|
|
|
| GSM
ve sağlık gündemin parçası oldu. Bir yandan da toplumun sağlığı
ile bu denli ilgilenmesi sevindirici. Bu konuya, gelişmeleri duyurmak için
yeniden değineceğim.
TESİD, konuyla ilgili bir girişim başlattı. Hedef olabildiğince geniş bir taban oluşturup konuyu her yönüyle incelemek. Ardından İSO benzer bir çalışma başlatacaktı. İki sivil toplum örgütü birlikte çalışmaya başladılar. Yurtdışında da benzer çalışmalar yapılmakta. Kurulan Bağımsız Uzmanlar Kurulu bu çalışmaları incelemekle işe başladı. Bizden daha önce uygulamaya başlamış olan ve bizden daha yaygın şebekeler kurmuş olan ülkelerde, bize göre incelemeye konu olabilecek daha fazla birikim bulunmakta. GSM, ya da diğer hücresel telsiz iletişim türleri diğer ülkelerde nasıl uygulanıyorsa Türkiye’de de öyle uygulanmakta. Bu nedenle orada yapılan çalışmalar, bize ışık tutacak. İncelemeye alacağımız alanı uzun incelemelerden sonra belirlemek zorunda kalmayacağız. Üçüncü toplantı bu hafta Salı yapılıyor. Bu alanda kuşkusuz, ülkede son sözü söyleme yetkisi Telekomünikasyon Kurumu’nda. Yönetmelik, uyulacak esaslar, standartlar Telekomünikasyon Kurumu tarafından belirlenmek durumunda. Ancak, Ulaştırma Bakanlığı’nın yönetmeliği ile Çevre Bakanlığı’nın genelgesi, şu anda bu alandaki geçerli belgeler. Telekomünikasyon Kurumu’nun bunların hepsini yürürlükten kaldıracak tek bir yönetmelik hazırlaması ise doğal olarak vakit almakta. Bağımsız Uzmanlar Kurulu, elde ettiği sonuçları Kurum’a aktarmayı amaçlıyor. Beri yanda, yurtdışındaki çalışmalara bakıldığında, ortadaki en etraflı belge “The Stewart Report”. Burada bir kısım önerilerde bulunulsa bile bulgular hâlâ gözlem altında. Kısacası daha varsayım aşamasındayız. Çernobil’den sonra gıda maddelerindeki radyasyonu ölçemiyorduk. Ama elimizde bir ölçüt vardı. 800 bekerel’in üstü zararlıdır diye. Bugün, elimizde gene bir ölçüt var 41 V/m ya da daha düşük alan şiddeti zararsızdır diye. Uluslararası bir standart. Üstelik, GSM’in etkisini serbestçe ölçebiliyoruz, ölçtürebiliyoruz. |
||||||||
|