|
|
|
|
| En önemli rekabet unsuru bilgi
ARI Düşünce ve Toplumsal Gelişim Derneği ile Friedrich Naumann Vakfı tarafından düzenlenen “Bilgi Toplumunda Devletin, Özel Sektörün, Sivil Toplum Kuruluşlarının ve Üniversitelerin Rolü” başlıklı forumda, Türkiye’de bilgi toplumunun gelişmesi ve dünya standartlarına ulaşması için yapılması gerekenler ele alındı. Haber Merkezi Toplantıda, 21. yüzyılda en önde gelen rekabet unsurunun bilgi olduğu, ama Türkiye’nin yeterince bilgi üretememesi sebebiyle bu rekabette yer alamadığı vurgulandı. Konuyla ilgili bir konuşma yapan Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Doç. Dr. Mustafa Akgül, Türkiye’de bilgi toplumunun gelişmesi için ulusal bir eylem planı yapılması gerektiğine dikkat çekti. Akgül, bu alanda sivil toplum örgütlerinin çalışmalarının çok sınırlı olduğunu ve üyeleri harekete geçirmekte zorlandıklarını söyledi. Sabancı Üniversitesi Rektör Danışmanı Cemil Arıkan ise Türkiye’nin iletişim altyapısının batının çok gerisinde olduğunu vurgulayarak, “Türkiye altyapıda ilerlediği zaman zaten bilgi toplumuna kendilinden geçecektir” dedi. Çeşitli üniversitelerden öğretim üyelerinin, sivil toplum örgütlerinden ve özel sektören bazı yetkililerin de katıldığı forumda, Türkiye’nin kalkınması için merkeziyetçi yapının değil, bölgesel yapının önemli olduğu kaydedildi. Arı Düşünce ve Toplumsal Gelişim Derneği tarafından bilgi toplumunun bileşenleri şöyle açıklandı: “Sorgulayan, araştıran, katılımcı bireyler”, “Bilgi ve Beceri Aktarımı”, “Verilerin enformasyona çevrimi ve yayını”, “Bilgi iletişimi, depolaması ve analiz”, “Bilgi üretimi”, “Bilgiye sahip olma”, “Bilgi sermayesinin değer üretimine katkısı ve bilgi ticareti”. |
|