Telekomünikasyon Kurumu ve düşündürdükleri

Özel sektör Telekomünikasyon Kurumu’ndan siyasi müdahaleden uzak, uluslararası gelişmelere uygun kararlar almasını bekliyor. Sektör açısından önemli olan bir diğer nokta da bu kararların en kısa zamanda uygulanması.

Güneş Kazdağlı

Geçtiğimiz yılın sonu ve 2000 yılının ilk aylarında bilişim sektörü olarak en fazla konuştuğumuz ve kamuoyunu en çok meşgul eden konulardan biri de Telekom Yasası oldu. 75 yıl sonra ilk defa köklü bir değişime uğrayan 406 Sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nu yeni Telekom Yasası ile birlikte yıllardır konuşulan ‘Düzenleyici Kurumu’ da gündeme geldi. Telekomünikasyon Kurumu adı verilen bu düzenleyici Kurum’un önce Kurulu oluşturuldu. Şimdi bu Kurul, Kurum’un faaliyete geçmesi için çalışmalar yapıyor.

İdari ve mali özerkliğe sahip özel bütçeli Telekomünikasyon Kurumu’nun yapacağı düzenlemeler, vereceği lisanlar, alacağı kararlar Bilişim sektörünü çok yakından ilgilendiriyor. Başbakan Bülent Ecevit, Yasa’nın TBMM’de görüşülmeye başlamadan önce kaleme aldığı Genel Gerekçe’de Kurum’un önemini ve görevlerini şu cümlelerle anlatıyordu;

“Telekomünikasyon Kurumu’nun, öncelikle fiyatlandırma, ara bağlantı ve hizmet kalitesi gibi konularda teknik nitelikli yönetmelikler ve diğer idarî düzenleme ve işlemleri yapmaya, görev sözleşmesi, imtiyaz sözleşmesi, telekomünikasyon ruhsatları ve genel izinlerin şartlarına uyulmasını denetlemeye ve bazı malî yaptırımları uygulamaya yetkili olması öngörülmüştür. Bu şekilde hem sektörün siyasî müdahalelerden arındırılması, hem uluslararası gelişimlere uygun olarak işletmeci ile düzenlemecinin birbirinden ayrılması ve bağımsızlaşması, hem de gereken teknik yeterliliğin bir uzman kurumda toplanması sağlanmıştır.”

Aslında özel sektörün de Kurum’dan beklediği aynen Başbakan Ecevit’in dikkat çektiği siyasi müdahaleden uzak, uluslararası gelişmelere uygun

kararların alması. Sektör açısından önemli olan bir diğer nokta ise bu kararların en kısa zamanda alınması ve uygulamaya konması. Tüm Telekomünikasyon İş Adamları Dernaği (TÜTED) Başkanı Selçuk Ünal, Kurumun çalışmalara başlaması konusunda kaybedilen zamanın bedelini sadece sektörün ödemeyeceğini, faturanın Türkiye’ye kesileceğini söyledi. En kısa sürede çalışmaların başlaması gerektiğini de belirten Ünal, “Zaman konusunun yanısıra Telekomünikasyon Kurumu’nun görevlerine ilişkin bir diğer sorun da frekans tahsisi. 4502 sayılı yasada frekans tahsisi konusunda yine Kurul Başkanı Fatih Mehmet Yurdal bir takım endişelerini dile getirdi. Yurdal, ‘Dünyanın hiç bir ülkesinde 20 ulusal TV kanalı yok, bu sayı düşürülmeli’ görüşünde. Biz de bu görüşe katılıyoruz. Bunlar belli bir frekans bandını işgal ediyor, gereksiz yer işgal eden kanallar kapatılmalı. Ancak bu noktada yetki kimde belli değil. RTÜK mü bu konuda karar verecek yoksa Kurum mu? Özetle çok başlılık söz konusu. Bir diğer konu, şu anda gelir ortağı ve ISS anlaşmalarıyla TT’nin altyapısını kullanarak servis veren Kablo TV operatörleri, ISS’ler VSAT operatörleri gibi şirketlerin lisans talep etmeleri durumunda ortaya çıkacak belirsizlikler. Ayrıca uydu üzerinden sayısal yayın yapan kuruluşların durumları, ‘Spektrum Planlama’ konularında aksaklık yaratabilir. Bir de lisans ve yapılanma gibi konular var. Bizce Kurum’un öncelikli olarak ele alması gerekli konular da bunlar olmalı” dedi.

Memur zihniyetinden uzak çalışmalı

Telekom Yasası’nın en önemli sonuçlarından birini Telekomünikasyon Kurumu’nun oluşturulması olarak gören GlobalOne Genel Müdürü Çağatay Özdoğru da Kurum’un dünya standartlarında çalışabilmesi için klasik memur zihniyetinden uzak olması gerektiğini söyledi. “Piyasayı regüle edecek organ“ olarak tanımladığı Kurum’un Rekabet Kurumu benzeri bir yapısının olması gerektiğine de dikkat çekti. Özdoğru söz konusu yapıda en önemli sorunun TÜTED Başkanının da belirttiği gibi çok başlılık olduğunu ve belli lisansların Ulaştırma Bakanlığı tarafından verilmesi, düzenlemenin ise başka bir örgüt yani Kurum tarafından yapılmasının doğru olmadığını belirtti. Özdoğru daha sonra Telekomünikasyon Kurumu’na ilişkin şunları söyledi; “Telekomünikasyon Kurumu’nun öncelikle neyin nasıl yapıldığının bir dokümantasyonunu yapıp kayıt altına alması gerekiyor. Bunların çıkarılması ve eş zamanlı olarak mevcut işleri TT’den ve Ulaştırma Bakanlığı’ndan devralması lazım. Düzenleyici Kurum’a bütün dünyada baktığınız zaman vaktinin büyük çoğunluğunu lisanlı, özel izinli şirketlerle -bunlar ISS’ler, uydu, GSM, veri operatörleri olabilir- ilgili teknik ve idari sorunların çözümü için harcadığını görüyoruz.“

Düzenleme kaynaklara göre yapılsın

Öte yandan konu hakkında görüştüğümüz özel sektör yetkilileri, verilecek olan izin ve lisanslarda yurtdışında yapılan ve her geçen gün örnekleri artan uygulamaların baz olarak alınması gerektiği görüşündeler. Uygulamalar konusunda verilen örneklerin yoğunlaştığı ülkelerden biri ise İngiltere. British Telecom’un özelleştirilmesiyle birlikte verilen hizmetlerin çeşitlendiği, kalitesinin arttığı ve ucuzladığı konusuna dikkat çeken yetkililer, verilecek olan izin ve lisans konusundaki temel kıstası da şöyle özetliyorlar;

“Özel sektörün yapmasına izin verilen işlerde çok basit şartlar ve şirketler bunlar için büyük paralar ödemiyorlar. İzin verilerek yapılacak hizmetlerde temel kıstas kıt bir kaynağı kullanıp kullanmadığıyla ilgili. Bu izinler sınırlı bir kaynağın paylaşımıyla ilgili değil. Ancak sınırlı bir kaynak olan örneğin frekans bantlarının kullanımı için büyük ihaleler yapılıyor ve büyük paralar veriliyor. Ama mevcut kabloları kullanmak veya bir yere fiber optik kablo döşemek için bir engel yok. Bunun için devlet büyük bir lisans ücreti istemiyor, sayılarını da sınırlı tutmuyor. Onun için herkes fiber optik kablo döşüyebiliyor ve büyük çapta yatırımlar yapılıyor. Teknoloji hızla ilerliyor. Türkiye’nin de buna ayak uydurması ve bu teknolojileri takip etmesi dolayısıyla yeni teknolojinin açılımlarını yakalaması lazım.“

Satko Genel Müdürü Mehmet Çelebiler ise bu alanda faaliyet gösteren özel sektör kuruluşlarının gerek Telekomünikasyon Kurumu’ndan gerekse lisansları verecek olan Ulaştırma Bakanlığı’ndan beklentilerini tek cümlede anlatıyor, “özel sektörün önü açılmalı.”

Ruhsat, genel izin ve lisans konusunda standartların çıkarılması ve bunların verilmeye başlanmasının devlete de gelir kaynağı oluşturacağını belirten Çelebiler ayrıca hizmetlerin, uygulamaların çeşitleneceğini de söyledi. Yasa’da lisansların Ulaştırma Bakanlığı tarafından verileceği, işlerin yürütülmesi anlamında ise sorumluluğun Telekomünikasyon Kurumu’na ait olacağını hatırlatan Çelebiler,”Yasayla birlikte farklı kurumlara farklı sorumluluklar ve görevler veriliyor. Tek bir yapı yok. Bu bir takım sorunlar yaratacak. Ancak telekom konusundaki düzenlemede temel düşünce hizmetin kalitesi ve çeşitliliği olmalı. Tekel ortadan kalkınca bu düşünce hayata geçecek” dedi. 

Yasa’da Telekomünikasyon Kurumu

Telekom Yasası’nda idari ve mali özerkliğe sahip özel bütçeli Kurum’un görevlerini yerine getirirken bağımsız davranacağı belirtiliyor. Düzenleyici bir organ olarak tanımlanan Kurum’un karar organı da bir Kurul Başkanı ve 4 başkan yardımcısından oluşuyor. Yasa maddeler incelendiğinde kurumun haksız rekabeti önleyeyeceği, bu konuda yapılan başvuruları değerlendirip karar vereceği ve bu kararların altyapı yatırımlarından hizmetlere, bu hizmetlerin ücretlerine kadar birçok alanı kapsayacağı görülüyor.

Telekomünikasyon Kurumu, Bakanlığın TT dahil işletmecilerle imzaladığı sözleşmelerin ve verdiği telekomünikasyon ruhsatlarının şartlarına uyulmasının sağlanması için gereken tedbirleri almaya yetkili. Faaliyetlerin mevzuata veya imtiyaz sözleşmesi, telekomünikasyon ruhsatı ya da genel izin şartlarına uygun yürütülmesini izleme ve denetlemeye yetkili de yine Kurum. Aykırılık halinde ise ilgili işletmecinin bir önceki takvim yılındaki cirosunun yüzde 5’ine kadar mali yaptırım uygulayabiliyor. Telekomünikasyon Kurumu’nun Yasa’da yer alan görevleri ayrıca şu noktalarda özetlenebilir;

  • Telsiz haberleşmesi ve telekomünikasyon alanında gerekli planları hazırlamak ve Ulaştırma Bakanlığı’na sunmak,
  • Türkiye’de kurulu sermaye şirketleri tarafından yürütülecek telekomünikasyon hizmetleri ve/veya altyapısı ile ilgili olarak Ulaştırma Bakanlığı tarafından imzalanacak imtiyaz sözleşmelerine ve verilecek telekomünikasyon ruhsatlarına ilişkin görüş bildirmek, genel izin hazırlanmasına ilişkin Bakanlığa öneri götürmek, anılan imtiyaz sözleşmesi ve telekomünikasyon ruhsatlarının hüküm ve şartlarının uygulanmasını ve genel izinlere uygunluğu denetlemek, bu hususta gerekli tedbirleri almak,
  • Telekomünikasyon hizmetlerinden ve altyapısından yararlanacak kullanıcılara ve telekomünikasyon şebekeleri arasındaki ara bağlantılar bakımından diğer işletmecilere uygulanacak ücret tarifelerine ve sözleşme hükümlerine ve teknik hususlara ilişkin genel kriterleri ve görev alanına giren diğer konularda uygulama usul ve esaslarını belirlemek, tarifeleri incelemek, değerlendirmek, gerekenleri onaylamak ve bunların uygulanmasını izlemek,
  • Telekomünikasyon hizmetleri ve altyapısı ile ilgili olarak işletmecilerin ve bu alanda kanuna uygun olarak ticari faaliyet içinde bulunanların, hizmetlerin yürütülmesi, altyapının işletilmesi ve çeşitli telekomünikasyon teçhizat ve cihazları üreten veya satanların bu hizmet ve faaliyetlerini Türkiye dahilinde tam bir rekabet ortamı içinde gerçekleştirmelerini sağlamak, teşvik edici tedbirleri almak,
  • Telsiz haberleşme ve telekomünikasyon alanında kullanılacak her çeşit sistem ve cihazlar için yurt içinde ve yurt dışındaki ilgili kuruluşlarla işbirliği yaparak ve en son gelişmeleri de göz önünde bulundurarak, imalat ve kullanıma esas teşkil eden performans standartlarını tesbit etmek, bunları uygulamak,
  • Telsiz haberleşmesi ve telekomünikasyon hizmetleri ve altyapının işletimi ile ilgili olarak görev alanına giren konularda yönetmelik çıkartmak veya diğer idarî işlemleri yapmak, işletmeciler, aboneler, kullanıcılar ve Türk telekomünikasyon sektörünü etkileyen tüm gerçek ve tüzel kişilerin ilgili mevzuata uymasını denetlemek, bu hususta ilgili makamları harekete geçirmek ve gereken hallerde kanunlarda öngörülen yaptırımları uygulamak,
  • Radyo ve televizyon dahil her türlü yayınların belirlenmiş emisyon noktalarından yapılabilmesini teminen, ortak anten sistem ve tesisleri kurulması ile ilgili usul ve esasları tespit etmekle yükümlüdür.

gunesk@interpro.com.tr