|
|
|
|
| Servantie: Türkiye, iletişimi
rekabete açmalı
Avrupa Birliği Genişleme Genel Müdürlüğü Türk Masası Şefi Alain Servantie, BThaber’e verdiği mülakatta, “Türkiye, Türk Telekom’a imtiyaz tanımamalı. Rakibi olmasına izin vermeli. Türkiye, AB üyeliğine aday bir ülke sıfatıyla, AB müktesabatını, iç hukukuna uydurmakla yükümlü. Telekom tekelinin kalkması, bu yükümlülüklerden birisidir,” dedi. Edip Emil Öymen Bilgi ve İletişim Teknolojileri Uluslararası Forumu’nda (IFonICT) “Ortak ICT Projelerinin Finansmanı” oturumuna katılmak üzere İstanbul’da bulunan Servantie, AB ülkelerinin, kendi telekom tekellerinden vazgeçtiklerini, aday ülkelerin de AB ölçüt ve koşullarına uymaları gerektiğini söyledi. Servantie bu konuda, “Ulaştırma, tekel ürünleri, posta hizmetleri, telekom gibi alanlarda devlet tekeli kalkmalı. Rekabete açılmalı” derken, bütün aday ülkelerin 2002 yılına kadar bu yönde yüklenim altına girdiğini, Türkiye’nin ise TT’yi 2004’e kadar özelleştirme niyetini beyan ettiğini hatırlattı. Türkiye’de ilk AB delegasyonunun kurulduğu 1974’te Ankara’ya atanan ve 7 yıl görev yapan, daha sonra AB Akdeniz Masası’nda ve 1993-2000 arasında Dış İlişkiler Şefi olarak çalışan, dolayısıyla Türkiye’yi iyi bilen (gayet de rahat Türkçe konuşan) Servantie, telekom hizmetlerinin gerçek rekabet koşulları yaratılarak özelleştirilmesi gerektiğini özellikle vurguladı. Ancak Türkiye’nin, TT’nin özelleştirilmesine ilişkin “şartlar”ı olduğuna dikkat çekti. “Eğer TT altyapı veremezse başkası verebilmelidir. Oysa Türkiye, rekabeti şartlı açmaktan söz ediyor. Türkiye, bu başkasının bile TT’nin izniyle işe girişmesinden söz ediyor. Böyle rekabet olamaz,” dedi. Bu nedenle de İstanbul kadar büyük bir kentte dahi kablolu televizyonun sadece 500 bin haneye girebildiğini, oysa çok daha büyük bir müşteri potansiyeli bulunduğunu söyledi. “Çin bile bu konuda daha hızlı” diyen Servantie, Çin’in, devlet şirketleri arasında rekabet koşulları yarattığını, yabancı yatırımlara çok açık davrandığını, teşvik ettiğini anlattı. Çin konusunda “Teknolojinin önemini kavrıyorlar” diyen Servantie, her yıl Çin’de 10 milyon yeni telefon abonesi oluştuğunu, cep telefonu kullanıcı sayısının her ay 1 milyon arttığını söyledi. Nüfusu İstanbul kadar olan Şanghay’da 4 milyon haneye 2MB gücünde kablo bağlandığını da özellikle vurguladı. Türkiye’nin de benzer örneklerden hareketle davranması gerektiğine işaret eden Servantie, “Bilgi ve iletişim teknolojileri o kadar hızla gelişiyor ki hukuk, teknolojiye ayak uyduramıyor. Bugün artık ses ve veri iletimi arasında fark kalmadı. Ama Türkiye’nin TT özelleştirmesine ilişkin görüşlerinde bu konularda hala açıklık yok. Üstelik özelleştirmenin gecikmesi, TT’nin satılacak hissesinin değerini de düşürmektedir” dedi. Kendi telekom şirketlerini özelleştiren AB ülkelerinde rekabetin arttığına değinen Servantie, şirketlerin, bilişim konusunda sürekli yatırım yaptıklarını, özellikle küçük ülkelerde, Belçika’da evlerin yüzde 95’inin, Danimarka ve Hollanda’da önemli bir kısmının artık kabloya bağlandığını belirtti. Servantie, AB ülkelerinin, rekabete açılan telekom şirketlerini özel şirketler gibi gördüğünü, AB adayı ülkelerin de bu zihniyeti paylaşmak ve gereğini yapmak durumunda olduklarına dikkat çekti. Türkiye’nin, AB müktesabatını iç hukuka uyarlama konusunda mesafe kat ettiğini, bunun da memnunlukla karşılandığını da ekledi. |
|