|
Profesyonellik denince bazı insanların aklına
sadece kendi maddi çıkarlarını en iyi koruyan kişi geliyor. Hatta
“o çok profesyoneldir” gibi vurgularla kişisel menfaatini ne kadar
güzel koruduğu anlatılıyor. Bereket giderek artan bir çoğunluk,
profesyonellik deyince bu tek taraflı tanımı anlamıyor. Ve bu çoğunluğun
büyümesine paralel olarak da etik değerler, üretkenlik, hizmet
kalitesi, iş barışı, şirket başarısı artacak.
Profesyonellik, aldığı ile verdiği
arasındaki adil dengeyi kurabilen, iş arkadaşlarına, çalıştığı
kuruluşa, müşterisine saygılı olan bir anlayışı yansıtıyor.
Bireysel ve isteğe dayalı davranışlar yerine takım oyunu ve kuralcı
davranışları gerektiriyor. Gerçek bir profesyonel iş yapımı sırasında,
müşteri ilişkilerinde hiç bir zaman bağlı olduğu kuruluş veya
birlikte olduğu iş arkadaşlarına zarar verecek davranış ve konuşmalarda
bulunmaz. Böyle davranışların sonuçta kendi değerlendirmesini
olumsuz etkileyeceğini bilir.
Profesyonellik öğretilir mi? Evet, ama
Türkiye’de çok örneğini duymadım. Bizde, iyi kötü mesleki eğitim
verilir ve sonra sokağa bırakılır. Bizim anladığımız anlamda
profesyonel olmak için aile terbiyesi, kişilik, sorumluluk gibi
unsurların yeterince gelişmiş olması beklenir ve sonra işin olgunlaşması
zamana bırakılır.
Burada anlatıldığı şekli ile Türk
bilişimcisinin ortalama profesyonellik düzeyinin - bilgi ve beceri düzeyi
değil - gelişmiş ülke çalışanlarının altında olduğuna inanıyorum.
Bunun doğal sonucu olarak hizmet kalitesi ve sürekliliği, müşteri
memnuniyeti, şirket bağlılığı, sağlıklı büyüme gibi önemli
konular, olması gerekenden daha az ve zayıf. Kısıtlı kaynakla çalıştığımız
Türk bilişim sektörü için önemli bir sorun ve kayıp. Daha
profesyonel Türk bilişimcisinin sektöre katkısı çok önemli.
Sektör kuruluşlarımızın mesleki eğitim
girişimlerinin yanı sıra profesyonelliği arttırıcı eğitim girişimleri
içinde olmaları, hem kendi yararları, hem de ülke yararları açısından
vazgeçilmez.
|