Sorunlar hep aynı

Geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da özel üniversitelerin en gözde bölümleri arasında bilgisayar mühendisliği bölümleri yer aldı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dahil olmak üzere 17 vakıf üniversitesinin bilgisayar mühendisliği bölümünde 2000-2001 öğretim yılında toplam bin 414 öğrenci eğitim görecek. Bu bölümlerde eğitim görecek öğrenciler arasında burslu öğrenciler de yer alıyor.

Güneş Kazdağlı

Vakıf üniversiteleri arasında burslu öğrenci sayısına baktığımızda en fazla öğrenciyi Bilkent Üniversitesi’nin aldığını görüyoruz. Üniversite bu yıl Bilgisayar Mühendisliği Bölümü için 100 olarak belirlediği öğrenci kontenjanının yüzde 50’sini burslu öğrenciler için ayırdı. Diğer üniversitelere baktığımızda ise burslu öğrenci sayısının oldukça düşük olduğunu görüyoruz. Örneğin Başkent, Işık, Yakın Doğu Üniversiteleri 5, Atılım Üniversitesi 4, Girne ve Lefke Üniversiteleri ise bilgisayar mühendisliği bölümlerine 1’er burslu öğrenci kabul ediyorlar. Burslu ve paralı kabul edilen öğrencilerin taban puanları da oldukça farklı. Doğu Akdeniz Üniversitesi 4 burslu öğrencisini 201 taban puanıyla bölümüne kabul ederken burssuz öğrencisi için ilan ettiği puanı 125.

Türkiye’de özellikle 1995 yılından sonra sayıları hızla artan vakıf ünitersitelerinin hemen hemen tamamında bilgisayar mühendisliği bölümü yer alıyor. Yetkililer bunun nedenini Türkiye’de 70 bin ila 100 bin arasında değişen bilgisayar mühendisliği açığına ve yeni dünyada bilişim teknolojilerinin artan önemine bağlıyorlar. Özel üniversitelere gelen talepler değerlendirildiğinde ilk sıralarda mühendislik fakültelerinin olduğu ve bu fakülteler arasında bilgisayar mühendisliği bölümlerinin de ilk sırada yer aldığı ifade ediliyor.

Bu öğretim yılında vakıf üniversiteleri de dahil olmak üzere bilgisayar mühendisliği bölümüne alınan öğrenci sayısı 2 bin 646. Üniversitelerde yaşanan en büyük sorun da işte bu noktada başlıyor. Çünkü bilgisayar mühendisliği bölümlerinde okuyan ve sayısı 10 bini geçen öğrencinin eğitimi için gerekli öğretim elemanı yok. Üstelik yaşanan öğretim üyesi açığı da her geçen gün büyüyerek devam ediyor. Bu açığın en yoğun yaşandığı üniversiteler arasında ise vakıf üniversiteleri yer alıyor. Vakıf üniversitesi yetkilileri bu açığı yarı zamanlı öğretim elemanlarıyla kapatmaya çalıştıklarını belirtiyorlar. Devlet üniversitesi yetkilileri ise lisans üstü eğitim almak isteyen ve daha sonra da okulda akademik kadroda yer almak isteyen öğrenci sayısının çok az olduğunu ve bu sayının da her geçen gün azaldığını ifade ediyorlar. Bunun en büyük nedenini de verilen ücretlere bağlıyorlar.

Vakıf üniversiteleri arasında örneğin bu yıl Işık Üniversitesi 105 öğrenci alacağını ilan ettiği bilgisayar mühendisliği bölümünde kadrolu ve tam zamanlı çalışan 7 öğretim üyesi olduğunu belirtiyor. Öğretim üyesi açığı diğer özel üniversiteler için de geçerli. Fatih Üniversitesi’nde kadrolu 3, Lefke Üniversitesi’nde 4, Atılım Üniversitesi’nde ise 8 öğretim üyesi olduğu öğrenildi.

Özel Üniversitelerde yaşanan sorunlar

  • Öğretim üyesi açığı
  • Donanım, yazılım ve iletişim açısından altyapının yetersizliği
  • Öğrenci sayının fazla olması
  • Düşük puanla öğrenci alınması
  • Kurumsallaşmanın tam olarak sağlanamaması

Özel üniversiteler bilişimci açığına çözüm oluşturuyor

Bu öğretim yılında Özel Işık Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde geçici öğretim üyesi olarak çalışmalarını yürüten eski Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisiliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Selahattin Kuru ile üniversitelerin bilgisayar mühendisliği bölümlerinde yaşanan sorunlar hakkında görüştük. Kuru, öncelikle vakıf üniversitelerinin Türkiye’de yaşanan bilgisayar mühendisi açığına bir çözüm oluşturduğunu söyledi. Devlet ve vakıf üniversitelerinin bilgisayar mühendisliği bölümleri arasında bir değerlendirme de yapan Kuru, özel üniversitelerde eğitim ve araştırma arasındaki dengenin çok sağlıklı kurulmadığını kaydetti. Eğitime ağırlık verilip araştırmaya gerekli önemin verilmemesinin bazı devlet üniversitelerinde de geçerli olduğunu hatırlatan Selahattin Kuru şunları söyledi: “Ortak yaşanan sorunlardan bir diğeri de öğretim üyesi açığı. Bu açığın yanısıra çok ciddi olarak araştırma görevlisi, teknik eleman konularında da sorunlar yaşanıyor ve bu sorun özel

üniversitelerde biraz daha fazla. Bunun yanısıra bazı özel üniversiteler akademik kurum anlayışından uzak yönetiliyor. Fiziksel mekanlar ve hızlı hareket etme konusunda ise özel üniversiteler daha iyi. Yine her özel üniversitede farklı olsa da bazı üniversitelerde laboratuar olanakları, Internet bağlantıları hiç fena değil. Ayrıca sorunlar daha hızlı çözülüp, eksiklikler daha hızlı gideriliyor. Öğrencinin eğitimi açısından önemli olan bir diğer husus da sınıfların daha küçük gruplar halinde oluşturulması”

gunesk@interpro.com.tr