Merhaba,

Bu hafta çok yorucu geçti doğrusu. Bir toplantıdan diğerine koşturup durdum. Şirketler Bilişim’in yorgunluğunu atar atmaz yoğun bir şekilde etkinlikler düzenlemeye başladılar. Haftanın en ilginç etkinliklerinden biri Escort Enerji’nin toplantısıydı. Portatif Elektrik aracı SO-WATT’ın piyasaya sunulduğu toplantı mum ışığında gerçekleştirildi. Toplantıya başlarken herkese küçük siyah mumlar dağıtılarak, elektrik kesintisi olmuş bir ortam yaratıldı. Daha sonra ise SO-WATT sayesinde elektrik kesilince de hayatın devam ettiği anlatıldı. Karanlık ortamda iki tane de mini skeç yer aldı. Bu skeçlerin ilkinde tam maçın yarısında elektrik kesilince ev halkı arasında yaşanan “elektrikli” ortam canlandırıldı. İkinci skeç ise, gece geç vakitlere kadar çalışan bir elemanın yetiştirmesi gereken raporları hazırlarken elektriklerin kesilmesi ve patrona “elektrikler kesildi hazırlayamadım!” yanıtını nasıl anlatacağı komik bir dille anlatıldı. Uzun zamandır böyle romantik aynı zamanda komik bir ortamda bulunmamıştım! Ürün güzel tasarlanmış bir ürün ama, nedense ürünün 72 ekran bir televizyonu 90 dakika (maç süresi dikkate alınmış) çalıştırma özelliği sanki biraz erkekler için tasarlanmış izlenimi yarattı bende! Şaka bir yana gerçekten de ürünle çok özdeşleşen bir toplantıydı.

Öte yandan, toplantı mekanları da gittikçe farklılaşmaya başladı. Güneşli yaz günlerinin hala kavurucu bir şekilde devam etmesiyle birlikte, şirketler herhalde otellerin kasvetli havasından sıkılmış olacaklar ki, artık toplantıları farklı mekanlara taşıyorlar. HP de bu farklılığı yaratan şirketlerden biri olarak, bu hafta Ortaköy’de çok şirin bir cafede bir toplantı düzenledi.

Bilişim’in hemen ardından gerçekleştirilen etkinliklerden biri de Londra’daydı. Ericsson’ın yeni model WAP’lı telefonu R380’in de tanıtımının yapıldığı bu etkinlik, ofisinde yapıldı. Londra’nın her yerinde olduğu gibi Ericsson’ın binasında da ilk göze çarpan, binanın mimarisiydi. Dışına neredeyse kurulduğu günden bugüne kadar hiç dokunulmamış. Bu tarihi binanın içine girdiğinde ise birden son derece modern bir iç mimariyle karşılaşıyorsunuz. En alt katta başınızı kaldırıp yukarıya baktığınızda, kendinizi New York’taki Gugenheim müzesinin içindeymişsin gibi hissediyorsun. Binanın alt katında gerçekleştirilen toplantıda bütün gün mobil teknolojilerle ilgili sunumlar yapıldı, ilginç demolar gösterildi. Fakat beni en çok şaşırtan, Ericsson Başkan Yardımcısı Torbjörn Nilsson’ın “Türkiye’de insanlar cep telefonuyla niye bu kadar çok konuşuyor, bana anlatır mısınız?” diye sormasıydı. Her ne kadar ülkemde insanların konuşmayı çok sevdiğini anlatsam da, Nilsson yine de Türkiye’deki penetrasyona hayret etti. Türkiye’de mobil iletişim pazarının bir patlama halinde olduğunu vurgulayan Nilsson, dünyada en fazla telefonla konuşan ülkelerin Türkiye ve İtalya olduğunu söyledi.

Bu haftaki mektubum hem toplantı dedikodularıyla doldu. Bari mektubun bütünlüğünü bozmayıp yine bir toplantı dedikodusuyla sana veda edeyim. Ali Saydam’ın şirketi Bersay’ı sen de hatırlarsın. 10’uncu yılı nedeniyle bir panel düzenledi. Konuyu tahmin edersin, yeni ekonomi ve iletişimdi. Panelistlerden bir de Ali Koç’tu. Koç sektörümüzdeki bütün bayanların ilgi odağı oldu. Panelden sonra herkes pembe gömlekli bu yakışıklı adamla tanışmak için adeta yarıştı.

Neyse bu haftalık da bu kadar, haftaya görüşmek üzere…

Hoşcakal…