Türkiye’de risk sermayesinin gerçekleri

Risk Sermayesi Türkiye için yeni bir kavram. Başlangıcı eski olmasına rağmen, dünya için bile teknolojinin ışığında girdiğimiz yeni ekonomi dönemi içerisinde patlama yaparak herkesin ilgisini çekmeye başladı. İsim yanıltıcı olabildiği için bu yatırım modelinin açıklamasını kısa olarak yapmakta fayda olacaktır. Temel olarak yeni girişimlere veya fikir sahiplerine, risk sermayedarları adını verdiğimiz yatırımcılar tarafından yapılan finansal desteğe verilen isimdir.

Cüneyt T. Devrim - Project House

Risk, Türkiye ekonomisi içindeki tüm yatırım şekillerinde var olan bir kavram olduğu için, daha isminden “risk sermayesi” olarak adlandırılan bir yatırım şekli birçok yatırımcıya başlangıçta sıcak gelmedi. Aslına bakarsanız İngilizce orijinali “venture capital” olan bu yatırım şekli için belkide en doğru isim, Bilişim 2000 Etkinlikler altında gerçekleştirilen “Risk Sermayesi Forumu”nda konuşan SPK Başkanı Muhsin Mengütürk tarafından önerilen “Girişim Sermayesi” olacaktır.

Türkiye’de risk sermayesi farkı

Risk sermayesi, teknoloji şirketlerinin, özellikle “.com” tabir edilen Internet şirketlerinin çok hızlı değer kazanmaları ve geri dönüş yüzdelerinin çok yüksek olmaları nedeniyle tüm dünyada son 5 yıl içinde ciddi bir şekilde bu alana yöneldi. Türkiye'de son yıllar içerisinde dünyayı etkisine almış olan Internet rüzgarından oldukça etkilenmiş durumda. Büyük gruplar, büyük yatırımlar Internet projelerine ve şirketlerine ilgilerini her geçen gün arttırmaktalar. Dünya ile, özellikle Internet bazlı gelişimin merkezi durumunda olan Amerika ile Türkiye pazarını, risk sermayesi için kıyasladığımızda önemli farklar olduğunu görmekteyiz. Türkiye'de kurallar, roller, yaklaşımlar ve bunun sonucu olarak uygulamalar da farklı bir şekilde seyretmekte.

Risk sermayesinin temelinde, yatırımcının parasını borsa veya diğer yatırım şekilleri yerine çok daha riskli olan yeni kurulmakta olan bir şirkete, fikirlerine ve geleceğinde ulaşılacak başarıya inandığı için yatırmasından söz ediyoruz. Bu alınan riskin karşısında muhtemel getirinin de oldukça büyük olması beklenmekte. Yatırımcının buradaki en büyük hedefi yatırımından en kısa sürede maksimum getiriyi elde etmek. Profesyonel risk sermayedarları, Internet projelerinin tılsımı veya yeni ekonominin büyüsü altında yatırımlarını bu alana yapmıyorlar. Geri dönüşü daha hızlı ve yüksek olarak yapabildikleri için bu konunun üzerine eğilmektedirler.

Sermayedarlar ne talep ediyor?

Risk sermayesi prosesinin kendine göre kuralları var. Risk sermayesi için talepte bulunan fikir sahibi veya girişimci, iş modelini detaylı olarak iş planına dökerek sermayedarın önüne çıkar. Risk sermayedarı için en önemli unsurlardan biri fikri ve iş modelini hayata geçirecek ekip ve projeye olan bağlılıktır. İş planı ve ekip beğenildikten sonra risk sermayesi veren şirket yatırım işinde olduğu için şirketin yönetiminde söz sahibi olmak istemesine rağmen şirketin işleyişine karışmaz. Riski düşük olan veya belli bir büyümeyi sağlamış olan bir şirkete genellikle risk sermayesi yatırımı yapmaz. Risk sermayesi veren şirket, yatırım yaptığı şirketi başarıya ulaştırmak için gerekli teknik desteği, danışmanlık hizmetlerini kendisi veya beraber çalıştığı üçüncü taraf şirketler tarafından yaptırarak yatırımını korumayı amaçlar. Başından belirlenmiş bir süre sonunda projeden bir çıkış stratejisi belirler. Bu çıkış gerek şirketin halka açılması ile, başka bir şirkete satılması, yatırımcının kendi payını başka bir şirkete devri veya daha değişik şekillerde olur.

Risk sermayesi vermenin ana kurallarını bir paragrafa sığdırmaya çalıştık ama Türkiye için kurallar daha önce dediğimiz gibi oldukça farklı. Türkiye’nin kendine göre zorlukları ve fırsatları var.

Ve Türkiye gerçekleri…

Son zamanlarda risk sermayesi adını Türkiye’de özellikle çok sık duymaya başladık. Çeşitli dergilerde ve yayınlarda yoğun bir şekilde Internet şirketlerine ve projelerine yatırım yapmak için sıralanmış şirketlerin isimleri yer almakta. Çizilen oldukça parlak resmin içerisinde toplanmış olan milyonlarca dolarlık fonlar kendilerine getirilecek projeler bekliyor. Aslında risk sermayesi için Türkiye’nin içerdiği zorluklar ile böyle bir resmin çiziliyor olması bazen düşündürücü olmakta.

Risk sermayesi şirketleri için yeni girişimler ve fikirlere yatırım için projeye giriş ve çıkışın ne derece önemli olduğundan bahsetmiştik. Giriş aşamasında doğru iş planlarının hazırlanışı ve Türkiye’deki risk sermayedarlarının genç fikirlere yaklaşımının geldiği noktada daha ilerleme kaydedilmesi gerekiyor. Risk sermayesinin temeli olan riskli genç girişim projelerinden Türkiye’de beklenen, belirli bir süre hayatta kalmayı başarmış, ortaya iş modelinin önemli bir kısmının çıkartılmış olması. Risk sermayesi şirketleri arasında risk sermayesinin temeline aykırı, sektöründe lider veya ikinci sırada olan şirketlere yatırım yaptığına dair açıklamalar yapanlar bile var. Risk sermayedarlarının geniş bir yatırım bakış açısına sahip oldukları tüm dünyada söylense de genellikle risk sermayedarları belirli konular ve ilgi alanları etrafında yatırımlarını odaklamayı tercih ederler. Bu sebeble doğru projeyi doğru yatırımcıya götürmek ayrı bir önem kazanmaktadır.

Giriş kısmında bahsettiğimiz bu zorluklar doğal olarak girişimcilere bazı yolları daraltıyor. Türkiye için düşündüğümüzde çıkış stratejileri de yatırımcılar için genellikle zorluklar içeren aşamalar olmakta. Yatırımcı belirli bir süre sonra şirketi halka açmak veya başka bir şirkete satmak gibi belirlediği stratejiler Türkiye için biraz daha karmaşık bir hal alıyor.

Girişim nasıl başarıya ulaşacak?

Girişiminizin başarılı bir şekilde halka arz edilebilmesi için gerekli iki unsur var. Birincisi, şirketiniz halka arz için uygun noktaya geldiği andan itibaren çok hızlı bir şekilde halka arzın gerçekleştirilmesi gerekli. Bunun için Türkiye’de SPK’nın değiştirmesi gereken bazı kurallar var. İkinci unsur ise, halka şirketinizi, girişiminizi arz ettiğiniz için yerleşmiş bir sirket, uzun yıllara dayanan bir kar bilançosu görmeden halkın bu arza talep göstermesi gerekir. Amerika’da yeni .com şirketlerinin kısa sürede halka açılarak büyük atılımlar göstermesinin altında yatan sebeb, girişimci ruhu destekleyen borsanın daha kara bile geçmemiş potansiyel gördüğü şirketlere yatırım yapmak için birbiri ile yarışması.

Çıkış stratejilerinden bir başkası ise girişiminizin bir başka şirket veya rakip tarafından satın alınması. Bunun için gerekli ortam Türkiye’de yeni yeni oluşmaya başlıyor. Internet alanında belli bir büyüklüğe gelen şirketlerin çokluğu bu sinerjiyi Pazar içerisinde yaratacaktır.

Türkiye’nin avantajları

Türkiye’de risk sermayesinin gerçekleri altında, zorluklarından ve negatif yönlerinden sanırım yeterince bahsettik. Bu yönlerin dışında risk sermayesi ve yeni ekonomi girişimleri için Türkiye’nin sunduğu fırsatlar da oldukça fazla.

Sahip olduğumuz çok genç bir nüfusun yarattığı pozitif enerjiyi kullanarak üretebileceğimiz çok fazla proje ve iş modeli olduğuna inanıyorum. Yeni ekonomide yer alabilmek ve aşama kaydedebilmek için bu genç girişimcilere yeterince desteği vermek gerekli. Dünyada olan gelişmeleri çok geriden takip etmeyen bir ülke olarak önümüzde var olan fırsatlarda oldukça fazla. Gelişmiş ülkelerin bile yeni öğrendikleri bir ortamda, onların yaptıkları hataları görerek bunlarda tecrübe edinme fırsatımız var. Yatırımcılar ve girişimciler için heyecan verici bir dönem yaşıyoruz. Yeni ekonomi çatısı altında, özellikle Türkiye’de ve dünyada daha keşfedilmemiş çok alan var. Bu keşifte yer almak için fırsatları en iyi şekilde değerlendirmemiz gerekiyor.

cuneyt@project-house.net