|
|
|
|
| Internet ve etik sorumluluk
Türkiye Bilişim Vakfı Bilişim Mesleği Ahlak İlkeleri Kurulu geçen yıl Internet kullanımında karşılaşılan etik değerlerle ilgili olan bazı sorunların nasıl aşılabileceğini en önemli konu olarak gündemine almıştı. Bu konu üzerinde ilk anmaya değer çalışma Bilişim’99 etkinliklerinde “Internet, Etik ve Hukuk” panelinin düzenlenmesi olmuştu. Prof.Dr. Ersin Töreci - TBV - BMAİ Kurulu Başkanı Bu panele çağrılı konuşmacı olarak Sn. Hüsamettin Başkaya, Sn.Haluk İnanıcı, Sn.Prof.Dr.Selahattin Kuru, Sn.Mutlu Payaslıoğlu, Sn.Prof.Dr.Tuncer Ören ve Sn.Ahmet Yürekli katılarak değerli görüşleri ile konuyu çeşitli açılardan irdelemişlerdi. Katılımcıların son derece titiz bir çalışmanın ürünü olan konuşmaları aydınlatıcı ve toparlayıcı olmuş, panelin sonuçları Internet Etiği sayılabilecek bir belgenin hazırlanması için ilk adımın atılmasını sağlamıştı. Sn.Serdar Abraz, Sn.Varol Atabay, Sn.Prof.Dr.Selahattin Kuru, Sn.Turgut Oğuz ve Sn.Prof.Dr.Ersin Töreci’den oluşan TBV Bilişim Mesleği Ahlak İlkeleri Kurulu oluşturulan ilk taslağı kendi içinde gözden geçirmiş, sonra bilişim kamuoyunun görüşüne bu yılki Internet Haftası 2000 içinde bir ilk sürüm olarak “Internet İletişiminin Kuralları” başlığı ile sunmuştu. “Internet İletişiminin Kuralları” öncelikle kamuoyuna yaygın olarak duyurulmalıydı. TBV gündeminde sürekli tuttuğu bir konu olarak bu kuralları duyurmak, yaygın olarak uyulmasını gözetmek ve geribildirim almak üzere kendi web sayfasına her an erişilebilir ve istenirse kopyası kağıt üstüne kolayca dökülebilir biçimde yerleştirdi. Internet servis sağlayıcılarının ve ilgili kurumların kendi web sayfalarından TBV’nin ilgili sayfasına bağlantı kurmaları bekleniyor. Aynı amaçla Türkiye Bilişim Derneği “Internet İletişiminin Kuralları” belgesini Bilişim Dergisi’nin son üç sayısında çeşitli biçimlerde basarak yayınladı. Yazının sonuna da bu belgeyi eklenmiş olarak bulacaksınız. “Internet İletişiminin Kuralları” incelendiğinde görüleceği gibi Başkalarına Karşı Saygı, Altyapı ve Zamanı Verimli Kullanma, Biçimsel Özen, İçerik İle İlgili Özen, Öteki Konular olmak üzere beş alt başlık altında toplanan bazı öngörüler söz konusu. Bu öngörülerin aslında tümü bir bütün değer oluşturmakta. Madde madde ifade edilmeye çalışılan kural niteliğindeki görüşlerin bir bütün olarak özünü yakalayarak buna uygun bir davranış biçiminin bireysel olarak herkes tarafında geliştirilmesi beklenmekte. Kuşkusuz ki herkesin aynı uyumu gösterebilmesi ölçüsünde umulan yararlar sağlanabilecek. Bunu da gözetip elimizden geleni yapmaya çalışmalıyız. Internet kullanımı sırasında herkesin benzer davranışları her an sergileyebilmesi önemli görülmekte. Etik kurallar ve ilkeler zorlama ile değil gönüllü kabul ve katılımı gerektiren çok üst düzeyli bir sorumluluk duygusu ile elde edilebilir. Sonuç olarak bireyler belli bir anlayışın yerleşip serpilmesinde özgür ancak katılımcı bir irade ile kuralları benimseyip, ilkeli bir biçimde hiçbir durumda bunlara uyulmazlık edilmemesini gözetmeli. Mesleki kalite ve kaygı ve denetim duygusu gelişmiş örgütlü ve sahipli bir sektör olabilmenin de yolunun bu olduğuna inanıyoruz. Yoksa ancak günü kurtarmakla kalan yarına iz bırakmayacak, sürüklenen ve kökü olmayan dolayısıyla da gelişme olanağı taşımayan bir mesleki topluluk olmaktan öteye geçilemez. Bu genel yaklaşımı benimseyerek tüm bilişimcilerin mesleki etik değerlerin gelişip yerleşmesinde yardımcı olacağına inanıyoruz. Bu belgeye ilişkin olumlu olumsuz görüşlerimizi bildirmek tepkisiz bir sektör olmadığımızın önemli bir göstergesi olacak. Internet kullanıcılarından alınacak geribildirimler gözönünde tutularak yaklaşık bir yıl sonra ilk sürüm çok daha iyi bir biçimde düzenlenebilir. Böylece “Internet İletişiminin Kuralları” olarak adlandırılan bu metin Internet kullanımında görgü kuralları olarak herkesin uymaya özen göstereceği uygun bir niteliğe kavuşabilir. Bu kuralların oluşması sırasında görüş ve düşünceleri ile katkı veren herkese TBV-BMAİ Kurulu olarak teşekkür ediyoruz ve konuya ilgilerini sürdürmelerini diliyoruz. Internet bundan böyle tüm işlerimizi görebileceğimiz, başkaları ile iletişim kuracağımız bir sanal köprü olarak giderek daha çok yaşamımızda vaz geçilmez bir yer tutacak. Bu sanal köprünün bireylere sağladığı olanaklar biraz da bireysel yetenek ve özenimiz ölçüsünde yarara dönüşecek. Hemen herşeyi belki de giderek daha çok herkesle paylaşacağımız bu ortamı özgürce ve rahatsız olmadan kullanabilmemiz hepimize bağlı. Sanal ortamın sorunlarını arttırmamak, sanal ortamdan gerçek dünyaya geçişte sorunlarla karşılaşmamak için etik değerler geliştirip uyma bilincini bugünden aşılamalıyız. Sivil toplum örgütlerimizin öncülüğünde bu duyarlığı göstermeye bütün bilişimcileri davet ediyoruz. |
|