Hakkı Sevand  
hsevand@tepum.com.tr

Yeni gelişmişlik

Yeni azgelişmişlik tanımlaması zor bir kavram.Yeni gelişmişlik de. Kişi başına gelir, kişi başına katma değer gibi verilerin ötesine geçen ölçütleri içeriyorlar. Organizasyon biçimi, bilgi işçiliği, düzeyi, bilgiye erişim hızı, A - tipi yönetim gibi içeriklere sahipler.

Belki en iyisi birileri arasında kıyaslamalar yapmak.

Örneğin, bir ülkede şirketler kağıt üzerindeki hiyerarşik organizasyonlarını profesyonelleştirme evresinde. Diğerinde ise şirketler önce network, şimdi de web üzerinde iş organizasyonlarını tamamlıyorlar.

Örneğin, birinde daha iç pazarı doğru dürüst analiz edilmezken, diğerinde ( veri analizi de neymiş? ) dünya pazarlarını on-line analiz etmeye başladılar.

Örneğin birinde için fiziksel ürünler çok önemliyken diğerinde için en önemli değer bilgi oldu.

Örneğin, birinde operasyonlarımızı dikey olarak entegre etmekte zorlanırken (elektronik iş de neymiş?) diğerlerinde sanal entegrasyonlara başladılar.

Örneğin, birindekiler finansal verilerini üç ayda bir zor toparlarken (veri otomasyonu da neymiş?) diğerindekiler anlık veri kullanmaya başladılar.

Örneğin, birinde stokda kalma süresi hala aylık birimlerle ölçülürken, diğerinde saatlik birimler kullanmaya başladılar.

Örneğin, birindekiler proje anlayışına göre en önemli şey kriz yönetimi iken (proje yönetimi de neymiş?) diğerindekiler web üzerinde organize edilmiş global projelere geçtiler.

Örneğin, birindeki insanlar düşünmelerine gerek olmayan robotlar haline getirilirken, diğerinde insana odaklı yönetim biçimleri geliştiriliyor.

Örneğin, birinde standart bir kalitede kütlesel üretim yapmakta zorlanılırken, diğerinde özelleştirilmiş kütlesel üretime geçiliyor.

Sonuç olarak biri için iç pazar her şeyken diğeri için tüm dünya iç pazar olmaya başlıyor.

Sonuç olarak diyebiliriz ki nerede insanlar bilgi teknolojilerinden yoksun çalışıyorlar, orada az gelişmişlik söz konusu.

Bu az gelişmişliği aşabilmenin en önemli unsuru ise insan. Çünkü çağımızın yumuşak teknolojilerinden yararlanabilmesi insan unsuruna bağlı. Proje yönetimini, model geliştirmeyi, bilgi toplamayı, bilgiyi analiz etmeyi, bilgiyi paylaşmayı önemsemeden “görevlerini yapan” kadrolarla yeni dünyayla gelişme kaydetmek mümkün değil. Sayın Tınaz Titiz’in sık sık gündeme getirdiği gibi A-tipi yöneticilerin olmadığı yerde A-tipi organizasyonlar da olmuyor.

A-tipi yöneticilerin olmadığı yerde, depremden 1 yıl sonra, yapılacak işler konuşulmaya devam ediyor.