Akın Evren akine@interpro.com.tr

KOBİ’sin sen KOBİ kal…

Ekonomi politiğin ustalarından birisi Türkiye'yi yıllar öncesinden "küçük burjuvalar ülkesi" olarak tanımlamıştır. Küçük burjuva kavramının bende hoş bir anısı da vardır. Altmışlı yılların canlı siyasal ortamında bu kavramlar özellikle siyasal bilim okuyan öğrenciler arasında sıkça kullanılır, toplumsal davranış ve tercihlerin değerlendirilmesinde bu tür tanı ve sınıflamalara sıkça yer verilirdi.

Okula henüz yeni başlamış saf ve temiz bir Anadolu çocuğu bir arkadaşımız da bu kavramı duyar ve ne olduğunu kendince yorumlarmış. Bir gün dolmuşla Ankara Koleji'nin önünden geçerken kolejin ilk kısmının bahçesinde oynayan bebelere parmağını sallayıp "sizi gidi küçük burjuvalar!…" deyivermiş ve tüm fakülte çevresinde bir anda şöhret oluvermişti.

Sanayi toplumu öncesi zanaatkarlığı, temelde insan gücüne ve sermaye sahipliği ile işgücünü kişiliğinde taşıyan küçük işletme modeline dayanır. Teknolojinin kullanımı ile gelişen kitlesel üretim olanaklarından yoksundur. Küçük burjuvalığın temel kaynaklarından birisini bu kesim oluşturur. Diğer kesim ise doktor, avukat, mimar vb. mesleklere sahip olup bunları kendi hesabına icra eden toplum grubudur.

Bilişim sektörümüzün yapılanmasına göz attığımızda, yaklaşık beşbin kadar şirketin yüzde doksanının bu üretim biçimi temelindeki KOBİ'lerden (*) oluştuğunu görüyoruz. Bu yapı Türkiye ekonomisinin yapılanması ile de bir paralellik içinde. İyi eğitimli ve işini yapmak için gerekli bilgi ve beceriye sahip kişilerin oluşturduğu bu yapılar tedarik zincirlerinde olmazsa olmaz halkalar yaratmaktalar. Genelde aldıkları pay, yarattıkları katma değerin altında olan bu kesim, bilişim sektörünün diğer endüstrilerle arayüzüdür.

Sağlıklı ekonomik gelişme süreçlerinde, yenilikçi fikirlere dayanan yeni işletmeler artık bu yapının içinden çıkmakta. Bunu bilen batılı yöneticiler KOBİ'leri ekonomik gelişmenin motoru olarak görmekte ve benimsemekteler. Geleceğin uluslararası işletmelerinin bir kısmının bu yolla gelişeceğinin bilincindeler.

Bu yaklaşımın doğal sonucu da KOBİ'leri büyütecek ve geliştirecek yatırım olanaklarını alabildiğine açmaktan geçiyor.

Küçüklerin sağlıklı büyümesi ve eski büyüklerin yerini alması bizim ekonomimizin de doğal süreci olmalı.

(*) KOBİ: Küçük ve Orta Boy İşletme