tanıtılacak. Cemil Arıkan, bu konferansın ilgili kişilerle tanışmak açısından büyük önem taşıdığını ve konferansa ilk defa Türkiye’den büyük bir grup olarak katılımın gerçekleşeceğini söyledi. Arıkan, “Bu girişimler önümüzdeki süreçte Türkiye’nin önünü açacak. IST Türkiye için çok önemli bir kilometre taşı” dedi. Türkiye Bilişim Vakfı ise, bu konferansa katılmak isteyen için bir organizasyon düzenliyor. Konuyla ilgili bilgi veren TBV Genel Sekreteri Seres Ener, bu konferansta kurulacak yakın ilişkiler sayesinde, kuruluşların üye olmadan da projelerde yer alabildiklerini söyledi. Ener, TBV’nin bu yıl konferansa büyük şirketlerin yöneticileri, üniversite mensupları, araştırmacı ve basın mensuplarından oluşan 15 kişilik bir kadroyla katılacağını belirtti. Konferansa ilginin düşük olmasından yakınan Ener, bu alandaki çalışmaların daha AB’ye giriş aşamasındayken yapılması gerektiğini, böylece AB’ye girildiğinde bu fonlardan büyük oranda yararlanılabileceğini belirtti. IST programı kapsamında, 2-4 yıl sürecek programlar tercih ediliyor. Projelerde, birden fazla Avrupa Birliği’ne üye ülke yada asosiye devlet (genellikle bir Doğu Avrupa ülkesi veya İsrail) ortaklığı sağlanması ve bir konsorsiyum oluşturularak, proje önerisi verilmeden önce ortakların katkılarının ve genel amaçlarının belirlenmesi gerekiyor. Ürün geliştirmeye yönelik proje önerileri genellikle desteklenmiyor; proje önerisinin inovasyon içermesi bekleniyor. Projelere TÜBİTAK desteği DGXIII ve TÜBİTAK arasında yakın bir geçmişte yapılan bir anlaşmaya göre, 5. Çerçeve Programı’nda Avrupa Komisyonu’nun öngördüğü koşulları yerine getirebilecek, proje bazında katılacak sanayi kuruluşları, ArGe kurumları ve üniversiteler TÜBİTAK’tan Ar-Ge yardımı alabilecekler. Üniversite ve araştırma kurumları, sanayi kuruluşları ile işbirliği yaparak uluslararası projelere katılmak üzere, her bir proje özelinde 100 bin doları aşmamak üzere ArGe harcamalarının tamamı için destek alabiliyorlar. Uluslararası ArGe projelerinin bilgi teknolojileri, esnek üretim / otomasyon, ileri malzemeler, gen mühendisliği / bioteknoloji, uzay / havacılık ve çevreye duyarlı teknolojiler gibi öncelikli alanlarından birinde yapılması durumunda temel destek oranının yüzde 20’si kadar ilave destek verilebiliyor. Sanayi kesiminden katılımcılar için ise, Ar-Ge Yardımı’nın uygulama esasları çerçevesinde ilave destekler ile birlikte toplam destek oranının üst sınırı yüzde 60. Ayrıca üniversiteler yanlarında bir sanayici olmadan 5. Çerçeve Programı projelerine katılmaları durumunda, TÜBİTAK Araştırma Grupları tarafından uygulanan prosedür gereğince desteklenebiliyor. |
|