MERNİS bir arpa boyu

Yıllardır gerek politik gerekse ödenek ayrılamaması gibi nedenlerle bir türlü somut bir adım atılamayan MERNİS Projesi, az gitti uz gitti, 24 yılda bir arpa boyu yol gitti. 1997 yılında kaynak ayrılarak yeniden hareketlendirilen MERNİS’in ilk somut adımı 28 Ekim’de vatandaşlara “ T.C. Kimlik Numarası” dağıtmak oldu. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü veritabanında bulunan ölü ve sağ 120 milyon kişiye 11 haneli kimlik numaraları verilmeye başlandı.

Gamze GÖKER

MERNİS Projesi ilk defa 1974 yılında yürürlüğe giren 1587 sayılı Nüfus Kanunu ile gündeme geldi ve 1976 yılında ihaleye açıldı. İhaleyi kazanan ODTÜ ile bir anlaşma yapılarak projenin çalışmalarına başlandı. Bu çalışma süresi de ne yazık ki oldukça uzun sürdü. Projede kullanılacak bilgisayar sistemleri 1984 yılında alındı. Buna rağmen sistemlerin kurulması 1986 yılını buldu. Çünkü çalışmaların yürütüleceği binanın inşaatı henüz tamamlanamamıştı. 2 yıl boyunca sistemler bodrumda bekletildi.

MERNİS için çeşitli zamanlarda farklı ödenek talepleri yapıldı. Proje kimi zaman unutuldu, kimi zaman ise en çok konuşulan konulardan biri oldu. 1996 yılına gelindiğinde ancak 600 ilçenin kayıtları bilgisayar ortamına girilebilmişti. MERNİS için önemli adımlar, 1997 yılından itibaren atılmaya başlandı. Bu tarihte, proje için davetiye yöntemiyle donanım ihalesi açıldı. İhaleyi o zamanlar Koç-Unisys adını taşıyan KoçSistem aldı. Yazılım geliştirme işini ise Likom üstlendi.

Daha sonraki yıllar, MERNİS’in nasıl hayata geçeceği tartışıldı. Bir dönem vatandaşlara nüfus cüzdanı yerine akıllı kart verilip verilmeyeceği gündeme geldi.

Proje yazılımının kesin kabulü ise 6 Haziran 2000 tarihinde yapıldı. Yazılımın 923 ilçeye yaygınlaştırılması ise Meteksan Sistem-Koç Sistem konsorsiyumu tarafından gerçekleştirildi.

Yaygınlaştırma projesinin ardından sıra şimdi de vatandaşlara numaraların dağıtılmasına geldi. Kişilerle numaraların eşleştirilmesinden ibaret olan bu uygulama sonucunda vatandaşların vergi, sosyal güvenlik, askerlik gibi alanlardaki bilgilerine tek bir numaradan ulaşmak hedefleniyor. Ancak bu numaraların işlevsel olabilmesi için diğer kamu kurumları tarafından da kabul edilmesi ve kullanılması gerekiyor.

Uygulamanın 28 Ekim’de 923 ilçede başlayacağını açıklayan Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdür Yardımcısı Amir Çiçek tamamen bilgisayar tarafından sistematik bir algoritma dahilinde verilecek numaraların cinsiyet, nüfusa kayıtlı olunan il gibi herhangi bir bilgi içermeyeceğini belirtti. Kimlik numaraları www.nvi.gov.tr adresinden ve 923 nolu telefondan da öğrenilebilecek. “Cilt no” gibi kişisel numaralar kullanılarak isim benzerliği olan kişiler de bir hata olmaksızın kendi kimlik numaralarına ulaşabilecek. Verilecek T.C. kimlik numaraları 9 asıl 2 sağlama (check digit) olmak üzere toplam 11 haneli olacak.

Çiçek, resmi bir öğrenme biçimi olmadığından numarayı Internet veya telefonla öğrenmenin kişiye pek yararı olmadığını vurguladı. Amir Çiçek sözlerini şöyle sürdürdü: “ T.C. kimlik numarası kurumlar tarafından istendiğinde yoğun bir taleple karşılaşacağımızdan biz de nüfus kayıt örneğini vermeyi düşünüyoruz. 28 Ekim’de hemen tüm kurumlar kullanacak veya bütün vatandaşlar öğrenecek diye bir şey yok. Numaraların yedeklerini merkeze alacağız, veriambarı oluşturacağız. Orada eşleme programı ile hataları düzelteceğiz, daha sonra kamu kurumlarına açacağız. Vatandaş yaşadığı sürece ve öldükten sonra da ismiyle birlikte bu numara kullanılacak. Diğer kurumlar başka numaralar verse de bizim verdiğimiz numarayı anahtar olarak kullanacak.”

İlçelerin veritabanında tutulan bilgilerin güncel olarak merkezi veritabanına aktarabilmesi için ağ kurulması gerektiğini hatırlatan Çiçek, gelecek yıl ödenek ayrılırsa ağ kurmak istediklerini söyledi. Şu anda elektronik ortamda hizmet verdiklerine dikkati çeken Çiçek, kullanılan yazılımın web uyumlu bir yazılım olduğunun altını çizdi.

İki boyutlu barkodlu kimlik kartı gelebilir

T.C kimlik numaralarının vatandaşa ulaşmasının en gerçekçi yolunun nüfus cüzdanı verilmesi olduğuna değinen Amir Çiçek, çağdaş, tahrifata ve sahtekarlığa izin vermeyen, görünen ve görünmeyen güvenlik unsurları tam olan bir kimlik kartı oluşturmayı hedeflediklerini açıkladı. Manyetik kartların pek güvenli olmadığını, yongalı kartın maliyetinin yüksek olduğunu belirten Çiçek, akıllı ve lazer kartların da üzerinde çalışılan alternatiflerden olduğunu ancak ağırlığın içine imza, fotoğraf ve istenirse parmak izi de konulabilen iki boyutlu barkodlu karttan yana olduğunu söyledi. Çiçek, barkodlu kartın maliyetinin de yaklaşık 1 dolardan aşağı olmayacağını vurguladı. Amir Çiçek, bu uygulamayı Yap-İşlet-Devret Modeli ile en çabuk ve en iyi şekilde yapabilecekleri konusunda görüş birliğine vardıklarını, bunun için ise bir kanun değişikliği gerektiğini hatırlattı. Yeni kimlik kartı projesi her yıl 15 milyon kişiye verilerek 5 yılda ancak tamamlanabilecek.

MERNİS için 100 trilyonluk yeni yatırım

Çiçek, kaynak verilmesine bağlı olarak 2001’de kart ihalesine çıkılabileceğini,Yap-İşlet-Devret modeli uygulanırsa kimlik kartı maliyetinin vatandaştan isteneceğini söyledi. Amir Çiçek yaklaşık 3-4 trilyon liralık ağ altyapısı ve yeni kimlik kartı dahil olmak üzere önümüzdeki dönemde MERNİS için yaklaşık 100 trilyon liralık yatırım yapılacağını açıkladı.

Projenin üzerinde çok konuşulan tartışılan bu aşamalarının dışında bir de pek üzerinde durulmayan bilgi toplama aşaması var. Yani yeni kimlik kartlarında bulunacak fotoğraf, imza, parmak izi gibi bilgilerin vatandaştan güvenli bir biçimde toplanması, bir onay mekanizmasından geçirilmesi, bilgisayar ortamına aktarılması kısmı belki de üzerinde en çok durulması gereken, en çok maliyet getiren aşama. Ayrıca üretilen kimlik kartlarının yine güvenli bir biçimde vatandaşa ulaştırılması aşaması da yine önemle üzerinde durulması gereken bir konu.

MERNİS projesi hayata geçtiğinde sayımda eve kapanmaya gerek kalmayacak algılayışının yanlış olduğunun altını çizen Amir Çiçek şöyle konuştu: “ İstatistiki bilgilerin elde edilmesi, sayım yapılması MERNİS’le sağlanabilecek gibi yanlış bir anlayış var. Sayım yalnızca sayı tespiti anlamına gelmiyor. Eğer yalnızca yaş, cinsiyet ve kişi sayısı isteniyorsa MERNİS Projesi bu bilgileri verebilir. Ancak eğitim, sağlık, sosyo-ekonomik düzey gibi bilgilerin MERNİS’le yanıtlanması mümkün değil. Nüfus kanununda nüfus kütüğünde bulunması gereken bilgilerin tamamı yeni kimlik üzerinde de bulunacak ama örneğin adres güncelleme bizim kurumumuzun görevi değil.”

gamzeg@interpro.com.tr