|
|
|
|
| Kablosuz Internet'te yeni cephe
Dünyanın en büyük Internet erişim sağlayıcısı ve yine dünyanın en büyük kablosuz şebeke operatörü ve teknoloji geliştiricisi bir araya gelirse ne olur dersiniz? Mahir B. Aşut Bugüne dek; kablosuz iletişim, WAP, WDML, HDML vs teknolojiler konusunda bildiklerinizi unutmaya hazırlanın! 32 milyon abonesi ile Japonya’nın ve dünyanın en büyük kablosuz veri iletişimi sağlayıcısı NTT DoCoMo (Do Communications Mobile) i-mode teknolojisini AOL (ve diğer ortakları) ile dünyaya sunmaya hazırlanıyor! Geçtiğimiz günlerde tüm dünyaya duyurulan America Online ve NTT DoCoMo işbirliği, AOL’un içerik konusundaki deneyimi ve NTT DoCoMo’nun ileri mobil teknolojisini bir araya getiriyor. Yapılan anlaşma uyarınca NTT DoCoMo, AOL Japonya’nın yüzde 42.3’lük hissesini 100 milyon dolara satın aldı. AOL, Japonya’ya sağlam bir adım atarken, NTT DoCoMo her zaman hayalini kurduğu dünya egemenliğine biraz daha yaklaşmış oldu. Detaylarına ve etkilerine ayrıntılı olarak değineceğimiz işbirliği anahatları ile şunları içeriyor:
Anlaşma -her ne kadar açıkça ifade edilmese de- DoCoMo i-mode servislerinin, AOL içeriği ile birlikte ABD ve Avrupa’ya taşınmasını da öngörüyor. Her şey değişebilir Geçtiğimiz yıl ve bu yılki CeBIT fuarlarında değişimine ve gelişimine yakından tanık olma fırsatı bulduğumuz NTT DoCoMo, toplam 32 milyonu bulan abone sayısıyla dünyanın en büyük ulusal kablosuz iletişim servisleri sağlayıcısı. DoCoMo yalnızca abone sayısı ile değil geliştirdiği teknolojiler ve sunduğu servisler ile de dünyanın geri kalanından çok daha ileride. Kablosuz iletişimde en ileri ülkeler olarak görülen Kuzey Avrupalılardan bile bir yıl önde oldukları uzmanların ortak görüşü. Masanın diğer tarafında AOL bulunuyor. 23 milyonu aşan abonesi ile AOL dünyanın en büyük Internet servis sağlayıcısı konumunda. AOL’u önemli kılan yalnızca büyük bir servis sağlayıcı olması değil. Aynı zamanda dünyanın en yaygın kullanılan elektronik posta ve mesajlaşma servislerine ve çok zengin bir içeriğe sahip olması AOL’u Internet’in en büyükleri arasında koymaya yetiyor. Her iki kuruluşun da bu işbirliğinden çok ciddi beklentileri var. NTT DoCoMo, ABD’ye adım atacak. AOL, Japonya’daki varlığını pekiştirecek ve güçlü bir temel edinecek. Ancak en önemlisi her iki kuruluşun birlikte çalışma kararı alarak rakiplerini terletecek yepyeni bir doğrultuda ilerleyecek olmaları. Müşteriyi anlamak Bu kuruluşların birbirlerinden bağımsız olarak dünyanın en başarılı şirketleri arasına girmeleri tesadüf değil. Rakiplerine açık arayla fark atabilmelerini sağlayan temel etken, geniş bir tüketici kesiminin gereksinimlerini anlayıp kullanımı kolay ve aranan servisler, ürünler geliştirmekteki yetenekleri. Özellikle Amerika Birleşik Devletlerinde faaliyet gösteren kablosuz iletişim şirketlerinin zayıf noktası da bu. Tüketicilerin gereksinimlerini anlama ve ona göre çalışma yeteneklerinin doğal bir uzantısı, her iki şirket tarafından geliştirilen ürünlerin diğer tarafta pazara sunulması. Anlaşma, AOL’un Japonya’da içerik üreteceğini ve Internet servisleri sunacağını zaten ortaya koyuyor. Geriye kalan NTT DoCoMo’nun i-mode servisini -öncelikle- ABD’de faaliyete geçirmek. Bu gerçekleştiği takdirde ABD’deki kablosuz üreticileri kara günler bekliyor. İkili, bugün çoğu i-mode dışındaki teknolojilere yönelmiş telefon şirketlerinden birini de yanına almayı başardığında Gartner Group analisti Bob Egan’ın deyişi ile “Çok güçlü olacaklar.” Hedef kitleleri aynı ve şirketlerin her ikisi de “küresel kapsama” istiyor. WAP ölecek mi? Birçok yazıda, mobil telefonlar için Internet erişimi sunan WAP teknolojisinin olumlu ve olumsuz yanlarına değinildi. Birçok analist ve yazılım uzmanı, Internet’in yaygın standardı HTML’in fazlasıyla dışına çıktığı ve birçok kısıtlama içerdiği için WAP’ın “ölü doğduğunu” vurguluyor. Mevcut bir web sitesini WAP uyumlu hale getirmek, yeni bir site tasarlamakla neredeyse aynı zorluktayken, NTT DoCoMo’nun i-mode teknolojisine uygun bir web sitesi hazırlamak, HTML kodunda küçük değişiklikler yapmak kadar kolay. Web uygulama geliştiricileri, i-mode’un devreye girmesi durumunda inanılmaz zengin bir içeriğin çok kısa süre içinde abonelere ulaşacağını savunuyorlar. Bugün itibarıyla yalnızca Japon tüketicisine servis veren i-mode AOL ve muhtemel üçüncü bir ortak ile birlikte ABD’ye gelebilir. NTT DoCoMo, dünyadaki iddiasını ABD veya AOL’un Avrupa’daki olanakları ile de sınırlamıyor. DoCoMo, AOL ile ABD kapısını aralarken, Hollandalı KPN Mobile N.V. şirketi ile de i-mode servislerinin Avrupa pazarına sunulması konusunda işbirliği çalışmaları başlattı. “Bu işbirliği sonucunda AOL ile birlikte yepyeni servisler geliştirmek için çalışacağız. AOL Japonya, bunları dünyaya yaymadan önce bizim ilk test platformumuzdur” diyen DoCoMo başkanı Keiji Tachikawa her iki şirketin ortak stratejisini açıkça ortaya koyuyor. Kablosuz Internet’in miladı AOL ve NTT DoCoMo arasındaki anlaşmanın önemli bir bölümü de ortak geliştirme çalışmalarını içeriyor. Teknik düzeyde oluşturulacak bir çalışma grubu, bugünün Internet erişimini çok daha yüksek hızlara taşıyacak yeni nesil kablosuz iletişim teknolojileri üzerinde çalışacak. Geleceğin kablosuz dünyası için bu grup belki de tarihi düzeyde önem taşıyor. Her iki şirketin zengin bilgi birikimi ve maddi gücüne erişim olanağı bulacak grup, yepyeni kullanıcı cihazları, aktarım teknikleri ve içerik sunucuları geliştirebilir. Analistler, böyle bir çalışma sonucunda her iki şirketin bağımsız bilgi birikiminin çok ötesinde sonuçlara ve gelişmelere erişilebileceği konusunda hemfikirler. AOL’un mevcut servislerini dünyanın en başarılı mobil Internet şirketinin gücü ile birleştirmesi halinde potansiyelin çok yüksek olduğu vurgulanıyor. Herschel Shosteck Associates analisti Jane Zweig şu yorumu getiriyor: “AOL -Internet dünyasına- hükmetmek istiyor ve bu konuda kararlı. Sonucun ne olacağını söylemek için henüz çok erken olduğunu düşünüyorum. Ancak işbirliği yapmak ve kendini yalnızca ortağına bağlamamak çok başarılı bir strateji.” Zweig’in yorumu, AOL’un “her platformda” var olma “amacının” doğal bir sonucu aslında. Anlaşmanın -özellikle AOL açısından- çok fazla bağlayıcı olmaması AOL’un her an bir başka ortakla daha anlaşma yapabileceğini gösteriyor. ABN Amro Endüstri analisti Zara Lyons NTT DoCoMo için de benzer bir yorum getiriyor: “Tüm dünyayı ele geçirmek istiyorlar.” Aslında AOL için sözkonusu olan durum NTT DoCoMo için de geçerli. DoCoMo, i-mode servisleri için AOL’u tek sağlayıcı olarak görmek istemiyor. DoCoMo yöneticisi Kiyoyuki Tsujimura, özellikle Avrupa’da farklı servis sağlayıcılar ile de anlaşmalar yapacaklarını söylerken bir noktanın altını çiziyor: “DoCoMo, ABD veya Avrupa’da servislerini hizmete sunarken mutlaka AOL’a öncelik vermek zorunda değildir. Yüzde 100 serbestiz.” Her ne olursa olsun, mobil iletişim dünyasının çehresi birkaç yıl içinde fazlasıyla değişecek. Bu yeni filizlenen endüstri, henüz kendi standardını bile bulamadı belki ama geleceğin tüketicilerini yepyeni ürünler bekliyor. Mobil iletişim pazarını ele geçirmek isteyen şirket: NTT DoCoMo 1992 yılında kurulan NTT DoCoMo ülke çapında kablosuz iletişim ve uydu iletişim servisleri sunuyor. Şirketin ABD, Fransa ve Brezilya’da büroları bulunuyor. NTT DoCoMo 279 milyar dolarlık sermayesi ile Japonya’nın en büyük mobil iletişim şirketi. 32 milyondan fazla abonesi var ve 31 Mart 2000’de sona eren 1999 mali yılında 34.7 milyar dolar kar elde etti. Japonya’da ve Asya’da kendi altyapı ağını kuran NTT DoCoMo, Avrupa ve ABD’de işbirliklerine gidecek. Avrupa’da yeni yeni şekillenmeye başlayan ve mobil telefonları kesintisiz olarak Internet’e taşıyacak olan GPRS sistemini “2.5’nci nesil ağ” olarak tanımlayan DoCoMo, bu pazardan çok şey bekliyor. Bu hedefin arkasındaki itici güç olan i-mode servisini 1999 yılında başlatan şirket Ekim ayı itibarıyla 14 milyon aboneye yaklaştı. NTT DoCoMo, i-mode servislerini Avrupa’da yaygınlaştırmak için İngiltere, Fransa, Almanya ve Hollanda’dan iletişim şirketleri ile temaslarını sürdürüyor. ABD pazarına ise AOL aracılığı ile girmeyi hedefliyor. i-mode, aboneleri kendilerine verilen görüntülü mobil telefonlar yardımıyla bilet rezervasyonu, bankacılık işlemleri, e-mail alıp gönderme, i-mode uyumlu sitelere erişim, mesajlaşma servislerine abonelik ve daha birçok olanaktan yararlanabiliyorlar. i-mode aboneleri, Avrupa’da uygulanan sistemin aksine bağlı kaldıkları zaman boyunca değil transfer ettikleri veri miktarınca ücretlendiriliyorlar. DoCoMo, 3. nesil ağı ile 2004 yılına dek pazarın yüzde 97’sini ele geçirmeyi hedefliyor. i-mode nedir? Japonların Türk Telekom’u diyebileceğimiz NTT’nin mobil iletişim konusundaki araştırma birimi olarak kurulan DoCoMo (Do Communications Mobile) 22 Şubat 1999 tarihinde dünyanın ilk ticari mobil Internet servisi olan i-mode’u duyurdu. i-mode, abonelerini geniş bir yelpazeden seçilebilen mobil cihazlar aracılığı ile özel anlaşmalı veya bağımsız i-mode sitelerine eriştirmeyi hedefliyor. Bu sitelerin oluşturulması amacıyla kullanılan yazılım dili HTML’nin (3.0) özel etiketlerle desteklenmiş bir alt kümesi olduğu için mevcut web sitelerinin i-mode sürümlerini hazırlamak çok az insan gücü ve teknik bilgi gerektiriyor. i-mode’un teknik altyapısı oldukça yalın ve anlaşılır. Paket bazlı transmisyon teknolojisine dayalı altyapı; kullanıcı cihazı, DoCoMo i-mode merkezi ve kiralık hatlar yada Internet üzerinden erişilen web sitelerinden ibaret. DoCoMo, bankacılık uygulamalarında üst düzey güvenlik sağlamak amacıyla i-mode merkezi ve bankalar arasında kiralık özel devre kullanıyor. Diğer sitelere doğrudan IP üzerinden erişilebiliyor. i-mode bir yönüyle DoCoMo’ya has özellikle içerirken diğer yandan sunduğu açık platform sayesinde isteyen her web geliştiricisinin i-mode uyumlu web siteleri hazırlamasını olanaklı kılıyor. DoCoMo’nun mobil cihazları üzerindeki özel i-mode tuşu DoCoMo portali altında yer alan i-mode sitelerine kolay erişim sağlarken diğer yandan kullanıcılar herhangi bir web sitesine erişim için kullandıkları benzer metodlarla bağımsız i-mode sitelerine erişebiliyorlar. Paket bazlı erişimin en önemli avantajı, kullanıcıların bağlı kaldıkları süre boyunca değil transfer ettikleri veri miktarınca ücretlendirilebilmeleri. Tabii bu ücretlendirme yalnızca DoCoMo ile anlaşmalı olarak çalışan servis sağlayıcıların içeriği için söz konusu. i-mode’un ücretlendirme şeması da açık ve anlaşılır. DoCoMo, içerik sağlayıcı ile anlaşma yapıyor. Belirlenen ücret ve içerik sağlayıcının servisinin kullanım miktarı doğrultusunda son kullanıcıdan tahsilat yapılıyor. Bu miktarın büyük kısmı içerik sağlayıcıya aktarılıyor. İçerik sağlayıcıdan ayrıca bir miktar şebeke kullanım bedeli tahsil ediliyor. i-mode’un sürekli olarak Internet bağlantılı olması, son kullanıcı için bir başka avantaj. i-mode’un başlıca ücretli servislerine verilebilecek örnekler şöyle sıralanıyor:
Tabii ki i-mode yalnızca Internet erişiminde değil sesli iletişimde de kullanılıyor. |
|