|
|
|
| Türk Telekom’un özelleştirilmesi tam
bakkal hesabına döndü. Yüzde kaçı? Kime ne kadar altın hisse? Bu,
kaç para ediyor? Kim nasıl ödeyecek?
Bütün bu hesaplar yapılırken, TT’nin altyapı yatırımlarını soran yok. Şimdi önemli olan, TT’nin bir kısmını mümkünse yabancılara satmak. Gerisi halledilir! Ama, özelleştirmek yetmiyor. Özelleştirilen şirketin, gerçekten öyle davranmasını sağlamak gerek. Bunun örneği, şu sırada İngiltere’de yaşanıyor. British Telecom (BT) özelleştirilip, tekeli sözde kırılmıştı. Bazı şirketler onunla rekabete bile girişmişti. Ama bütün bunlar, BT’nin hegemonyasını çok da etkilemedi. Çünkü 20.6 milyon haneye ve 6.4 milyon işyerine çekilen hatlara BT bakıyor. Ülkedeki 130 bin telefon kulübesine ve 30 bin teleks hattına da. Sadece İngiltere’de BT’nin 2.6 milyon kilometre fiberoptik kablosu döşeli. 7 bin sayısal santralden sorumlu. BT, ülkedeki tüm telefon hatlarının yüzde 98’ine sahip. Ama (kağıt üstünde) tekel “değil”! İsteyen, onunla rekabet edebilir! BT, ülkedeki tüm iletişim konularında hala tam bir tekel. Buna son örnek, America Online’nın durumu. AOL, İngilizlere ayda 14.99 Sterline sınırsız Internet kullanımı sunmak istiyordu. Ama, BT’nin santrallerini kullanacaktı. BT, bunun parasını AOL’den istiyordu. Şimdi bu yüzden AOL, sadece mevcut müşterilerine sınırsız Internet sunmaya karar verdi. Nitekim Alta Vista da, benzer bir girişimden vazgeçti. BT ile parada anlaşamadılar. Başka örnekler de var. BT, yabancılara satılmadı. Thatcher’in “halk kapitalizmi” dediği biçimde özelleştirildi: Halka satıldı. Ama şimdi halka, yani borsaya göre, BT’nin yönetimi hatalı. Hisse senetleri canlı değil. BT’de oy hakkı olmayan non-executive yöneticileri, BT’nin parçalanmasını öneriyor. Telefon hizmetleri bir yana, Internet ve mobil iletişim hizmetleri bir yana gitsin diyor. Ama BT ile Amerikan AT&T arasındaki ortaklık nedeniyle bu parçalanma gerçekleşse bile epey zahmetli olacak. Örnekten de görüldüğü gibi, özelleştirmek yetmiyor. Hele “bizimki”ninki kimbilir ne sorunlar doğuracak? |
||||||||
|