İflas eden bir şirket ve yaşananlar

Şubat ayında iflasını isteyen Vanenburg Business Systems’ın ardından kurulan Türkiye Baan Kullanıcılar Grubu yaklaşık 7 aydır mücadelesini sürdürüyor. Verdikleri bu mücadelede ilk sırayı Baan ERP yazılımının yerelleştirilmesi konusu alıyor. Ciroları yüz milyonlarla ifade edilen Toros Gübre’den İdaş’a kadar 17 kullanıcıdan oluşan Grup çalışmasını Baan Company’nin Hollanda merkezi de dahil olmak üzere bir çok platformda sürdürüyor.

Güneş Kazdağlı

Grubun başkanlığını yürüten Toros Gübre Projeler Müdürü Seval Uçar mücadelelerini ve gelinen noktayı anlattı. Kullanıcılar Grubu’nun 2000 yılının başında, hemen iflasın ardından oluştuğunu belirten Uçar, bütün kullanıcıların katıldığı ilk toplantıda “Mevcut durum nedir ve bu durum içinde kullanıcılar olarak nasıl bir rol almalıyız?” sorusuna yanıt arandığını söyledi. Uçar şöyle devam etti, “Proje danışmanlığını bir biçimde çözebiliyorsunuz ama yerelleştirmeyi birinin oturup yazıp, toparlayıp ortaya koyması gerekiyor. En büyük sorunumuz yerelleştirmeydi, acil olarak onun tamamlanması gerekiyordu. Yerelleştirmede, öncelikle ürünün işlevselliğinin Türk kullanıcıları tarafından onaylanması gerektiğine karar verdik. Ayrıca arkasındaki kod ve tasarım kalitesinin de bu konuda yetkin olan danışmanlar ya da Baan Geliştirme Grubu tarafından onaylanması gerekiyordu. Bunların yanısıra ortaya çıkan ürünü Baan’nın da sahiplenmesi lazımdı. İşte tam bu sıralarda Baan Türkiye’de nasıl bir yapı kurması gerektiğini konuşuyordu. Türkiye İş Geliştirme Sorumlusuyla görüştük bu görüşmeler için bazen Hollanda’ya merkeze gittik bazen onlar geldiler. Görüşmelerde kimi zaman başarılı olduk kimi zaman isteklerimiz kabul edilmedi.”

Daha sonra Baan Türkiye’de ikili yapıya karar verdi. Odak adlı şirketi satıcısı olarak atadı. İsrail kökenli Elan şirketinin de yerelleşmeyi yapmasına karar verildi. Ancak Elan’la birlikte yeni bir olgu ortaya çıktı. Başlayan ancak tamamlanmayan yerelleştirmede aksayan yönler düzeltilip tamamlanma yoluna mı gidilecekti ya da her şey sil baştan yeniden mi yazılacaktı. Seval Uçar Elan’nın ikinci yolu seçtiğini söyledi. Bu kararın üzerine Kullanıcılar Grubu’nun önce ekiplerini oluşturduğunu ve daha sonra bu yılın sonuna kadar hangi ürünlerin yetişmesi gerektiğini ve hangi ürünlerin gelecek yıla kalabileceğinin kararını verdiğini belirten Uçar bu doğrultuda çalışmaların başladığını kaydetti.

Temmuz ayının başında başlatılan bu çalışmalarda öncelik 2 modüle verildi. Devam eden bu çalışmaların sonuçlanması yani bir modülün kullanılmaya başlanması kararı Kullanıcılar Grubu’nun onayından sonra veriliyor. “Kullanıcı Grubu’nun en önemli işlevi yerelleştirmeyi denetlemek. Bu konuda geri adım atmayı düşünmüyoruz, uygun bulmadığımız bir ürünü de kabul etmeyeceğiz” diyen Uçar bu kararın Baan iletildiğini de belirtti.

Zarar büyük

Bütün bunlar yaşanırken Baan kullanan kuruluşların zararı ve bu zararlarla birlikte hukuksal platforma taşınan çalışmalar da devam ediyor. Seval Uçar, Toros Gübre’nin sadece zaman ve işgücü kaybının 1 milyon doları bulduğunu ve bu tutarın her geçen gün katlanarak büyüdüğünü söyledi. Diğer kullanıcı kurumların da zararının oldukça büyük olduğunu kaydeden Uçar, “Ne yazık ki bir şirket iflasını istediğinde yapabileceğiniz hiç bir şey yok. 10 milyon dolar alacağınız da olsa haciz koyacağınız bir malı ya da varlığı yoksa eliniz kolunuz bağlı kalıyorsunuz. Ayrıca altına imza attığınız sözleşmelerde de size böyle durumlarda tanınan hiç bir hakkın olmadığını görüyorsunuz” dedi.

ERP’de Türkiye gerçeği

Toros Gübre Projeler Müdürü Seval Uçar, Türkiye’de ERP projeleri konusunda yaşanan sıkıntıları da dile getirdi ve “ERP’de Türkiye gerçeği” olarak ifade ettiği sorunları şu maddelerde özetledi;

  • Yerelleştirme. Bu konu bütün yazılım şirketlerinin zorlandıkları bir alan. Çünkü yerelleştirmede dili, yasaları ve iş pratiğini yansıtmanız gerekiyor. Uluslararası ERP yazılımlarında Türkiye’de yaşanan sorunların başında da yerelleştirme konusu geliyor.
  • Danışman. Kuruluşlar yerelleştirme konusunda, yazılıma hakim, dili, yasaları çok iyi bilen ve Türkiye’nin iş pratiği konusunda deneyimi olan yetkin danışmanlarla çalışmıyorlar. Genelde Türkiye pazarında kadrolarında istihdam ettikleri insanlar güzel İngilizce konuşan okuldan yeni mezun olmuş arkadaşlar oluyorlar. Onların da deneyimleri danışmanlık için yeterli olmuyor.
  • Mali danışmanlık şirketleri. Genelde baktığımızda bir şirket Türkiye’ye geliyor satış kanalını kuruyor ve sonra yerelleşmesini yapıyor. Bunu yaparken bir mali danışmanlık şirketi ile anlaşıyor ve yerelleştirmeyi onaylatıyor. Mali danışmanın yeterince iş pratik bilgisi olmaya biliyor ve danışmana yeteri örnek oluşturacak durum benzetimleri de yapılamıyor.
  • Test senaryo. Bir yazılımcı bir modül geliştirdiyse bu modülün her boyutta çalışabildiği deneyebileceğiniz demo kurgusu yani test senaryoların hazırlanması gerekiyor. Oysa bu yapılmıyor.
  • Türkçeleştirmede standarda gidilmiyor. Her ERP şirketi kendine göre bir Türkçeleştirme yapıyor. Türkçeleştirme yapılırken yetkin insanlar kullanılmadığı için iş pratiğinde kullanılan sözcükler de yazılıma yansımıyor. Böylelikle çeşitli ERP yazılımlarını kullanan kurumların yetkilileri biraraya geldiğinde ortak bir dil bulamıyorlar ve bilgi paylaşımına gidemiyorlar.
  • ”Bu sorun size özel.” Tamamlanmamış parça parça bir yerelleşme yaşanıyor. Satıcılar ‘Biz hepsini mükemmel yapar iddasında değiliz bulduğumuz hatalarımızı perder pey düzeltiriz’ diyorlar. Herkeste yaşanabilecek genel bir sorunu bize özel bir sorunmuş gibi sunuyorlar ve size özelleştirme yapalım görüşünde oluyorlar. Size özel olan bir şey sizin sırtınızda bir kambur olarak kalıyor.
  • Hukuksal boyut. Türkiye’de özellikle yazılım alanındaki sözleşmeler ciddi bir hukuksal konu ve hukukcularımız bu konuda yetersiz. Yazılım şirketleri kuruluşların önüne standart anlaşmaları koyuyorlar. Sözleşme üzerinde size çok oynama şansı tanımıyorlar, o işi yapacaksanız o imzayı atmak zorunda kalıyorsunuz. Ancak daha sonra sorun yaşadığınızda avukatları dahi şaşırtacak tek taraflı bir anlaşma olduğunu görüyorsunuz. Bu anlaşma size hiç bir hak tanımıyor.

gunesk@interpro.com.tr