|
|
|
|
Ünlü İrlandalı rock topluluğu (U2)
bende bambaşka çağrışımlara yol açar. U-2 benim belleğimde
ABD'nin uydu öncesi casus uçaklarının en ünlüsüydü. Oysa, okunuşundan
kaynaklanan bir romantizme sahip şimdi.
Nereden çıktı rock müziği demeyin. Fazla ilişkim olmasa da uzaktan izlerim rock topluluklarını. Bu kez biraz daha ileriye gidip (U2) topluluğunun bugün (30 Ekim Pazartesi) piyasaya çıkacak en yeni albümünden bile haberdar olduğumu söyleyebilirim. Geçmişinizden kopamayacağınıza işaret eden "All That You Can't Leave Behind" adlı albümde Dublinli topluluk "Senin gibi olmayı/ senin gibi hissetmeyi denedim/ fakat sensiz olmuyor" diyor. Doğrudur. Geçmişinizden kopmadan yeniliklere yelken açmak ne kadar zorsa, herşeyi geride bırakmak da o kadar zor. Zoru başaranlar yok mu? Elbette var. Biz onların adını hedense hep zirvedekiler listesinde görüyoruz. Alışkanlıklar, saplantılar, takıntılar, her zaman olumsuz ve yanlış da olmayabilir. Ama ne çare ki, bilinen bir şeyin en iyisini yapmak, yenileşmeyi köreltir. Değişimi imkansız kılar. Değişimi isteyenler en azından eski alışkanlıklarını, hatta kendi geçmişlerini unutmak zorundadır. Kim derdi ki cep telefonu sayısı bir-iki yılda 11 milyona ulaşacak. Kim derdi ki kredi kartı sahibi sayısı bu ülkede üç-dört yılda 18 milyona varacak. 800'lü hatların kullanım hakkı için başvuran kişiye dönemin PTT yetkilileri "çılgın" gözüyle bakmışlardı. O şimdi bir dolar milyoneri. Türkiye, "European Card Review" dergisinde kredi kartında "en hızlı gelişen ülke" konumunda ve şimdiden Avrupa'nın ilk üç ülkesinden biri olmaya aday. Daha ilginç girişimler de var. Kablolu TV üzerinden sınırsız telefon konuşmasına sabit ücret uygulaması başlamak üzere. Merkez ve taşra temeline dayalı bankaların bu uygulamaya hemen destek vermeleri kaçınılmaz. Bir arkadaşım ise merkezi bir yayından cadde ve sokaklara, hatta kentiçi ulaşımı sağlayan toplu taşım araçlarına canlı reklam bağlantısı yapılması projesinde son aşamaya gelmiş durumda. Çok yakında adını "zirvedekiler listesi"nin en tepesinde görebilirsiniz. Geçmişten kopmak zor. Daha zor olan yeniliklere yelken açmak. Siz hangisini seçerdiniz? |
||||||||
|