|
|
İtalya'ya yirmi yıldır gider gelirim. Son ziyaretim, geçen hafta oldu. Milano'daki SMAU Bilişim Fuarı'nı baştan sona gezdim. Fuar etkinlikleri içinde yer alan Akdeniz Ülkeleri Konferansı'nda, Türkiye’deki KOBİ'lerin Bilişim sektörüne etkileri ile ilgili konuştum. Avrupa Topluluğu yetkililerinin ve Mısır, Fas, Tunus, İtalya gibi Akdeniz ülkeleri yetkililerinin görüşlerini dinledim. Yirmi yıl öncesinin İtalyası ile bugünkü Türkiye arasında çok sayıda benzerlik buluyorum. İstikrarsız koalisyon hükümetlerinin çalkantıları, Mafya'nın korkutucu gücü, devletin tepelerine kadar tırmanmış yolsuzlukların umutsuzluk veren büyük çapı, yüksek enflasyon nedeniyle Avrupa'da alay konusu olan Liret, devlet kapısında yığılmış verimsiz işgücü ve özel sektörün henüz iç pazarı aşamayan düşük kaliteli üretimi o dönemin temel özelliklerini oluşturmaktaydı. Bugün ise, gelişen ekonomisi, üretim yeteneği ve ince tasarım zevki ve kalitesi ile Avrupa Birliği'nin saygın ülkelerinden birisi var. Birçok alanda, doğal çevresi olan Akdeniz ülkelerine öncülük etmek konusunda istekli ve yetenekli. Bu dönüşüm bir çeyrek yüzyılda gerçekleşti. Enflasyonla, mafya ve yolsuzluklarla savaş ile başladı ve büyük zorluklarla sürdürüldü. İtalyan rönesansının insancıl ve demokratik değerlerine sıkıca sarılarak toplumsal fay kırıklarının restore edilmesi sosyal barışı ve refahı adım adım getirdi. Geçen Pazar günü yüzbinlerce genç, yaşlı İtalyan'ın "Fiera Milano"nun salonlarını tıkabasa doldurduklarını izledim. Orada da torbalarını küçük armağanlarla doldurmak ve oyun oynamak için gelenler var. Ne var ki, bir bilgisayar destekli çizim sunusunu Leonardo ustalığı ile sunan genç dam ve onun kadar ilgili ve dikkatli genç izleyicileri de vardı. Fuarın bana mesajı, artık yongaların yaşamın her alanına, onu güzelleştirmek ve kolaylaştırmak için dönülmez biçimde sızmış olduğuydu. Akıllı ev, akıllı araba, akıllı mutfak, akıllı telefon ve akıllı üretim ile ilgili yüzlerce uygulama ve teknoloji artık şaşırtıcı olmaktan çıkmıştı. Türkiye de artık benzer bir yolu yürümeye kararlı görünüyor. Belki biz bu işi daha hızlı gerçekleştiririz. Yirmi yılı on yıla indirmek bile önemli bir başarı olacaktır. Yolun ucundaki yeni hayat tüm çabalara değecektir.
|