Yalçın Gerek
gereky@fit.com.tr

Ben MERNİS’i gördüm. Ya siz?

Geçenlerde yeni doğmuş kızımızın nüfus işlemi için yolumuz Sarıyer Nüfus Memurluğu’na düştü. Nüfus İdaresi yaklaşık 50 metrekarelik iki odadan oluşan bir yer. Yaklaşık 30 kişi oturmuş işlemleri için sıra bekliyorlar. Evraklarımızı ilgili memura verdikten sonra sıramızı beklemeye başladık. Yaklaşık bir saat bekledikten sonra dayanamadık. Bankonun diğer tarafında ve iç odada bilgisayar karşısında çalışan memurların ne yaptığını daha iyi görebilmek için biraz daha yaklaştık.

Bizim işimizi yapacak bayan sürekli olarak oflayıp puflayarak bilgisayara bir şeyler girmeye çalışıyordu. Gülümseyen bir yüz, afacan bir çocuğun merakı ve birazda fırça yeme korkusuna sahip bir tavırla “Kolay gelsin. Galiba bilgisayar sorun çıkartıyor?” diye bir soru yönelttik. Kadıncağız “Bir bu eksikti” yüz ifadesi ile şöyle bir baktı. Ancak herhalde gülümseyen yüzümüzün hatırına; ”Sormayın bütün gün bununla uğraşıp duruyoruz” diyerek yanıt verdi. İşte istediğimiz gerçekleşmiş ve yanıt almıştık. Yaklaşık beş dakika bilgi girişini izledik. Bu kadar yıldır Windows ortamında çalışan yazılım kullanmışlığımız olmasına karşın, bilgi giriş sırası bu kadar mantık dışı ve zor bir yazılım daha görmediğimizi rahatlıkla ifade edebiliriz. Bir işlemi bu yazılım üzerinde yapmasının süresi yaklaşık 15dakika. Bu arada klavye kullanım hızı da hiç fena değil.

Yazılımın ne zaman ve hangi amaç için yüklendiğini sorduğumuzda karşımıza “MERNİS” sihirli sözcüğü çıktı. Evet işte yıllardır dergilerde, gazetelerde ve hatta görsel basında adını sürekli duyduğumuz meşhur “MERNİS” canlı olarak karşımızdaydı.

Daha sonra memur hanımın “Bu adam da nereden çıktı. Biran önce göndereyim de kurtulayım şundan” düşüncesi torpili sayesinde sıra hemen bize geliverdi. Şaşkınlığımız bu kısmın bilgi girişinde daha da arttı. Hatta yeni doğan kızımızın cinsiyetine mecburen “KADIN” yazdığı zaman sinirlenmeye başladık. Neyse sonuçta yazıcıdan çıkan belgeyi aldık ve bir parça rahatladık. Bu arada nüfus kağıdını bir ay sonra alacağız.

Ancak aklımızda şu soru işaretleri daha o anda uyandı; i) hangi yazılımcılar bu kadar uygulamadan uzak yazılım geliştirirler? ii) böyle önemli bir projede iletişim altyapısı neden önceden hazır olmaz? iii) vatandaşın karşısında hizmet veren görevlilere neden yeterli eğitim verilmez ve onların tecrübeleri neden dinlenmez?

Ben MERNİS’i gördüm ya siz?