|
|
Merhaba,
Bu hafta mektubuma gene bir dostumdan e-posta ile gelen güzel bir hikaye ile başlayayım dedim. Belki de bir insanlık dersi olur herkese diye düşünüyorum. Ünlü italyan sinema sanatçısı Vittorio de Sica bir TV röportajında anlatmış bu anısını. “İtalya'da Napoli' nin kenar mahallelerinden birinde, bir Cafe-Bar’da, espressolarımızı içiyoruz. İçeri giren müşterilerden biri, barmene "due caffee, uno sospeso" (iki kahve, biri askıda) diyor, iki kahve parası veriyor, bir kahve içip gidiyor, barmen de tezgahın üzerinde asılı duran çiviye bir küçük kağıt asıyor. Biraz sonra iki kişi içeri giriyor: "due caffee e un sospeso" (iki kahve ve bir askıda) diyorlar, üç kahve parası verip, iki kahve içip gidiyorlar, barmen gene bir küçük kağıt daha asıyor tezgahın üstündeki çiviye... Bunun gün boyu böyle sürdüğü anlaşılıyor. Derken üstü başı biraz eski, püskü, belli ki fakir biri bardan içeri girdi, barmene "un caffee sospeso" (askıdan bir kahve) dedi, ve barmenin hazırladığı kahveyi içip, para ödemeden çıkıp gitti. Barmen de tezgahın üzerine asmış olduğu kağıtlardan bir tanesini aşağı indiriverdi.” İşte Sica böylece yardım etmenin gerçek anlamını kavramış. Yardım edeceğiniz insanın gereksinimi olan şey tahmininizden çok farklı olabilir. Örneğin bir Napoli’linin gereksinimi bir espressodur. Ayrıca yardım eden ve yardımı alan biri araya gelmemesi tercih edilmelidir. En önemlisi yardımı alan bara girmeden kendi için bir kahve var mı yok mu rahatça görebilir. Böylece bunun için içeri girip sorması gerekmez… İşte böyle küçük bir anı neler öğretiyor insana… Esma Sultan Yalısı son günlerde sekörümüzün gözde mekanı haline geldi. Davetler, partiler derken sektördekiler düğünleri için de bu mekanı seçmeye başladılar. Esma Sultan Yalısı’nda evlenenlerden biri de sektörümüzün genç yöneticelerinden Bülent Helvacı oldu. Davetli sayısında biraz titiz davranıldığı kulağıma gelen dedikodulardan bazıları. Yeni çifte mutluluk dilemek ise ancak buradan düşüyor bana. Geçen hafta ise Esma Sultan Yalısı kalabalık ve şıklık akınına uğrayarak, Bilişim’e merhaba diyenleri ağırladı bu defa. Sektörün önde gelen isimlerinin birarada olduğu partide tanıdık simaya rastlamak çok kolaydı. Vuslat Doğan Sabancı ve eşi Ali Sabancı, partiye katılan çiftlerden sadece bir örnek sana.. Çiftlerin yanı sıra sektörün bilinen isimlerinden Levent Kızıltan, Cem Soysal, Cüneyt Türktan, Faik Burhanoğlu, Oğuz Gel, Sinan Dumlu aklına kim gelirse oradaydı. Bilişim yaklaşırken sektör şirketlerinin verdiği partiler de hız kazandı. IBM Türk Ulus 29’da Bilişim’de yapacaklarını, neşeli ve hareketli bir Bilişim hazırlığı yaptıklarını gösterdi. Renkli posterleri, neşeli etkinlikler ile dikkatleri kendi standına çekmeyi hedefleyen IBM Türk, toplantıda yetkililerinin neşeli yüzlerini ve eğlenceli kişiliklerini sergilediler. Hatta IBM Türk Hizmetler Bölüm Müdürü Bülent Bankacı ve Kurumsal Sistemler Satış Müdürü İhsan Tunçer’in askerlik anıları toplantıya gelenlere “bunlar fıkra mı, gerçek mi?” diye sordurdu. İşte Bilişim yaklaşırken her sene olduğu gibi şirketlerin hazırlıkları, etkinlikleri devam ediyor. Umarım bu haftaya bu koşuşturmada mektuplarımı aksatmam Hoşçakal |
|||||||
|