İnsanlar

Renkli sayfalardan Internet’in renkli dünyasına

Bizler Elif Dağdeviren’i magazin dünyasından tanıdık. Gazetelerin renkli sayfalarında gördük, aşklarını konuştuk. Çok değil 3 yıl önce Dağdeviren’le BThaber için bir görüşme yapılacak ya da sizlere bu gazetenin sayfalarında Elif Dağdeviren’in hedeflerini okuyacaksınız deselerdi eminim ne siz ne de biz buna ihtimal vermezdik. Ama unutmayın ki yeni dünyada, Internet’te 3 yıl çok uzun bir süre. Her şey değişebilir ve dünya yeniden kurulur.

Pınar Uylum Dikici

Netbul.com’un sahibi ve yöneticisi Elif Dağdeviren için de Internet’le tanışmasıyla dünya yeniden kurulur.

1967 yılında doğan Elif Dağdeviren, “Hayatımda hobi olarak benimsediğim herşeyi mesleğim haline getirmeyi başardım” diyebilen şanslı kişilerden. Dağdeviren’nin babası Bilişim sektörüne uzak olmayan ve şimdi Telsim’de yöneticilik yapan Yılmaz Dağdeviren. Babasının elektronik mühendisi olmasının da etkisiyle Elif Dağdeviren teknolojinin ilkokul günlerinde hayatına girdiğini söylüyor. Okul ödevlerini hatırlayan Dağdeviren, yaşıtları proje olarak fasulye yetiştirmeyi seçtiği dönemlerde kendisinin karıştırdığı elektronik kitaplar ve şemaların da yardımıyla arabaların önlerine konulan yanar söner kapalı devre sistemi yaptığını belirtiyor.

Teknolojiye olan bu merakı sonunda annesinin “Acaba bu kızı bir teknik liseye mi yerleştirsek?” sorusu çocukluğu boyunca hep gündemde oluyor. Bu merak sadece verilen ödevlerle sınırlı kalmıyor. Radyolar parçalanıyor, babasının telefonda verdiği direktiflerle televizyonlar tamir ediliyor. Hayatına hobi olarak giren teknoloji merakı o dönem yine hobi olarak kalıyor. Bunun bir nedeni de o dönemlerde Elif Dağdeviren için yine hobi olarak benimseyeceği ve çok seveceği yeni bir dünyanın kapısı aralanıyor; yabancı dil. Ankara TED Koleji’nde İngilizce eğitiminin yanı sıra bu yeni merak ona Fransızca ve İtalyanca’yı da öğretiyor.

Bu hobilerle birlikte geçen yıllar üniversite ile bir dönem noktasına geliyor. Üniversite sınavlarında İşletme bölümünü tercih ediyor ve bu bölümde okuyor. Aslında lise yıllarında başlayan ancak üniversitede daha da yoğunlaşan bir diğer merakı ise yazmak; “Bütün üniversite hayatım boyunca hem Türkiye’de, hem de Amerika’da gazetelere yazılar yazdım. Dolayısı ile yazmak beni teknolojiden uzaklaştırdı.”

Kamera arkasında olmak istiyordum

Yazı yazıyordu ama aklının bir köşesinde hep sinema yönetmenliği de vardı. Amerika, New Jersey’de bir devlet okulundan kısa dönem kurs aldı. Sinema yönetmeni olma fikri ve hayalleriyle Türkiye’ye döndü. Sinan Çetin ve Koray Yurtsever’in asistanlığını yaptı. Ancak sinema dünyasından gelen teklifler hep Elif Dağdeviren’nin kamera arkasında değil önünde olmasını istiyordu. Hayallerinde ise kameranın önünde olmak hiç yoktu. Bugün bile bu tekliflere üzüldüğünü söylüyor; “Eğer kadınsanız ve kamera önünde iseniz maalesef sizi ciddiye almıyorlar. Bu beni hep çok rahatsız etti.”

Bu tekliflerin geldiği yıllarda tekrar Amerika’ya dönmek istedi. Ancak parası yoktu, evlenmişti ve ailesinden artık para isteyemezdi. Bir Numara Yayıncılık’da işe başladı. Cosmopolitan Genel Yayın Yönetmeni oldu. Daha sonra sağlık nedeni ile bu görevinden istifa etmek zorunda kalan Dağdeviren Amerika’ya bu kez check-up için gitti.

İşte bu Amerika gezisi onun hayatını değiştirdi. Amerika’da Internet’le tanıştı. Internet Dağdeviren’e yazı yazma, okuma ve teknolojiyi yakından takip edebilme keyfini birlikte veriyordu. Artık hayatı Internet üzerine kuruldu. O yıllarda geçirdiği bir kaza nedeniyle uzun süre yatağa bağımlı olması bu keyfi için daha fazla zaman ayırmasına neden oldu. Yıllar sonrasına geri döndü çocukluk yıllarında kalan teknoloji hobisi artık işi olabilirdi.

Aslında o yıllarda gazetecilik de yapıyordu ve New York’dan yaptığı röportajları Hürriyet Gazetesi’ne e-mail’la göndermek istiyordu. Ancak yıl 1995’di ve Türkiye için Internet bağlantısı çok zordu. Yazılar faksla Hürriyet Gazetesi’ne ulaşıyordu. Dağdeviren, faksla gelen yazıların yeniden yazılması nedeniyle Hakkı Devrim’in, yazım hatalarından dolayı kendisiyle ilgili 60 tane yazı yazdığını söylüyor.

Hedef Internet gazetesi

Internet’in teknoloji, yazı yazma ve okuma konusunda yaratıcılığını kullanabileceği bir araç olarak kafasında şekillendiren Dağdeviren, şimdi Netbul.com’u kurmakla hobilerini zevkli bir işe dönüştürmüş oldu.

“Netbul’da içerik hazırlıyoruz ama yazı yazmayı çok özlüyorum. Bir Internet gazetesi çıkarmak için çalışıyoruz. Bu gazeteyi bekliyorum ve orada yazmak istiyorum. Şimdi teknik altyapı üzerinde çalışıyoruz. Ben iddia ediyorum benim çıkaracağım Internet gazetesi Dünya’da, Türkiye’de bu işin mantığına uygun ilk gazete olacak. Benim yaptığım format dünyada ilk yapılan Internet gazetesi böyle olur denilen format olacak.

Orada bütün hobilerim birleşecek, o yüzden çok heyecanlıyım.

İşle ilgi planlarım çok belli. Bana bir sene önce yapamazsın dedikleri her şeyi yapmış durumdayım. Onun için bugün söylediklerimi de çok kısa süre içinde yapmış olacağım. ICQ nasıl ortaya çıktı ve tüm dünyada tanındı, Müslüman bir ülkenin genç bir kadını olarak dünya çapında Netbul.com ile de buna benzer işler başararak adından tüm dünyada söz edilen bir iş yapacağım.”

Elif Dağdeviren’nin 33 yılı kapsayan yaşamına baktığınızda zaman dilimlerinin bir kuşak öncesine göre ne kadar kısa olduğunu görüyorsunuz. Her şey kısa sürede oluyor, bitiyor ve bir yenisi başlıyor. “Çünkü Internet’te yaşıyoruz. Bu dünyada zaman dilimleri çok kısa”diyen Dağdeviren tüm dünyada sözü edilen bir işi başarmak için de Internet takvimini işletiyor; “çok kısa sürede.”

Bütün bunları yaparken de dikkat ettiği bir konu sağlığı. Yani bu işi yaparken kendini kaybetmemek, sağlığına dikkat etmek.

“Hayatımda işimle sağlığım konusunda dengeyi kurmayı başaracağım. Aslında bunu şimdilerde başardığımı da düşünüyorum. Özel hayatımla ilgili de artık bir bebek sahibi olsam iyi olur diye bir fikrim var. Internet zamanına göre uzun vadeli bir plan ama 5 yıl sonra bir bebek sahibi olup bu konularda danışmanlık yapan bir yerlerde olmayı tercih ediyorum. Bu şirketi birine mi devrederim dışarıdan mı idare ederim onu tam bilemiyor.”

Sporda yapamadıkları

Heyecanlı kişiliği ve ideallerine biran önce ulaşma isteği Dağdeviren’nin değişik sporlara yönelmesinde de bir etken. Amerika’da bulunduğu dönemlerde rally dersleri aldığını belirten Dağdeviren tehlikeli, adrenalin yükselten sporlardan çok zevk aldığını söylüyor. Bu sporları yapamamasınında en büyük neden, hayatında sevdiği kişileri üzmemek. Dalma sporunu sağlık sorunu nedeni ile yapmadığını belirtirken “Yüzerken, dalan insanları gıpta ile izliyorum” diyor. Uçma sporuna çok özendiğini belirtirken, “Eşim maalesef bu hobime izin vermiyor” diyor. Motorsiklet hobisinden, çok sevdiği halde, annesinin “evlatlıktan redderim” demesi üzerine vazgeçiyor. Geçirdiği kayak kazası nedeni ile 2 senedir kayak sporundan da uzak kalmak zorunda olduğunu dile getiren Dağdeviren, yüzmeye başladığını fakat işlerin yoğunluğu nedeni ile bu hobisinden de uzaklaştığını belirtiyor.

“Golf oynamayı eşim Emre çok istiyor. Ben çok tez canlıyım, bekleyemem” diyen Dağdeviren durup, sakinleşmek için kitap okumayı terçih ettiğini söylüyor.

Elif Dağdeviren daha önce de belirttiğimiz gibi “Internet’te yaşıyoruz. Bu dünyada zaman dilimleri çok kısa”görüşünde. Hedefi de bu kısa sürede çok şey başarmak.

pınaru@interpro.com.tr