|
|
|
| Türkiye'de bilimin ve biliminsanı sıkıntısı
çekilirken bu alanda gereksinim fazlasının tartışıldığı ABD'de
bilgi kavramı, çok detaylı inceleniyor. ABD, bilgi üretmedeki aşırı
potansiyeli frenlemek için Bilim Bakanlığı fikrini ortaya atmıştı.
Bilim Bakanlığı kurulduğunda, halen yüksek ücret alan, ancak, yapılan
incemeler sonucunda gereksiz oldukları belirlenen 5 bin araştırmacının
görevine son verilip, yılda 3 milyon dolarlık personel giderinde
tasarruf sağlanacak.
NASA, Çevre Koruma Ajansı ve Ulusal Bilim Vakfı, daha büyük bir ajansın çatısı altında birleştirilecek. Amerikan Jeolojik Araştırma Dairesi'nin büyük bölümü de, başka kuruluşun kapsamına alınacak. Sadece federal düzeydeki tıbbi ve askeri araştırma kurumlarına dokunulmayacak. Peki bu görüş doğru mu? ABD'deki bilimsel araştırma kuruluşları ile laboratuvarlarının, Bilim Bakanlığı çatısı altında toplanması planının işleri daha da kötüleştireceğini savunanlar, ''Bu ABD'yi Taş Devri'ne geri götürür'' diyorlar. Uzmanlara göre, bilim alanında, birçok konuda mutlak kesinlik söz konusu olmadığı için, konular kolaylıkla siyasi oyunlara alet edilebilir. Buna en iyi örnek olarak da, küresel ısınma sorunu gösteriliyor. Türkiye'nin 130 yılda ürettiği patenti, 24 saatte yaratan bir ulus, bu gücünü azaltmayı, "Taş Devri"ne dönüşün başlangıcı olarak değerlendiriyor. Peki biz ne yapıyoruz? Zar zor bir "bilgi ve teknoloji komisyonu" kurabildik. Üniversiteler tabela okul olmaktan çıkmak için kaynağa gereksinim duyuyor. GSMH'nin binde 5'i ile bu iş olamaz. Malezya ve İsrail yüzde 5'lik bilim harcamaları ile çağa asılıyor. Yetenekli ve iyi yetişmiş biliminsanlarımızı hor görüyor, umursamıyoruz. Üniversiteler devre dışında, özel sektör bilime yakın değil, kamu ise işin ciddiyetinin farkında değil. Matbaanın icadını takip eden 300 yılda yaratılan toplam bilgiyi artık 72 günde yaratıyor dünya. Ve bu bilgi stokuna Türklerin katkısı ne yazık ki "damla" mertebesinde... Bizde bilim, ya TÜBİTAK'ın ya da üniversitelerin işi imiş gibi algılanıyor. Halbuki bilim ve bilgi herkesin muhtaç olduğu, yaratmak zorunda olduğu en stratejik şey. Sivil toplum örgütlerimiz, hükümet, özel sektör veya kurumlarımız, biliminsanı yaratma konusunda kafa yoramaz mı? Kaynak var, idrak yok gibi geliyor bana. Aradığım, bu idrak işte... |
||||||||
|