Merhaba,

Bu yıl Bilişim 2000 için 2 gün kalıp dönmen gerçekten çok kötü oldu. Bir fuara bir etkinliğe koşuşturayım derken çok az görüşebildik. Neyse ben sana şimdi kaçırdıklarını anlatayım.

Fuar bu yıl bana göre geçen yıla oranla daha da renkliydi. Yurtdışında gezdiğimiz fuarlardan hiç bir farkı yoktu. Bu yıl yeni ürünler de çok fazlaydı. Sanki herkes yeni ürünlerini burada duyurmak için bekletmiş gibiydi. Promosyon işi de tam anlamıyla almış başını gidiyordu. Neler dağıtılmadı ki, balondan kursun kaleme tişörtten şapkaya kadar… Turkcell’in fuar alanına koyduğu tırın önü ise günün her saatinde tıklım tıklımdı. İnsanlar sıra halinde tırı gezip sonunda hediye almak için beklediler. Standları gezerken birara palyoçolardan cambazlardan yol bulup yürüyemedim. Bu yıl ünlüler de daha fazla Bilişim Fuarı’na ilgi gösterdiler. Okay Temiz’den rock yıldızı Aslı’ya kadar bir çok ünlü fuardaydı. Devlet protokolünden de bakanlar, milletvekilleri, genel müdürler fuarı gezdi.

Bu arada bilmiyorum haberin var mı Microsoft Genel Müdürü Süreyya Ciliv Amerika’ya gidiyor. Fuarda onu da gördüm. Microsoft’un merkezine gidiceği pek mutluydu. Yine de ben biraz buruk buldum, Türkiye’den ayrılması sanıyorum zor geldi. Süreyya Ciliv’in yerine de Haluk Maga geliyor.

Fuar’da bu yıl Patron Bar da çok keyifliydi. Doğrusu yılda bir kez de olsa insana patronunun hizmet etmesi, içki ısmarlaması hoş bir duydu. Sadece ısmarlanan içkileri içmedik. Müzik de çok güzeldi.

Geçen mektubumda sana IBM’in fuarında hava e partisi düzenleyeceğini yazmıştım. Gerçekten de müşterilerini havae ortamında ve son derece güleryüzlü ve keyifli karşıladılar.

Fuarda en çok üzüldüğüm konu ise kağıt israfıydı. Herkes tanıtım için hatta tek tek ürünler için broşür bastırmış. Ve konuyla ilgisi olan olmayan herkes dağıtılan o broşürlerden alıyor. Sonra da atıyor. Tema’nın çalışmaları aklıma geldi ve bu konuda insanların daha duyarlı olması gerektiğini düşündüm.

Bu yıl Etkinlikler de her yıl olduğundan çok daha hareketli geçti. Lütfi Kırdar’da yoğun bir katılım vardı. Her ne kadar fuarın ilk günü yağmur başlasa da, yine de bilişimciler hiçbir etkinliği, hiçbir toplantıyı kaçırmadılar.

Birçok yabancı ülkeden gelen iş adamları, delegasyonlar ve uluslararası basın ise, Bilişim’in artık tamamen uluslararası bir boyuta taşındığının bir göstergesiydi. Sanırım Bilişim’e gelen yabancı konuklar arasında en ilgi çeken isim Nasscom’un Başkanı Dewang Mehta oldu. Açılış töreninde yaptığı konuşmayla herkesin takdirini kazanan Mehta sempatik tavırlarıyla da ilgi odağı oldu. Günlerce herkes Hindistan’dan gelen bu ünlü ismi konuştu.

Öte yandan, açılış törenindeki Sertab Erener ve Mando konseri de gerçekten izlemeye değerdi. Türk-Yunan dostluğunun güzel bir örneğinin sergilendiği konserde alkışlar durmak bilmedi. Bilişimciler eğlenmeyi de çok iyi biliyorlar doğrusu. Eminim ki herkes benim gibi “keşke hiç bitmese” sözcüklerini geçirmiştir aklından.

Bilişim tabiki sadece konserlerle geçmedi. Lütfi Kırdar’da gerçekleştirilen çeşitli toplantılar ve çalışma grupları bilişim profesyonellerinin yoğun katılımına sahne oldu; öyle ki çoğu zaman salonların doluluğundan şikayet edildi. Özellikle de ey-türkiyem başlığı altında yapılan açılış oturumu büyük ilgi gördü. Oturumda bilişimin Türkiye’deki tarihi çok hoş bir belgesel filmle anlatıldı. Cumhuriyet öncesi dönemden bugünlere nasıl gelindiğini anlatan belgesel film izleyenleri çok duygulandırdı.

Anlayacağım bilişim dedikoduları bir mektupta bitmeyecek.

Hoşçakal